Huawei artık Türkiye ile “Aynı Modda”

Brand Finance raporuna göre bir yıl içinde marka değerini yüzde 63,7 artırarak dünyanın en değerli markaları listesinde 12’nci sıraya yükselen Huawei, Türkiye pazarında da ezber bozmaya devam ediyor. Markanın Türkiye ve global stratejilerini konuştuğumuz HUAWEI Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang, Huawei’in bu kadarkısa bir sürede son yılların en dikkat çekici markalarından birine dönüşmesini “glokal” stratejiye bağlıyor. Seth Wang İzmir’deki ilk deneyim mağazalarına olan rağbet içinse; “Bu kadarını biz de beklemiyorduk” diyor.

Söyleşi: Duygu Su Ocakoğlu  –  Beyza Gözeyik

Tabiri yerindeyse telefon pazarının ezber bozan markası Huawei… Markanın akıllı telefon pazarında elde ettiği başarım temsilcisi olduğu Çin markalarına tüketicinin bakışını dahi yeniden şekillendirdi. Öyle ki Brand Finance raporuna göre geçtiğimiz yıl Huawei marka değerini global çapta yüzde 63,7 artırarak dünyanın en değerli markaları listesinde 12’nci sıraya yükseldi. Marka benzer bir başarıyı Türkiye pazarında da gösteriyor. Birkaç yıl öncesine kadar Türkiye’deki pazar payını yüzde 5’in üzerine çıkartamayan Huawei bugün pazar payını her ay yüzde 1,5 kadar artırarak yoluna devam ediyor. Son reklam kampanyasıyla Türk insanını hem Türkiye manzaralarıyla hem de kampanyada kullanılan müzikle kalbinden vuran markanın başarısının ardında yatan stratejileri HUAWEI Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang ile konuştuk.

İçgörülere odaklanmak başarı getirdi

✓ Ben ekibe 2017’nin Eylül ayında katıldım. O zaman Ümraniye’deki ofisimizdeydik ve diğer markalar global olarak pazar paylarını giderek büyütürken biz Türkiye’de yüzde 5’e bile ulaşamıyorduk. Sanırım o dönem pazarda izlediğimiz strateji çok da doğru değildi. İşlerimizi tamamen satış odaklı bir şirket gibi geliştiriyorduk. Bu yüzden markalaşma ve pazarlama bütçemizi de satış alanına yatırıyorduk. Bu yöntemle belli bir oranda başarılı olduk ama çok daha iyisini yapabilirdik.

✓ Windowist’teki ofisimize geldikten sonra pazar içgörüsünü anlamak üzere daha çok çaba sarf ettik. Nisan-Mayıs aylarından başlayan bir süreçte sırf ben değil, Genel Başkanımız da Türkiye’ye birçok kez gelip gitti. Farklı şehirleri ziyaret ettik; o zaman Konya’nın neresi olduğu global markalar tarafından bilinmiyorken biz Türkiye’nin coğrafi anlamda kalbi olan şehirlerine gittik. Böylece neler olup bittiğini anlayabildik.

Brief global, tanıtım lokal

✓ Ekibimizi birçok kez baştan tasarladık. Sektörde yatırımlarımız vardı, bu yüzden ortaklarımızla olası herhangi bir sorunu çözmek, mağaza ve pazarlama konusundaki engelleri kaldırmak adına glokal bir strateji seçtik. Bu stratejide içeriğin brief’ini global merkezimizden alıp kendimizi tanıtmayı lokal bir dille yapmak vardı. Ajansımızla yaptığımız işlerde global bir yaklaşımı benimsemektense Türk insanının önemsediği özel günlerde tematik içerikler kullanarak markamızı tanıtmayı amaçladık. Bütün bu adımların yanı sıra hem daha iyi bir ürün sunarak hem de ürünü daha iyi fiyatlandırarak doğru yolda olduğumuzu net bir şekilde gördük. Eylül’den itibaren her ay pazar payımızı yüzde 1 ila 1,5 artırarak bugünkü pazar payına ulaştık. Ekip, strateji, fiyatlandırma ve ürün gibi tüm faktörler uygum içinde olunca başarı da geldi. Ancak tabii ki global pazarda da pazar payımız giderek artıyor. Ürünümüz her yeni jenerasyonla giderek daha iyi bir hale geliyor ve bu da bizim için en büyük motivasyon.

Diğer markalar bizi takip ediyor

✓ Ben Huawei’de 12 yıldır çalışıyorum ve kültürümüz hakkında söyleyebileceğim ilk şey Huawei’nin gerçek bir B2B şirketi olmasıdır. Bir işi B2B yapmak ya da her bir işi proje bazlı ele almak bizim için geleneksel hale geldi. Bu bakış açısı Huawei’nin kalbinin derinliklerinde, genetiğinde var. Ancak B2B anlayışında çalışmamız bizi etkiliyordu çünkü artık kurumsal şirketlere değil, tüketiciye ürün satmaya başlıyorduk.

