Adcolony EMEA&LATAM Genel Müdürü Volkan Biçer yazdı: “COVID-19 Türkiye’de Dijital Hayatı Nasıl Etkiledi?”

Adcolony EMEA&LATAM Genel Müdürü Volkan Biçer y

Bir çoğumuz evimizi ofise dönüştürüp; koltuk, yatak, mutfak, kitaplar, diziler ve bilgisayar arasında mekik dokurken, dünya ülkelerinin fiziksel bağlantısını kesen Coronavirus, bizleri dijital olarak bir adım daha yakınlaştırdı demek yanlış olmaz. Henüz balkondan balkona şarkı söylemeye başlamamış olsak da, günlük görüntülü konuşma seansları ile dijital dayanışmayı başlattık.

Global Web Index araştırma şirketinin dünya genelinde yaptığı araştırmaya göre; COVID-19 ile ilgili toplumun en çok endişe duyduğu noktalar şu şekilde: virüsün yayılma hızı, yaşlılar üzerindeki risk faktörü ve henüz tedavisinin tam olarak bulunamamış olması. Tüm bu endişelerin yanı sıra araştırmaya katılanların yarısı yeterince bilgi sahibi olmadıklarını düşünüyor. Katılımcıların %12’si paylaşılan bilgilere güvenmezken, %39’luk bir kesim de bilgi kirliliği konusunda çekimser davranıyor.

Durum böyle olunca, COVID-19 sonrası genel alışkanlık değişikliklerini görmek ve özellikle Türkiye’de kullanıcılar dijital vakitlerini nerelerde geçiriyorlar incelemek istedik. Global Web Index araştırmasına göre kullanıcılar ellerini daha fazla yıkıyor, haberleri daha sık takip ediyor, asansör, bankamatik gibi toplu alanlara dokunmamaya dikkat ediyor, toplu alanları kullanmıyor ve evden çalışıyor.

Online Alışverişler Artıyor

Alışveriş alışkanlıklarına gelince; kullanıcılar %25 daha fazla online alışveriş yapıyorlar. Özellikle 23-38 yaş grubu online alışverişi %39 oranla en fazla yapan kesim. 40-54 yaş arası kesim de %29 oranla ikinci sırada geliyor. Reklamverenler için büyük önem taşıyan bu konu, tüketicilerin beklentilerini anlamak bakımından da değerli.

Tüketiciler Reklamverenlerden Ne Bekliyor?

Kantar araştırma şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre, tüketicilerin markalardan ilk beklentisi %65 oran ile, kendilerini iyi hissetmelerini, keyifli vakit geçirmelerini sağlayacak ve sağlıklarını iyileştirecek ürünler çıkarmaları ve bu ürünlerin iletişimini yapmaları. İkinci sırada %59 oranla sağlıklı besin ürünleri, üçüncü sırada ise %56 oran ile güvenli dezenfektan ürünleri talebi geliyor. Araştırma sonuçlarına göre tüketiciler markaların virüs tehdidini bir avantaja çevirmelerinin ancak hem kendi çalışanları hem de toplumun genelini koruyarak olacağını gösteriyor. Tüketiciler markalardan etik değerleri korumalarını, buna bağlı olarak sorumluluk sahibi davranmalarını ve toplumun yararına ürünlerin iletişimini yapmalarını bekliyor.

Evde Mobil Oyunlar

Dünya genelinde evden çalışma ve sosyal uzaklaşma kapsamında oyun oynama ve müzik dinleme sürelerinin de arttığı gözlemleniyor. Türkiye genelinde; 24 Şubat haftası 9 Mart haftasını karşılaştırdığımızda; mobil oynama sürelerinde %21  artış gösterdiğini görüyoruz. %14.6 oyun uygulamalarında trafik artıyor. Oyunların tercih edildiği saatlere baktığımızda özellikle Prime Time sırasında mobil oyun oynamaların yoğunlaştığını gözlemliyoruz. Aynı şekilde yapılan araştırmalara göre kullanıcılar %21 daha fazla oyun içi reklam izliyorlar. OnDevice’nin yaptığı araştırmaya göre kullanıcıların mobil oyun oynarken günlük streslerden uzaklaşması ve keyifli vakit geçirmesi de, özellikle bu dönemde oyunlarda geçirilen vaktin artışını destekliyor.

Müzik ile Huzurlu Ev Vakti

 Evde yapılan aktivitelerin bir çoğuna müzik eşlik ediyor. Türkiye’de Spotify özelinde incelediğimizde 1 Mart itibariyle evden çalışan kişi sayısının Türkiye’de de artmasıyla günlük aktif kullanıcı sayıları %3 artış gösterdi. Şubat ayına oranla, Mart ayında Spotify aktif dinlenme oranlarının da %6 arttığı görülüyor.

Bu yoğun gündem içinde olumluyu görmeyi başarmak evde geçirdiğimiz vakti en verimli, huzurlu ve keyifli şekilde geçirmek için en önemli nokta. Olağan ofis günlerinde fırsat bulunmayan aktivitelere vakit ayırmak, ev ortamında rahatlıkla daha verimli çalışmak için COVID-19 önlemleri kullanıcılar tarafından avantaja dönüşüyor.

Kaynaklar:

 

 

 

 

 

 

 

 

İLGİLİ HABERLER