Doç.Dr.İmran Aslan: “Reklamda müzik, logo ve slogan kadar önemli ve akılda kalıcılığı sağlıyor.”

 

Google Hangouts üzerinden canlı yayınla ekranlara gelen TRKPA TV’de 3 Nisan Pazar akşamı, Müzik ve Pazarlama İletişimi konuşuldu.

İbrahim Kırcova moderatörlüğünde 21.00’da başlayan programın konukları  Doç.Dr.İmran Aslan, Jingle House’dan Ömer Ahunbay ve Türk Musikisinin usta ismi ve Kültür Bakanlığı Korosu Sanatçısı  Güzin Değişmez “Pazarlama iletişiminde müzik ne kadar etkili? Reklamların canlı ve eğlenceli müzikleri nasıl seçiliyor? Müzik insanı nasıl etkiliyor? Müzik yoluyla hangi duygular harekete geçiyor. Müzik pazarlamayı nasıl etkiliyor?” soruları çerçevesinde güncel örnekleri değerlendirdi.

Programdan önemli notlar ise şöyle:

Doç.Dr.İmran Aslan: “Pazarlama iletişimi çerçevesinde bakıldığında markaların tüketicilerden beklentisi ürünü satın alması. Satın alma aşamasına gelene kadar markanın yapması gerekenler var. Müziğin burada çok etkili bir yönü var. Müzik eğlendirirken, dinlendirirken akılda kalıcılığı kolaylaştırıyor. Önemli bir yönü de duygular oluşturmaya yardımcı olması.

Müziğin türü, temposu da tüketici davranışını da etkiliyor. Ayrıca olumlu tutum yaratılmasında da müzik etkili. Alışveriş merkezinde çalınan ritmi hızlı müziklerin insanların daha fazla alışveriş yapmasına neden olduğu görülüyor. Bununla birlikte müzik mağaza imajını ve marka sadakatini de etkiliyor. İnsanlar hoşuna giden müzikler çalan mağazalara tekrar gidebilmekte ve satın alma gerçekleştiriyor. Tüketicilerin restoranlardaki kalma sürelerini de müziğin etkileyebildiği görülüyor. Müzik sadece olumlu atmosfer yaratmak için değil, olumsuz atmosferi dağıtmak amacıyla da kullanılabiliyor.

İlk dönemlerde müzikler televizyon reklamlarında görüntüyü destekleyecek bir öğedir ancak günümüzde müzik en az görüntüsel öğeler kadar önemli, hatta görüntünün önüne geçebiliyor.

İnsanlar sevdikleri reklamlarda sevdikleri müzikleri dinlemekte ve o reklamların kime ait olduğunu araştırıyor. Müzik destek öğesi olmanın ötesinde artık temel bir öğe. 

Müzik logo ve slogan kadar önemli ve akılda kalıcılığı sağlıyor.  19. yüzyıla doğru reklamcılar markaların kolaylıkla hatırlanabilmesi için kafiyeli metin yazmaya başladı.

Prof. Dr. İbrahim Kırcova: “Müzik markaların akılda kalmasını sağlamaktadır ve bazen markanın bile önüne geçebiliyor. Ürün pazardan çekilse bile marka hatırlanmaya devam edebiliyor. Marka ve müzik ilişkisi mekanizmasının nasıl ortaya çıktığı merak uyandıran bir konu. Reklam filminin mesajının ulaşmasına da müzik yardımcı oluyor.

Dışarıda denenmiş müziklerin talep edildiği bir gerçek bulunuyor. Ancak müzik insan ilişkisi bakımında bakıldığında kimi müziklerin Türkler tarafından daha çok tercih edildiği de söylenebiliyor.

Müzik marka iletişimini destekleyici bir fonksiyon üstleniyor. Doğru bir markanın doğru bir müzikle buluşturulmasının ne şekilde gerçekleşmesi gerektiği önemli.”

Ömer Ahunbay: “Kısa özet alma ve değerlendirme şekli sürekli olarak değişiyor. Türkiye ekonomisi ve endüstriyel markalar anlamında sürekli devinim gösteren bir ülke olduğundan, reklamcılılığın aldığı yol da açık.

Müzikal eğilimler de çok hızlı değişiyor. Markaların istekleri ve arzularının bazen trende, bazen de geçmişe nostaljiye, bazen yepyeni bir fikir yaratmaya yönelik oluyor.

Reklam veren reklamın nasıl geri bildirim verdiğini, müziğin rolünü değerlendirerek kısa özet göndermeye başladı. Günümüzde internet dünyasının geniş olmasıyla, reklamcıların müziğe değişik birçok kanaldan ulaşmaya başlamasıyla müzik kısa özetleri değişmeye başladı. İnternet çağıyla birlikte reklam müzikleri birbirine benzemeye başladı. Yurtdışında da durum Türkiye’deki gibidir, kısa özetler birtakım örneklemeler şeklinde.