✓ Kültürün bir diğer parçası da “mühendislik”. Huawei bir teknoloji şirketi. alışanlarımızın arısı araştırma ve geliştirme laboratuvarlarında çalışan mühendislerden oluşuyor. Bu yüzden ofise geldiğinizde olması gerekenden daha dağınık giyinmiş ya da sağda solda uyuyan insanlar görebilirsiniz. Bunun nedeni gecemizin gündüzümüzün olmaması.

✓ Huawei teknoloji ve mühendislik geleneklerini benimsemiş ve teknolojinin gelişimine durmaksızın yatırım yapan bir şirket. Dışarıdan bakıldığında da inovasyon odaklı bir teknoloji şirketi olduğumuz görünüyor. Geçtiğimiz 3 yıla bakarsanız bizim sunduğumuz ürünlerin diğer markalarca takip edildiğini görürsünüz.

En büyük fark kullanım kolaylığı

✓ Yapay zeka çok büyük bir mesele. Biz yapay zekanın bir trend olduğunu öngörerek bunu insanların hayatını kolaylaştıracak şekilde bünyemize entegre ediyoruz. Mobil fotoğrafçılık bir trend olmuş durumda. Fotoğraf makinesi taşıyan insanlarla eskisi kadar karşılaşmıyoruz. Çünkü artık insanlar fotoğraf çekmek için telefonlarını kullanıyor. Ama biz karmaşık bir telefon üretmemeye dikkat ediyoruz. Telefonun çok güçlü fonksiyonları olsa da herkes kolayca nasıl kullanacağını anlayabilmeli.

✓ Profesyonel bir fotoğrafçı objektif hızını, flaşı nasıl kullanacağını zaten bilir ama bizim bunları bilmemize gerek yok. Güzel bir şey gördüğünüzde hızlıca o şeyin fotoğrafını çekmek istersiniz ve o an çok kısa bir an olabilir. Bu yüzden çok hızlı olmanız gerekir. Biz bu durumdan yola çıktık ve akıllı telefon teknolojimize yapay zekayı ekledik. Çünkü yapay zeka çekeceğiniz objeleri otomatik olarak tanıyor. Hem hızlı hem de profesyonel bir şekilde fotoğraf çekebiliyorsunuz.

“Huawei olarak imajımızı Çin’in imajıyla çok fazla bütünleştirmedik. Çünkü biz ciddi bir uluslararası şirketiz.”

Çok uluslu bir şirket yapımız var

✓ Huawei olarak imajımızı Çin’in imajıyla çok fazla bütünleştirmedik. Çünkü biz ciddi bir uluslararası şirketiz. Örneğin Ümraniye’deki ofisimizin araştırma ve geliştirme bölümünde 500 Türk mühendis çalışıyor. İran’dan, İsveç’den, İsviçre’den, İngiltere’den, Silikon Vadisi’nden mühendislerimiz var. Sadece ana merkezimiz Çin’de. Ama insanların Çin ile bizi bütünleştirmesi çok normal. Eğer Çin’in dünya çapında imajını yükselttiysek bu bizim için onurdur. Ancak bizim misyonumuz daima teknolojiyi geliştirerek insanların hayat kalitesini yükseltmek oldu.

Deneyim mağazamıza ilgi beklentimizin üstünde

✓ İzmir’deki deneyim mağazamıza olan rağbetten oldukça etkilendim. Beklentimiz bu kadar yoğun olacağı yönünde değildi. Açılışın ikinci günü olan pazar günü satışlar ilk güne oranla daha yüksek oldu. Bir mağazayı kurmak ve tanıtmak açısından oldukça doğru bir strateji gerçekleştirdik.

✓ İnsanların mağazada görecekleri ürünlerden tutun çalışanlarımızın davranışlarına kadar her şeyi en ince ayrıntısına kadar tasarladık. Mağazalarımızdan çok yüksek kârlılık sağlamak gibi bir amacımız yok. İnsanların mağazalarımıza gelerek bizi tanımalarını, ürünlerimizi denemelerini ve kafalarındaki soruları bizimle paylaşmalarını istiyoruz.

Mottomuz; Seninle aynı modda

Eren Kumcuoğlu
Pure New Media
Genel Müdürü

“Türkiye’deki tüketicilerin kalbini çalmak istedik. Bu konuda ifluencer marketing stratejimiz çok etkili oldu. Farklı hayat tarzlarından influencer’lar bir yıl boyunca Huawei cihazlarıyla kendilerini yansıttılar ve kendi kitleleriyle iletişim kurdular. Bu dijitaldeki Huawei algısını doğru bir şekilde oturttu. Gençler günlük hayatlarında hangi modda olduklarını belirtiyor. Biz de mottomuzu ‘Seninle Aynı Modda’ olarak belirledik ve P Smart reklam filmimizi bu konsepte oturttuk. YouTube’da reklam filmimizin altına yapılan yorumlar onur verici. İnsanlar bizi tebrik ettiler. Şu an başka bir marka kullandıkları halde bir sonraki telefonlarının Huawei olacağını belirtenler de oldu. Kampanyanın ardından Google’da en çok aranan ilk 5 anahtar kelime arasında ‘Huawei, reklam, müzik’ var.”

İLGİLİ HABERLER