Yaz mevsiminde kids marketing uygulamaları

Yaz ayları çocuklar için tatil, oyun, eğlence anlamı taşırken bu mevsimde hem çocukların hem de ebeveynlerin dikkatini çekebilmek için onların önceliklerini iyi tespit etmek gerekiyor. Peki, yaz aylarında çocuklara doğru kampanyalarla ulaşmak için neler yapılmalı?

Yaz ayları pek çok sektör için dur­gunluk ayları olarak bilinir. Para piyasaları ve dünya borsaları pek çok sektördeki yaz durgunluğun­dan zarar görmemek için ünlü “Mayısta Sat” stratejisini geliştirmiştir. Haziran­la beraber başlayan yaz tatili ve öğrencilerin ta­tile çıkma dönemiyle beraber bütün toplumlarda yeni bir ekonomik denge kurulur ve ortaya “yaz tatili ekonomisi” çıkar…

Pek çok sektör için durgunluk anlamına gelen yaz sezonu çocuklara yönelik sektörlerde hare­ketlenme demektir. Eğlenceden giyime, tatilden eğitime çocukların konu olduğu her sektör yaz aylarını çok verimli şekilde değerlendirebilir.

Bu noktada pazarlama uzmanlarının yaz sezonu hakkında bilinçli bir çalışma yapması, markala­rın yaz sezonunu avantaja dönüştürmesi için ha­yati önem taşıyor.

Peki, yaz aylarında çocuklara doğru kampanya­larla ulaşmak için neler yapılmalı?

Yaş aralıklarına dikkat

Öncelikle tüm kids marketing uygulamalarında olduğu gibi hangi yaş aralığını hedef aldığımızı tespit etmemiz gerekiyor. Dijital mecralardan bu yaş aralıklarına uygun kampanyalar hazırlarken yaş farkının etkilerini dikkatle gözetmek zorun­dayız. Örneğin 3-4 yaş aralığındaki çocuklar ses­lere karşı çok duyarlıyken 6-7 yaşından sonra ço­cuklar artık farklı sesleri rahatsız edici bulmaya başlayabiliyor.

Ürünlerimiz birden çok yaş aralığına hitap edi­yor olabilir ancak pazarlama kampanyamızı her yaş aralığı için ayrıca formatlamak zorunda ol­duğumuzu unutmamalıyız.

Çocukların yaz aylarında en çok ilgi gösterdikleri alanın, dijital mecralar olduğunu da unutmamak gerek. Okul bittiği için artık “kısıtlı sürelerle” oy­nayabildikleri tabletlerine, bilgisayarlarına, tele­fonlarına çok daha uzun süre vakit ayırabilecek olan miniklere bu mecralardan ulaşmanın daha kolay olacağını tahmin etmek zor değil.

Ancak bu mecralardan çocuklara ulaşırken aynı zamanda ebeveynlerin de desteklediği uygula­malar geliştirmek, satın alma kararını verecek olan ebeveynlerin algısına hitap edebilmeyi sağ­layacaktır.

“Çocukların yaz aylarında en çok ilgi gösterdikleri alanın, dijital mecralar olduğunu unutmamak gerek.”

Örneğin çocuğunun tatil süresince tamamen video oyunlarına zaman ayırmasını istemeyen bilinçli ebeveynler çocukların yaz aylarını tablet üzerinden yabancı dil veya zayıf oldukları ders­leri geliştirmek için fırsata çevirmek isteyecektir. Sadece çocukların odaklandığı dijital mecralara, YouTube videolarına veya video oyunlarına rek­ lam vermek bu reklamların sadece çocuklar tara­fından görülmesini sağlayacaktır.

Oysa popüler dijital eğitim uygulamalarına ve­rilecek reklamlar çocukla beraber ekran üzerin­den oyunlu dersleri izleyen bu sırada çocuğa yar­dımcı olmaya çalışan ebeveynlerin de dikkatini çekecektir. Pazarladığımız ürün ebeveynler ta­rafından satın alınan çocuk ürünleriyse aradaki ayrıntı, satış başarısında büyük bir fark yarata­bilir.

Kalıcı dijital uygulamalar

Bu tür dijital kampanyaları, doğrudan mevcut uygulamalara reklam vermek, sponsor olmak şeklinde kurgulamak da mümkün olduğu gibi daha kalıcı bir kampanya kurgusu için doğrudan çocukların ihtiyacını karşılayacak bir mobil uy­gulama geliştirmek de alternatif bir çözüm ola­bilir.

Özellikle de çocukların eğitimine ve gelişimine pozitif etki eden bir ürünün geliştiricisi olarak markanın bilinirliği ve güvenilirliğini ebevey­nin gözünde üst seviyeye yükselecektir. Üstelik çocuklar tarafından kullanılan bir mobil uygula­manın geliştiricisi olmak, ürünlerin bu mecrada aktif olarak ve sürekli pazarlanması için de eş­siz bir fırsat yaratır. Uygulamanın gün geçtikçe daha fazla kullanıcıya ulaşacak olması da yatırı­mın geri dönüşünün sadece belli bir kampanya süresine sınırlı kalması yerine, uzun vadede sü­rekli getiri yaratmasını sağlar.

Örnek bir kurgu vermek gerekirse yeni doğum yapmış annelerin en büyük ve haklı endişelerin­den biri bebeklerin yaz aylarında plaj ve havuz kenarındaki sağlık durumu olur. Güneşten çok çabuk etkilenen bebek teni hem ani hem de gele­cek yıllarda kalıcılığı olacak ağır cilt problemleri yaratabildiği gibi suyla dolu tehlikeli bir ortam da bebekler için risk taşır. Dolayısıyla bebekler için plaj giysileri üreten ve pazarlayan bir mar­kanın yeni anneler için pratik bir plaj rehberi oluşturması son derece güçlü bir etki bırakabilir.

Bu rehberi hem dijital mecralardan hem de kasa önünde baskılı materyal üzerinden dağıtmak mümkün olabilir. Bebeğin güneşe karşı korun­ması deniz ve havuz başındaki ön görülemeyen risklere karşı geçmiş deneyimlerden derlenmiş bir “dikkat” listesinin sunulması annenin gözün­de çok önemli bir hizmet olacaktır ve annenin markaya karşı güvenini katlayarak büyütecektir.

Yaz kids marketing açısından fırsatlarla dolu

Özetle, yaz ayları kids marketing açısından çok yoğun fırsatlara gebe bir süreç. Bu süreci dik­katli, özenli, iyi planlanmış, erişimi ve etkileri iyi düşünülmüş kampanyalarla değerlendirecek firmaların rakiplerine karşı üstünlük sağlaması, satışlarını artırması ve kazanç sağlaması da kaçı­nılmaz olacaktır.

Diğer bir deyişle, özellikle yaz aylarında pazar­lama kampanyalarını sadece “eğlence, oyun, tu­rizm” odaklı düşünmek yerine, rakiplerin büyük oranda boş bırakacakları ancak çocuklar ve ebe­veynler için ihtiyaç olan alanlarda kampanyalar ve iletişim ürünleri geliştirmek yaz aylarındaki başarı için önemli bir kriter.

Oyun ağabeyleri olarak tüm oyun arkadaşlarıma harika bir yaz geçirmelerini dilerim.

 

İLGİLİ HABERLER