Müzikal hafızası çok kuvvetli olmayan kişilere akılda kalıcı müzikler sunmak için basit temalar üzerinden gitmek gerekiyor. Yapılan besteler “melodi polisi” isimli bir sistemle kontrol edilmektedir. Eğer melodi herhangi birisinin melodisine dokunuyorsa bu durum yeniden değerlendiriliyor. Markaya yönelik en önemli çalışmalardan birisi üzerinde vokal bulunan bir reklam müziği yazmak ve bu en çok tutan durum.

Zira Türk milletinin sözsüz temayı akılda tutma ihtimali çok daha az. Dolayısıyla genellikle üzerinde sözleri olan bir reklam müziğiyle yaklaşılıyor. Türk insanı için melodinin sözle hafızada kalması çok daha kolay.”

Doç.Dr.İmran Aslan: “Bazı reklam çalışmalarında hazır şarkıların uyarlanması yapılır. Bunlar zaten bilinen ve sevilen şarkılardır ve olumlu duyguların marka aktarılmasına sağlanır.

Sevilen ve bilinen şarkıların markaya mal edilmesi etkinliği artırıyor. Sevilen bir şarkıyı markaya uyarlamak sanatçı ve şarkının kitlesini de etkileyerek beğeniliyor.

Seslendirme de reklamın beğenilmesi açısından önemli. Müziğin satın alma kararına etkisi olduğu biliniyor. Ayrıca marka kişiliğinin oluşmasında da müzik etkili. Reklam sloganlarının hatırlanması, olumlu duyguların ve tutumların oluşması, devamlılık sağlanması da diğer etkilerden. Müzik aynı zamanda markaya çağrışım yaparak satın almayı da etkiliyor.

İnsanlar görüntülerle yaşadığını düşünse de, hiçbir görüntü müzik kadar insanların duygularına dokunamıyor. Reklamcılar da bu gerçeği güzel bir şekilde uyarlıyor. Müzik aynı zamanda reklamın başlangıcını ve bitişini de göstererek giriş ve sonuç olarak da kullanılıyor. Bir diğer kullanım da sessizliğin doldurulması. Müziğin konulması etkiyi artırarak reklamın beğenilirliğini artırıyor. Ürün ile müziğin uyumu da önemli. Reklam hangi amaçla yapılıyorsa müzik de buna yönelik olarak seçilmeli. Müzik marka hakkında bir saygınlık da oluşturuyor.

Müzik siyasal reklamlarda da kullanabiliyor. Müzikle beraber mesaj verildiğinde tüketicinin ister istemez markayı tekrar etmesi sağlanıyor.”

Ömer Ahunbay: “Reklam müziği yapmak ile müzisyen olmak farklı bir şey. Reklam müziği yapabilmek için müzisyen olmakla birlikte, sosyoloji psikoloji ve pazarlama da bilmek gerekir.

Müzik çok sosyolojik bir olgu. İnternetin hızlı bir şekilde bilgiyi dağıtabileceği için kimin hangi ülkede neyi sevebileceği değişiklik gösterecek.

Ürünün kime satıldığı, satılan insanların neyi sevdiği gibi birtakım detaylandırmalardan sonra müzik eseri yazılmaya başlanıyor. Ana tema ve melodi Türk insanından uzak olmamalı.

Görseli olan her şeyin arkasında bir ses dünyası muhakkak gerekiyor. Müzik ne kadar önemliyse ses dünyasının geneli de reklamcılık için önemli. Ses tasarımı da en az reklam müziği kadar önemli bir dünya. Günümüzde reklamcılık dediğimiz kavram sadece televizyon ve reklam reklamcılığı değil. İnternet reklamcılığı olarak kodladığımız dünyanın içinde klasik yöntemlerin yanında ses tasarımı dünyası da çok önemli bir yer almaya başladı. Ses dünyası ve ses imzası kavramları ortaya çıktı. Günümüzde reklam müzisyeni Türkiye’yi çok yakından takip etmeli.”

Prof. Dr. İbrahim Kırcova: “Müzik insanı her şekilde etkiliyor. Markaların müzikle olan ilişkileri incelendiğinde, markanın çoğu zaman hatırlamayı sağladığını, tüketicinin hafızasına yardımcı olduğunu görüyoruz. Marka ve müzik ilişkisi günümüzde yeni bir döneme geçti ve küresel bir anlam kazandı.”

 

İLGİLİ HABERLER