Abdi İbrahim Otsuka’dan damgalamaya karşı “Öyle Söyleme” çağrısı

Abdi İbrahim Otsuka, bu yılki 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Gününde “ÖYLE SÖYLEME!” adıyla yeni bir hareket başlatıyor. 

ÖYLE SÖYLEME!” hareketi, ruhsal hastalıklar yaşayan bireyler ve yakınlarının yaşadığı en büyük sorunlardan biri olan damgalamaya (stigma) karşı dilde değişim çağrısı yapıyor. Toplumun tüm kesimlerini, ruhsal hastalıklarla ilgili sözcükleri aşağılama ya da hakaret olarak kullanmaktan vazgeçmeye davet ediyor.

Abdi İbrahim Otsuka ile Şizofreni Dernekleri Federasyonunun beş yıldır sürdürdüğü “Görmezden Gelmeyelim” çatısı altında başlatılan “ÖYLE SÖYLEME!” hareketine Bipolar Yaşam Derneği, Türk Nöropsikiyatri Derneği ile Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği de destek veriyor.

Başta şizofreni olmak üzere ruhsal hastalıklar yaşayan bireyler ve yakınlarının hayata katılımını desteklemek üzere, Abdi İbrahim Otsuka ve Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun işbirliğiyle geçen beş yılda önemli sosyal sorumluk çalışmaları gerçekleştiren Görmezden Gelmeyelim projesi, bu yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde başlatılan “ÖYLE SÖYLEME!” hareketiyle bir platforma dönüşüyor.

Abdi İbrahim Otsuka olarak her yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı gününde toplumdaki anlayış ve farkındalıkları hedefleyen etkinlikler yaptıklarını vurgulayan Abdi İbrahim Otsuka Şirket Yöneticisi Elif Elkin, fiziksel mesafelerin arttığı ama bir o kadar da etkileşime olan ihtiyacın fark edildiği bu dönemde, iletişimde damgalama içeren söylemlere dikkat çekmek istediklerini belirtti. Elkin, “Sosyal sorumluluk projelerimizin ana hedefi, ruh sağlığı konusunda toplumsal farkındalık yaratarak hasta ve hasta yakınlarına destek olmak. Geçen yıl yaptığımız ve ESOMAR Vakfı’nın büyük ödülünü kazanan araştırmamız sonucunda, hasta ve hasta yakınlarının karşılaştığı damgalamanın büyük bir toplumsal sorun olduğunu gördük. Bu durumu düzeltmek için herkese görev düşüyor. Değişimin dilde başladığından yola çıkarak ÖYLE SÖYLEME! hareketimizle öncelikle kendi düşünce ve sözlerimizde başlayacak bir davranış değişikliğine çağrı yapıyoruz. Arkadaşlarımızı, ailelerimizi ve iş çevremizdeki herkesi, günlük dilde ruhsal hastalıklara atıfta bulunan damgalayıcı söylemlerden uzak durmaya, bu tip söylemlerin farkında olmaya davet ediyoruz. Özellikle hasta ve hasta yakınlarının yaşadıkları zorluklar konusunda empati yaparak ve günlük dildeki hatalı kalıplara karşı daha dikkatli olarak hareketimize katılmalarını rica ediyoruz” dedi.

“Ruhsal hastalıklarla ilgili sözcükleri aşağılama ya da hakaret olarak kullanmaktan vazgeçelim”

Görmezden Gelmeyelim Platformu’nun kuruluşunda da yer alan Şizofreni Dernekleri Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Haldun Soygür ise şunları söyledi: “Ruhsal rahatsızlıklar üzerindeki damgalama, dışlama ve ayrımcılıkla ilgili sorunlar, seçtiğimiz sözcüklerden ve davranışlarımızdan kaynaklanıyor. İletişim ailede başlıyor, sözcükleri tercih etmeyi, sözcüklere anlam yüklemeyi ve nasıl kullandığımızı önce aile ortamında öğreniyoruz. Okul ve eğitim sürecimiz tamamlandıktan sonra kitaplardan, yayınlardan ve televizyonlardan, radyolardan, internetten, sözel, görsel ve görsel olmayan basından etkileniyoruz. Birbirimizle kurduğumuz ilişkilerde ve diyaloglarımızda ruhsal hastalıklarla ilgili sözcükleri aşağılama ya da hakaret olarak kullanmaktan vazgeçelim. Tanıdıklarımız, çevremiz, topluma mal olmuş kişiler bu nitelemeleri kullandığında mutlaka birey olarak sorumluluk alalım ve öyle söyleme diyelim.”

Harekete destek veren diğer dernek başkanları ise ruhsal bozukluk tanısı alan bireylerin ve yakınlarının, damgalama sonucunda hayatlarında var olan sorunlara yenilerinin eklendiğini ifade ettiler. Topluma açık ortamlarda kullanılan sözcüklere dikkat edilmesinin önemli bir sorumluluk olduğunu belirten dernek temsilcilerinin ortaklaşa verdikleri ÖYLE SÖYLEME! mesajları ise şöyle: Bipolar Yaşam Derneği Başkanı Özlem Sarı: “Hastalık konusunda hiç bilgisi olmayan kişilerin, damgalamaya yönelik söylemleri hasta ve hasta yakınlarının durumunu hafife almak anlamına geliyor ve basit gibi görünen sözler çok rencide edici oluyor.”

Türk Nöropsikiyatri Derneği Başkanı Doç. Dr. Betül Yalçıner: “Damgalama, çoğunluğun kendinden farklı ve azınlıkta olanlara karşı kullandığı bir tanımlama yöntemi. Bir kişi damgalamaya maruz kaldığında, yalnızlık hissiyle birlikte kendisine biçilen rolü devam ettirmeye başlıyor. Bu, tedaviye ulaşma ve kabul etme konusunda büyük zorluklara yol açıyor.”

Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan: “Otizm, bireylerin farklı bir beyin yapısı ile doğmaları nedeniyle karşılaşılan kronik bir durum. Yüzde 1.5 sıklıkla görülen bu hastalık çok yakınımızdaki bir kişide çıkabilir. Bizler için normal olan iletişim onlar için büyük bir çaba gerektirir. Toplumda otistik kelimesinin kullanılması bir tarafa, bu nitelemenin hakaret ya da eleştiri olarak kullanılması bu özel bireyler ve aileleri için büyük bir yaraya dönüşüyor.”

İLGİLİ HABERLER