Koronavirüs salgını süresince markaların PR stratejisi nasıl olmalı? 

Blue Array dijital PR yöneticisi Amie Sparrow, koronavirüs salgını esnasında markalara dijital PR strateji önerilerinde bulunuyor ve basın açıklaması yapmadan önce markaların kendilerine sormaları gereken bazı soruların önemine dikkat çekiyor. 

Markaların koronavirüs salgınına karşı oluşturacağı pazarlama krizi planının yanı sıra basın ve müşterileriyle kuracağı iletişim biçiminin de önemini vurgulayan Blue Array dijital PR yöneticisi Amie Sparrow, “En hazır markalar için bile koronavirüs salgınını takip edecek bir pazarlama kriz planı yoktur” diyor ve bu kapsamda Blue Array dijital PR ekibi markalara önerilerde bulunuyor…

Salgın sırasında PR stratejisi nasıl olmalı? 

Markalar tüm dünyayı etkileyen bir salgın kapsamında iletişim çalışması yaparken, en iyi niyetlerle bir iletişim çalışmasının bile markanın itibarına zarar verebileceğini unutmamalı. Sonuçta, markanızı küresel bir krizle gerçekten ilişkilendirmek isteyip istemedikleri gibi pek çok soruyu kendilerine sormalılar. Blue Array dijital PR yöneticisi Amie Sparrow’dan markaların bir iletişim çalışması yapmadan önce kendilerine sormaları gereken soruları şöyle açıklıyor:

Markanızın yaptığı iş gündemle alakalı mı?

Şimdi markanız ve koronavirüs arasında kalıcı bağlantılar kurmaya başlamak yerine uzmanlık alanınızda kalmanız gereken bir zaman. Lütfen alakası olmayan bir noktada bağlantı kurmaya çalışmayın. Gazeteciler (ve okuyucuları) ne yaptığınızı bilecek kadar zeki.

Fayda sağlayacak değerli bir şeyiniz var mı? 

Katkıda bulunacak gerçek değere sahip bir şey veya katkı sağlayacak bir perspektifiniz var mı? Söyleyecek bir şeyiniz yoksa, ama sadece bir şey söylemeniz gerektiğini düşünüyorsanız, lütfen yapmayın. Gazeteciler sizden bu anlayışla yazılmış bir bülten beklemiyor. Basın bülteninize koyduğunuz şeyin aslında haber değeri olup olmadığını kontrol etmek artık her zamankinden daha önemli.

Yaptığınız bir PR taktiği mi?

PR taktikleri çok kolay bir şekilde yanlış anlaşılmaya zemin yaratabilir. Bir salgının arkasından kazanç sağlamaya çalışmak bir marka için çok riskli bir harekettir. İyi bir niyetiniz olabilir fakat bunu iyi anlatamazsanız geri tepebilir. Yeni “Imagine” videosunu gördünüz mü? Ünlü aktörler ve komedyenlerle dolu bir kadro bile şu anda ilham kaynağı olamıyor.

Ama bir şey yaptık!

Bu harika. Aferin! Basın bültenine koymadan önce yaptığınız çalışmayı gözden geçirin. Markanızın şu an müşterilerinizin hayatlarındaki kaosa katkıda bulunmasına gerçekten ihtiyaçları var mı? Muhtemelen yok.

Ne yapabilirsiniz?       

Neyi sormanız gerektiği ve ne yapmamanız gerektiği hakkında çok şey konuştuk. Peki ama ne yapmalısınız?

Sektörünüzdeki insanlara yardım etmek için fırsatları kaçırmayın

Sektörünüzdeki diğer şirketlerde işten çıkarılma durumları yaşanıyorsa salgın nedeniyle işten çıkarılmış olanlara yardım etmek için neler yapabileceğinizi araştırın.

Gazetecilerin taleplerine kulak verin

İyi niyetli bir iletişim bile bir markanın itibarına zarar verebilir. Bunun yerine, neden gazetecilerin konuyla ilgili sorularına kulak vermiyorsunuz?

Geleceğe hazırlanın 

Mevcut çabalarınız devam ederken, neden bu zamanı bir sonraki kampanyanızı planlamak için kullanmıyorsunuz? Hayat daha önce bildiğimiz şekline dönmeyebilir ama ama yeni bir normaller ortaya çıkacaktır.

Kaynak: The Drum

İLGİLİ HABERLER