“Medyanın ölmesine izin verilmemeli!”

3N Medya’nın televizyon kanalı TV100 geçtiğimiz aylarda yayın hayatına merhaba dedi. Kanalın yayın politikasını konuşmak için bir araya geldiğimiz TV100 Genel Yayın Yönetmeni Alican Değer Türkiye’de dengeli, her şeyden haber veren bir haber kanalı eksikliği üzerinden TV100’ü kurmaya karar verdiklerini ve hibrit bir yayıncılık anlayışıyla “Türkiye gibi bir kanal” olduklarını belirtiyor. Reklamverenin içine kapanmaması gerektiğini söyleyen Değer, “Medya, reklamveren ve tüketici arasındaki aracı konumunda. Bu aracı ölürse markalar mesajlarını tüketicilere ulaştıramaz” uyarısında bulundu.

Söyleşi: Eylem Arslan [email protected]

Habere en çok ihtiyaç olan dönem bu dönem

✓ Medyada yatırımları olan oldukça genç bir patronumuz var. Televizyon kanalı açma fikri “Bu sektörde yeni bir şey yapılabilir mi?” konusu konuşulurken ortaya çıktı. Gazetelerin durumu malum, televizyonlardan daha da sıkıntılı bir durumda. Ve ben piyasada konuşulanların tersine bu işin yapılabileceğini anlattım kendisine.

✓ Oturduk iki yıllık bir perspektif çıkardık. İçerik, tanınırlık ve maliyet bakımından neler yapabileceğimizi planladık. Televizyon kanalı açmak için kötü bir dönem olduğunu düşünmüyorum. Asıl habere en çok ihtiyaç olan dönem bu dönem.

✓ Bünyesinde Show Radyo ve Radyo Viva gibi başarılı yayınların da bulunduğu 3N Medya’nın televizyon kanalıyız. Grubun televizyon açmasını da kuruluşun büyüme çabası olarak değerlendirebiliriz. TV100’ün finans kaynağını da grubun diğer mecralarında olduğu gibi reklam gelirleri oluşturuyor.

2 ayda 181 kişilik ekip kurup yayına başladık

✓ Yayına 6 Mayıs’ta yayına başladık. 5 Mayıs’ta bana gelip “1 yıl sonra nerede olursunuz?” diye sorsanız ben tanınırlık ve bilinirlik anlamında şu anki durumumuzu size söylerdim. Sadece bir sohbetten yola çıkan şey iki ayda kurulumu ve inşaatı tamamlayıp, 181 kişilik bir ekip kurup 10 gün sonra yayına başlamaya dönüştü.

✓ Bu sürecin bu kadar kısa sürede gerçekleşmesinin önemli bir sebebi finansman maliyetinin düşük olmasıydı. İnsanları işe alıp 6 ay çalıştırıp “Şurada da hata var, burada da hata var” deyip en ufak bir hatanın üzerinde bir hafta çalışmak yerine tam Türk tipi bir başlangıç yaptık ve kervan yolda düzülür dedik. Şansımıza hiç de hata olmadı.

Türkiye’deki haber kanalları “kuru”

✓ Bir aylık sürede globalde dört ayrı uydudan toplam 3 bin tane kanalı taradım. Türkiye’de neyin eksik olduğunu araştırdım. Türkiye’de dengeli, her şeyden haber veren bir haber kanalı eksik. Eksikliği belirledikten sonra yapılacak şey belliydi aslında. Bizim de yoğunlaştığımız konu haberi olduğu gibi vermek, haber gibi verebilmek oldu.

✓ Türkiye’deki haber kanalları “kuru”. Renk katmak için Okan Bayülgen ve Cengiz Semercioğlu gibi isimlerle çalışmaya karar verdik. Bayülgen’in yaptığı şeyin de eğlence programı olduğunu düşünmüyorum, bence haber programı yapıyor. Onlardan yardım istedik. Sağ olsun destek verdiler.

Okan Bayülgensiz bir medya Türkiye’nin ayıbıdır

✓ Ekran yüzü belirlemede özel bir strateji geliştirmedik açıkçası. Okan Bayülgen 2 buçuk yıldır ekranlardan uzaklardaydı. Bu bir eksikliktir. Okan’sız bir dönem Türkiye’nin ayıbıdır. Cengiz Semercioğlu da geçen yıla kadar program yapıyordu. Habercilerin dönemsel olarak yükselişte oldukları zamanlar vardır. Bizim şansımıza haber politikamızı duyan haberci dostlarımız sağ olsunlar bizimle çalışmayı tercih etti.

