Yeni pazarlama stratejileri ve dijital dokunuşlu trendler

Kuyruk deyip geçmeyin, bu da yeni bir pazarlama stratejisi Apple yeni modelini satışa her sunduğunda markanın alametifarikası sayılan New York mağazasının önünde günler öncesinden başlıyor kuyruklar.

Bizde de teknomarketlerin açılışlarında denendiyse de denetlenemediğinden vazgeçildi. Apple mı yoksa kuyrukta bekleyenler mi bu işte usta bilemem ama sayıları kaç olursa olsun, bekleyenler de beklentileri de ustalıkla yönetildi. Önce iPhone 6’nın satışa sunulacağı sonra da daha satışa sunulmadan görüntüleri basına sızdırıldı. Ve nihayet günler önceden kuyrukların oluştuğu haberleri de medyaya servis edildi. Asında haberin yayılmasına bizzat kuyruktakilerin sosyal medyayı kullanarak geleneksel mecralardan daha çok katkı sağladığını söylemeye gerek bile yok. Bütün bunlar olagelirken iPhone bir kez daha farkındalık oluşturdu ve rakiplerinden öne çıktı.

Bu bitip tükenmez kuyrukların büyük bir kısmının ısmarlama olduğunu yeni bir pazarlama stratejisi olarak kabul edip Marketing Türkiye’nin dediği gibi “Kuyruk Pazarlaması” desek bile bu işin duygusal bileşenlerini göz ardı edemeyiz. Özellikle 5th Avenue’daki Apple mağazasının önünde kuyruğa girmek iPhone tutkunları için adeta bir seremoni. Dijital yaratıcılığa bir saygı duruşu ve bir nevi Apple sosyal camiasının bir araya gelmesi. Ayrıca bir nevi sosyalleşme ve nihayet yeni ürünün kutsaması olduğunu düşünebiliriz. Yani her ne kadar pazarlama taktiği desem de kuyrukta beklemenin de bir keyfi ve gönüllüleri var. Darısı bizim markalarımıza.

Denet, şaşırt, eğlendir, teşekkür etsin

Geçtiğimiz hafta çok fazla alternatif arasından seçim kriterlerinin belirsizliği nedeniyle tercih etmekte zorlanan tüketiciden ve onun aklını çelmekten söz edip satışa giden yolun teşekkürden geçtiğini yazmıştım. Ayrıca ne kadar çok teşekkür o kadar yüksek fiyat diyerek bol rakipli sektörlerde iş yapan markaların dikkatini çekmeye çalışmıştım. Elbette her pazarlama stratejisi gibi teşekkür almanın da temel kuralları var. Biliyorum kurallara harfiyen uymak, yerleşik kültürü değiştirmek yazıldığı kadar kolay değil, ancak bir yerden başlamalısınız.

1- Kurumsal değerler ve kültürü belirlerken tüketici memnuniyetini müşteri ilişkilerinin odağına almak.

2- Ürün kalitesi, satış sonrası hizmette mükemmel olmanın ötesinde “ayrı üstünlük” statüsüne ulaşmak. Üstünlüğü müşteri tatminin üstüne taşıyıp müşteriyi sevindirmek, zevk almasını sağlamak.

3- Sürprizlerle dolu bir tüketici deneyimi yaşatmak, hediyeler vermek, özel kılmak.

4- Şikâyete hızlı dönüp çözüm üretmek.

5- Dürüst olmak, etik kurallara uymak.

6- Eğlendirmek, ilişkiyi sürdürülebilir kılmak için iletişim hatlarını sürekli açık tutmak.

7- Minnet duygusunu sağlamak için hayranlık uyandırmak.

8- Sadakat sürdürülebilir ilişkilerin mihenk taşı kabul edilirse teşekkür tüketici sadakatini de besliyor.

Dijitalin dünyayı ve iş yapış biçimlerini değiştiren dokunuşları

Dijital çağda hayatımızı kökten etkileyecek hızı konuşuyor ancak hızla beraber gelen teknolojinin hayatımızı nasıl şekillendireceğini pek konuşmuyoruz. Vakit geçmeden konuşmalıyız. Ufukta gözüken biraz ürkütücü olsa da gelecek artık bugünse hazırlıklar ötelenmemeli. İşte geleceğe ilişkin öngörüler:

1- Eski bildiklerinizi unutun diyor gelecek bilimciler çünkü sermaye tanımı tamamen değişiyor finansal değerler sosyal değerlere dönüşüyor.

2- Paradan ziyade ulaşabileceğiniz insan sayısı, güçlü ilişki ağınız önem kazanıyor.

3- Bir şeye sahip olmak yerine nerede bulunacağını bilmek daha değerli oldu, olmaya devam edecek.

4- Bir nevi çöplüğe dönüşen dijital veri yığınlarından bilgiyi anlamlandırarak çıkarmak müşterinizin kim olduğunu bilmek ve ona daha çok satış yapmanın garantisi haline geldi, gelecek.

5- Mobil internet aldı başını gidiyor çünkü nerede olursanız olun hayata katılmanızı sağlıyor. Home ofis bir yana mobil internet ile rahatlıkla iş yapılıyor.

6- Sanal deniliyorsa da internet, sanal bir dünya değil. Sadece gerçekliğin internet ortamında yaşanıyor olması. Para bile gerçek. Ticari faaliyetlerinizi bir kez daha gözden geçirin.

7- 3D printerların gerçek anlamda ne yapacağını henüz bilmiyoruz. 40 saatte bir araba yapan teknoloji biraz ürkütücü olsa da geleceğin üreticisi olmaya aday. Üretim süreçlerinizi bir kez daha gözden geçirin.

8- Robotlar 3D printerlarla beraber daha çok hayatımıza girecek. Savaşlarda robotlar iş görecek. Yapay zekâ hayatımıza girecek ve bu durum hukuktan ticari kurallara kadar her şey tartışmaya açacak.

9- Bulut teknolojisi verilerin toplanmasında daha da etkin olunca ticaret de taraflar karşı karşıya gelmeden sanalda gerçekleşip bitecek.

10- Ve benden söylemesi, fırsat hazır olana gelir.

968f34b5f235ef22080b6093e607

 

Kaynak: Zaman

İLGİLİ HABERLER