Bu toprakları bırakıp gitme diye…

Çeşitli nedenlerle doğup büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kalan, baba mesleğini bırakıp, uzaklara göç eden çiftçiler, şimdi Şekerbank’ın reklamında yer alıyor. Tarımın ayakta kalması ve aile çiftçiliğinin devam etmesi için“Aile Çiftçiliği Bankacılığı”nı başlatan Şekerbank’ın  “Sen bırakıp gitme diye” adlı kampanyası Concept imzası taşıyor. Duygusal bir tonu olan ve Zeki Müren’in “Gitme Sana Muhtacım” adlı şarkısıyla harmanlanan reklam filmi hakkında bilgi veren Concept Kreatif Direktörü Kerem Özkut, “Kampanyamızı ‘Sen bırakıp gitme diye’ söylemi üzerine kurduk. Çünkü tarımsal üretim sadece çiftçinin konusu değil; soframızdaki yemeğin, çocuklarımızın geleceğinin teminatı olarak aynı zamanda şehirli insanın da odağında bir konu” diyor.

Öncelikle Şekerbank’ın yeni kampanyası hakkında bilgi verir misiniz? Bu kampanyanın çıkış noktası nedir?

Şekerbank, Anadolu’da yüzbinlerce şeker pancarı yetiştiren çiftçiler tarafından tarımsal üretimi ve yerel kalkınmayı desteklemek için kurulan, gücünü üretimden alan bir banka. Bu sebeple, Şekerbank olarak tarım bankacılığı konusuna eğilirken, daha geniş bir perspektiften bakmak ve konuşmak istedik.

Bugün tarım konusunda belki de en önemli konu aile çiftçiliği. Tarımın ayakta kalabilmesi için aile çiftçiliğinin devam etmesi gerekiyor. Biz de bu amaçla geliştirilen ürünlerin gücünün yanında kuruluşunda tarım olan bir bankanın çiftçilerin gerçekten yaşadıklarını bildiğini göstermek ve bunu Türkiye’ye anlatmak istedik. Bugün Türkiye’de ve dünyada tarıma baktığınızda çeşitli nedenlerle birçok çiftçimizin aile çiftçiliğini bırakıp, doğup büyüdüğü topraklarını bırakıp gitmek zorunda kaldığını görüyoruz. Bu soruna parmak basmak istedik. Aile çiftçiliğinin önemini göstermek istedik.

Kampanya nasıl şekillendi peki? Kampanyanın süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Kampanyayı tasarlamadan önce aile çiftçiliği konusunun sadece çiftçileri değil tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir konu olduğunu ve bu durumdan tüm Türkiye’nin haberdar olması gerektiğini fark ettik. Yapacağımız kampanyanın hem şehirde yaşayan insanları hem de çiftçilere ulaşması gerekiyordu. Kampanyanın kreatif sürecine geçmeden önce aile çiftçiliği konusunda ne söyleyeceğimizi bulmaya çalıştık. Yaptığımız araştırmalarda aile çiftçiliği yapanların topraklarını bıraktıklarını gerçeğine ulaştık. Her yıl çeşitli sebeplerden dolayı aile çiftçiliğini bırakan birçok aile vardı. Biz de kampanyamızın söylemini bu gerçek üzerine kurduk. Kreatif çalışmanın ilk turunda “Sen bırakıp gitme diye” sözünü bulduk. Daha sonra bu sözü nasıl meşhur ederiz onu düşünmeye başladık. Şehirde yaşayan insanların, annesi-babası çiftçi olan çocukların, bu topraklara gönül vermiş herkesin, çiftçi ailelerine gitme sana muhtacım demesi ne güzel olur dedik. Zeki Müren tarafından seslendirilen “Gitme Sana Muhtacım” şarkısını kullanma fikri böyle ortaya çıkmış oldu.

Reklam filmli görüntüleriyle de dikkat çekiyor….

Filmde daha önce hiç görmediğimiz çiftçi görüntüleri olmasına çok dikkat ettik. Bu konuda Peri İstanbul’un hakkını vermek gerekiyor. Yönetmenimiz Barış Kaya 17 gün boyunca ekibiyle Anadolu’yu karış karış gezdi ve çok özel görüntüler çekti. Bu görüntülerin daha önce başka reklamlarda görmediğimiz türden olmasına çok dikkat ettik. Filmlerde hiç kast ve özel mekân kullanılmadı. Her şey olduğu gibi, yani nasıl görünüyorsa öyle çekildi.

Banka bu kampanya ile kimlere ulaşmayı hedefliyor peki?