✓ Aslında bizim için şanslı da bir dönem. Türkiye’de habercilik konusunda büyük sıkıntı var. Çünkü büyük kurumlar tasarrufa gidip içlerine kapanıyor. Onların gittiği tasarruf bizlerin şansı oldu. Birçok değerli isimle çalışma şansımız oldu. Ama tüm çalışanlarımız tasarruftan dolayı kolay ulaştığımız anlamına gelmiyor. İkna etmek için epey zorlandıklarımız da oldu.

✓ Birinci ayımızda reyting sıralamalarında 20 yıllık kanalların önündeyiz. Bu durum bizim için umut verici. TV100 herhalde bir iki aya kadar şirket masrafını karşılayacak düzeyde bir gelir elde eder. Tek şansızlığımız yaz döneminde yayına başladık. Ama bu bizim tercihimizdi. Diğer kanalların tatil yapmalarını avantaja çevirmeyi hedefliyoruz.

Günde ortalama 150 değişik haber veriyoruz

✓ Temelinde biz bir haber ka­nalıyız. Yayınlarımızda haber olacak. Biz günde ortalama 150 değişik haber veriyoruz. Eğlence tarafımızı güçlendire­cek bir bilgi yarışmasının da hazırlıklarını sürdürüyoruz. Kanalımızda içerik olarak yüzde 60 haber, yüzde 40 da diğer içerikler olacak.

✓ Globaldeki ve Türkiye’deki haber kanalları birbirine çok benziyor. Bizim yayınımız hibrit. Türkiye gibi bir kanal olduk biz. İçine entertainment koyan başka bir haber kanalı yok. Ben diğer haber kanallarından da bekliyorum bu tür değişiklikleri.

Büyük prodüksiyon yarışı son bulmalı

✓ Gelecekte büyük kanallar büyük sıkıntıya girecek. Çünkü bu denli yüksek üretim maliyetleriyle bu iş yapılmaz. Zaten patronaj değişimleri de bunu ortaya koyuyor. Üretim maliyetleri düşmek zorunda. Üretim maliyeti dediğimizde patronların çalışana verdiği üç kuruştan bahsetmiyorum. “Büyük prodüksiyon” yarışından vazgeçmeleri gerekiyor.

✓ Varlıklarını sürdürme anlamında haber kanalları daha avantajlı çünkü büyük kanallara göre daha düşük maliyetleri var. Diziler için milyonlarca dolar harcıyorlar. Gidişat büyüklerin aleyhine gelişiyor. Tematik yayınlara doğru kayışın hızlanacağını ve uzmanlık alanlarının artacağını düşünüyorum.

Reklamveren medyanın ölmesine izin vermemeli

✓ Reklemveren ve medya denkleminde bir sorun olduğunu düşünüyorsak bu sorunu içe kapanarak aşamayız. Bunda reklamverenin de yayıncının da sorumluluğu var. Dolayısıyla reklamveren içine kapanmamalı.

✓ Elbette reklamveren tasarruf tedbirleri alabilir ama ekonomi iyiye gittiğinde yine aynı izleyici/tüketiciyle karşı karşıya gelecek. Tanıtımın iyi zamanı, kötü zamanı olmaz. Medya, reklamveren ve tüketici arasındaki aracı konumunda.

Yaptığınız yanlış hemen anlaşılıyor

✓ Temelinde iki tür haber ekolü var. İlkinde olaylar yorumlanır, biçimlendirilir. İkincisinde de ise ne olduysa olduğu gibi aktarılır. Biz ikinci yaklaşımı benimsiyoruz. Yani bu olay oldu mu oldu, var mı var, doğru mu doğru… O zaman bizim için haberdir. Haberin yayınlanıp yayınlanmaması farklı bir şey. X kanalı bu haberi yayınlar, Y kanalı yayınlamaz. Bu tercihle ilgili.

✓ İlk ekolün de müşterisi var. Bu siyasi iklimle de alakalı. En temel niteliksel yarışma bu olacak. Reytingsel olarak bizim ekolün bir adım öne geçtiğini görüyorum artık. Bunda akıllı telefonların da etkisi var. Çünkü yanlış yorumladığınız şeyin doğrusu karşınıza birkaç yüz tweetle hemen çıkıyor.

✓ Herkese yayın yapıyo­ruz. 150 haberi başka türlü yapamazsın. Ancak reyting verilerine göre AB ve C1 izle­yicimiz Total’in 2 ya da 3 katı. Bunda çok ve yorumsuz haber vermenin etkisi olduğunu düşünüyorum. Çünkü AB ve C1 haberi kendi kafasında yorumlayabilen bir kitle. Bu kitle “Bana haberi ver, bırak ben yorumlayayım” der.

İLGİLİ HABERLER