Ali SAYDAM

1965 yılında İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun oldu. 1978-1982 yıllarında Milliyet Gazetesi'nde (Hey Dergisi) muhabir olarak çalışırken aynı dönemde Goethe Enstitüsü’nün İstanbul şubesinde Almanca Öğretmenliği yaptı. 1982-1986 yılları arasında Karacan Yayınları’nda Yönetim Kurulu Üyeliği ile Genel Müdürlük görevlerini üstlendi ve 11 yayının grup editörlüğünü yürüttü. Bravo Dergisi'nden ayrılarak, Aralık 1985'te çıkmaya başlayan Playboy Türkiye Dergisi'nin Genel Yayın Yönetmenliği'ni yaptı. 1986-1988 yılları arasında Sabah Dergi Grubu Genel Müdürü olarak görev yaptı. Halen “Bersay İletişim Danışmanlığı”, “Kesişim Yayıncılık ve Tasarım”, “Gravital Dijital İletişim Danışmanlığı” ve "Bersay İletişim Enstitüsü"nün oluşturduğu “Bersay İletişim Grubu”nun Yönetim Kurulu Onursal Başkanlığını yürütmektedir. 1 Ocak 2005 tarihinden bu yana Marketing Türkiye Dergisi'nde yazılarına devam etmektedir.

Bir kampanya beş çelişki…

Türkiye’nin en iyi ajanslarından biri olan ve mensubu olmaktan onur duyduğum Bersay İletişim Danışmanlığı da dahil olmak üzere zaman zaman PR ajanları hatalı işlere...

Toksik”leri CV’ye bakıp anlayamazsınız!

  Harvard Business School hocalarından Dylan Minor ile Yetenek Yönetimi ve İK Destek şirketi Cornerstone OnDemand’in Şef Analisti Michael Housman bir araştırma yapmışlar. Bu araştırma...

İnşallah bu sefer de yanılırım…

Ton balıklı pilav... Tam, eskilerin tabiriyle “Tut kelin perçeminden” diyeceğim... Ya da “Ne alaka?” diye söyleneceğim. “Hadi, ‘Hamsilisini’ anladık da ‘Tonlusu’ nereden çıktı? Bizim...

2016’nin İletişimciler İçin Başlığı Belli: “Disruption!”

İletişim dünyası taş devrinde kalmış; müşteri dünyası almış başını gitmiş! Bu nedenle de ücretler düşmüş. Ücretler düşünce maaşlar düşmüş. Maaşlar düşünce insan kıymetleri zaafa...

Ödül alamayanı dövüyorlar…

Sebil gibi vallahi… Ödüller yağıyor. Hele de şu “Dünyanın En Prestijli Ödülü Stevie’yi (!) almayanı dövüyorlar”, desek yeridir. Müşterinin reklam ya da PR ajansına...

“ALLAH AKIL FİKİR İHSAN EYLESİN!..”

Ülkece pek çok alanda krizler içinden geçiyoruz... Reklamcılar Derneği başta olmak üzere, Reklamverenler Derneği, İletişim Danışmanlığı Ajanslarının Çatı Örgütü İDA, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği...

Patronun kadar konuş!

Genel anlamda “iletişim”, özel anlamda da “pazarlama”, kapitalizmin gelişip serpildiği noktada ürettiği en komplike, en sofistike, en soyut entelektüel sermaye birikimidir. Serbest piyasa ekonomisinde...

Yok olmamak için değişmek şart…

Genelde aynı anda üç-dört kitaba birden başlar, başucuma koyarım. Bazen birini bazen diğerini okurum. “Kitaplar benim kölelerimdir” diyen B. Brecht’ten güç alıp hepsini kaldığım...

“Yumuşak Gücünüz” kadar varsınız…

Gayrı Safi Milli Hasıla’da IMF’ye göre Türkiye 16’ncı gelirken, İsviçre 39’uncu sırada… Öte yandan Türkiye’nin THY dışında bir tek uluslararası güçlü markası yok. İsviçre’ninkiler...

İletişimin amentüsü: Müphemiyete engel olmak!

“Siyasi iletişimde reklamlar, billboard’lar, meydana çıkıp çığlık çığlığa bağırmak yeterlidir de biz mi bilmiyoruz?” Gerçekten merak ediyordum! Bilen varsa bir ara bana da anlatırsa...

Reklamcılarda niyet iyi de; ya sonuç?

Geçen hafta PR ajanslarının “hal-i pür melalini” yazmıştık… Reklamcılar bu işi biraz daha ciddiye alıp hem de reklamverenlerle medeni bir şekilde bir araya gelip...

Ya sektör kendine “ayar” verecek, ya da müşteri sektöre…

Yeri geldiğinde Ülkücü, yeri geldiğinde Paralelci, yeri gelince de AK Parti militanı kesilen, eğer günün birinde CHP’nin yıldızı yükselecek olursa onun en ön saflarında...