Hem çiftçilere hem de kamuoyuna ulaşmayı hedefliyoruz. Tv, outdoor, basın, radyo, sinema, yerel medya ve sosyal mecranın yanı sıra Şekerbank’ın sahada çok büyük yatırımları var. Biz sadece reklam ayağından söz ediyoruz şu anda ama asıl sahada bu konuda çok şey yapılıyor. Kurulan özel ekipler, bu konu için özel olarak geliştirilen ürünleri, tüm Türkiye’de çiftçilerimize anlatıyor. Ayrıca projenin sosyal sorumluluk tarafında Şekerbank’ın gerçekleştireceği birçok aktivite bulunuyor. Biz içinde olduğumuz sürece sadece bir reklam kampanyası değil, birçok farklı kişi ve kuruluşun içinde olduğu bir aile çiftçiliği seferberliği olarak bakıyoruz.

Kampanyadan nasıl bir geri dönüş bekliyorsunuz?

Kampanyadan iki türlü bir dönüş bekliyoruz. Aile çiftçiliği hakkında ciddi bir kamuoyu yaratmak, şehirli nüfusta da tarımın önemine ilişkin bir farkındalık oluşturmak ve ürün performanslarıyla daha çok çiftçinin toprağında kalması, köyünü terk etmemesi. Kampanya sadece bir imaj kampanyası değil, Şekerbank tarafından geliştirilen çok özel ürün ve sosyal sorumluluk uzantıları olan bir kampanya.

Çiftçilere ve ailelerine odaklanıyorsunuz, ancak sosyal medya içerikli bir çalışmanız var. Tarımla uğraşan kesimlerin internet ve sosyal medyada aktif olacakları görüşünde misiniz?

Şekerbank’ın genel reklam iletişimi dilinde olduğu gibi bu kampanyada da marka iletişimi ve ürün iletişimini birlikte ele aldık. Bankanın sürdürülebilir kalkınma stratejisi doğrultusunda yapılan her işin ve verilen her brief’in odak noktasını toplum için değer yaratmak oluşturuyor. Bu kampanyada da amaç tarım bankacılığı iş hedeflerinden daha çok, kuruluş amacı tarımı finanse etmek olan bir bankanın bugün yerel üretimi desteklemek için neler yapabileceğine ilişkin vizyoner bir yaklaşımdı. ‘Aile Çiftçiliği’ gibi somut bir öneriyle Şekerbank, çiftçilerimiz toprağını, köyünü bırakmasın diye sosyal bir misyon üstlenmişti. Çünkü tarımsal üretim sadece çiftçinin konusu değil; soframızdaki yemeğin, çocuklarımızın geleceğinin teminatı olarak aynı zamanda şehirli insanın da odağında bir konu. Dolayısıyla kampanyamız, toplum genelinde konunun önemine vurgu yapmak ve tarım bankacılığından da öte yerel üretimi ve kültürü yaşatmak için her birimizin sorumluluğunu hissettirmek üzere tasarlanmış bir projenin yansımasıydı. Elbette bu farkındalığı oluşturmak için sosyal medya önemli bir iletişim kanalı oldu. Kampanyamızda ayrıca çiftçilerimize ulaşmak için yerel medyayı da içeren odaklı bir iletişimimiz var.

Reklam filminde Zeki Müren’in yer almasının özel bir nedeni var mı?

Şekerbank için tarım ve çiftçiler bankanın kuruluşundan gelen çok özel bir yere sahip. Banka, brief verirken çiftçilere bir hedef kitle anlayışından çok, içtenlikle değer verdiği yol arkadaşları gibi yaklaştı. Bu değeri ve samimiyeti yansıtacak bir dil ve müzik kullanmayı özellikle önemsedik.

Kampanya Künyesi:

Reklamveren: Şekerbank T.A.Ş.

Reklamveren Temsilcisi: Şekerbank Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi 
Reklam Ajansı: Concept
Kreatif Direktör: Kerem Özkut
Yaratıcı Grup Başkanları: Ertuğ Tuğalan, Namık Ergin
Yaratıcı Grup: Engin Erden, Erhan Dursun
Stratejik Planlama Direktörü: Hakan Demir
Stratejik Planlamacı: Suphi Can Sarıgöllü
Ajans Prodüktörü: Mert Turan
Marka Grup Direktörü: Arda Görgün
Marka Direktörü: Merve Eryelkovan
Marka Süpervizörü: Özlem Najdi
Yönetmen: Barış Kaya
Fotoğrafçı: Kerem Çobanlı
Prodüksiyon Şirketi: Peri istanbul
Müzik: Pelikan Müzik
Medya Planlama: TİME

 

İLGİLİ HABERLER