Volkswagen’den bir “ısı kalkanı” dersi

Ali SAYDAM

Bu markanın başına gelenlerin onda biri herhangi bir savunmasız markanın başına gelseydi şimdiye kadar on kere batmıştı. Ancak Volkswagen bana…
PAYLAŞ

Bu markanın başına gelenlerin onda biri herhangi bir savunmasız markanın başına gelseydi şimdiye kadar on kere batmıştı. Ancak Volkswagen bana mısın demedi. Bırakın yıkılmayı dışarıdan göründüğü kadarıyla sarsılmadı bile…

İtibar yönetimi” ko­nusunu işlediğimiz derslerde itibarı yük­sek olan ve itibarları­nı gereği gibi yöneten kurumların bu başarıyı göstereme­yenlere oranla krizlerden çok daha az etkilendiklerini anlatırız. Aynı ürünü daha pahalıya satabilmek, daha iyi insan kaynakları için bir ca­zibe merkezi olabilmek, hisselerinin değerini sürekli arttırmak gibi diğer unsurların yanı sıra itibarı gereği gibi yönetmenin çıktılarından biri de bu ısı kalkanı meselesidir.

Bilindiği üzere ABD’de patlayan dizel skandalı sonrası 22 milyar dolar tutarında tazminat ve ceza ödemesiyle karşı karşıya kalan Volkswagen’in eski yöne­ticilerine yönelik “sahtekarlık” suçlamasıyla dava açılmıştı. ABD’nin Michigan eyaletinde başlayan davada Alman oto­motiv devi Volkswagen’in eski CEO’su Martin Winterkorn ile şirketin beş üst düzey yöneticisi, ABD’nin emisyon dü­zenlemelerine tabi olmamak için “bi­linçli ve kasıtlı bir şekilde sahtekarlık yapmakla” suçlanıyorlardı.

Volkswagen’in ABD operasyonlarının başındaki isim Michael Horn da ABD’li yetkililere karşı dürüst olmadıkları­nı itiraf etmiş, “Dürüst davranmadık ve işi batırdık. Özür dileriz” demişti. Bunlara bir de Alman adaleti eklendi. Braunschweig Savcılığı şirketin 2007’nin ortasından 2015’e kadarki dö­nemde karbon emisyonunu düşük gös­teren hileli yazılıma sahip 10 milyondan fazla dizel motorlu otomobil sattığına hükmetti. Söz konusu cezanın Alman­ya’da bir şirkete verilen en yüksek para cezası olduğu iddia ediliyor.

“Dizel krizinden” kendilerinin sorumlu olduğunu kabul eden Volkswagen yetkilileri, temyize gitmeyeceklerini açıklamışlar. Bu da doğru kriz ile­tişimi stratejisinin diğer parçası: “Suçluysan suçunu kabul et ve zararı tazmin et!”

ABD’deki yaklaşık 600 bin dizel mo­torlu aracında yanıltıcı yazılım kul­lanıldığını kabul eden şirket, toplam 30 milyar doları kenara koymuş. Volkswagen 2015 yılında Amerikan makamlarının baskısı üzerine dünya genelinde yaklaşık 11 milyon dizel motorlu araca emisyon değerleri­ni manipüle eden yazılımın monte edildiğini kabul etmişti. Bütün bu gelişmelere rağmen Volkswagen ve şemsiyesi altındaki mar­kalar hâlâ dünyanın en muteber otomotiv ürünleri olarak ka­bul görüyor.

VW’nin itibar yönetiminden çıkarılacak çok ders var…

askida-ekmek

Askıda “keramet” var…

Siyasi iletişim adına nelerin yapılabileceğinden daha çok, nelerin yapılmaması gerektiğini öğrenmemize ne­den olacak iletişim aksiyonlarının alındığı bir dönem­den geçtik. Ülkenin kaderini tayin edecek kadar büyük önem taşıdığı için tabii ki gündemi siyasi iletişim belirledi. Bu nedenle pek çok önemli, doğru iletişim projesi de bu baskın, üste çıkan algının altında ezilmek durumunda kaldı. Haziran ayı içinde Marmara Forum’dan gelen bir basın bülteni beni bir anda se­çim atmosferinden alıp iletişimin önemli eksenlerinden birine, kurumsal sosyal sorumluluk alanına götürüverdi. Marmara Fo­rum’un destekleme kararı aldığı projenin adı “Askıda Ne Var”… Fikir çok yeni değil ancak uygulama çok başarılı.

Askıda Ne Var, üniversite öğrencilerine yemek, kıyafet, tiyatro bileti, konser bileti, kitap, dergi ve yurt dışı staj gibi ürünlerle hizmetlerin ücretsiz sunulmasını sağlayan bir tür sosyal girişim platformu. 2012’de kurulmuş. Amaçlarını şu şekilde tanımlamış­lar: “Üniversite öğrencilerinin kendilerini daha fazla geliştirme­lerine olanak tanımak, daha fazla tiyatroya, konsere, sinemaya, yurt dışına gitmelerini sağlamak, paylaşım kültürünü aşılamak ve daha güzel bir gelecek yaratmak…” Gönüllü olarak üniversite öğrencileri­ne yemek ısmarlamak mümkün ya da sahibi olduğunuz veya çalıştığınız şir­ketin ürün ve hizmetlerini askıya bıra­kabiliyorsunuz. Yalnız askıya her ürün ve hizmet bırakılamıyor. Mesela tütün, alkol, ikinci el eşya gibi ürünler askıya konamıyor. Bu nedenle değerlendirme yapılıp askıya bırakmak istediğiniz ürünün üniversite öğrencilerine uygunluğu araştırılı­yor, ona göre ilerleniyor.

Öğrencilere yemek ısmarlama süreci de hayli ilginç çalışıyor: askidanevar.com’a üye olduktan sonra “askıya bırak” butonuna tıklayarak örneğin, askıya yemek bırakmak istediğiniz şehir ve restoranı seçiyorsunuz. Ardından ilgili restorandaki askıda me­nüsünü görüntülüyor ve kredi kartınızla ödeme yaparak dilediği­niz sayıda yemeği askıya bırakabiliyorsunuz.

Ford projenin ana sponsorluğunu üstlenmiş. Diğer sponsorlar da şöyle: Yardımcı sponsorlar: Regal, Gittigidiyor, iyzico, BKM Exp­ress, Card Finans GO. Kategori spon­sorları: Muvidu, Sendloop, Marmara Forum Gülenayva, Zeo. Destekçiler: Ashoka, Bilgi Üniversitesi, İTÜ, Haliç Üniversitesi, TÜBITAK, Köfteci Ramiz, Kadıköy Belediyesi, Kaft, Cinemaxi­mum, Biletini Al, SPR Pub, Başka Sine­ma, İKSV, Hayal Kahvesi, Zorlu Center, BKM Mutfak, IF, Can Yayınları, Alfa, Das Das, AIESEC, Elma Ya­yınevi, Lûgat 365, OT, Sanat Performans, Kadıköy Sahne, Ooze Venue, Mister Cupa, Burada etkinlik var, Tekin Yayın, Glow me­dia, Publice tube, Ogobongo, Grandpera, Bulvar2016, Cinemo, İthaki, Yabancı, Ganj.

Bu mükemmel projeyi hayata geçirenleri de ona destek veren­leri de, bu projeden yararlanarak kendilerini geliştirmek ve ge­leceğini tasarlamak için emek harcayan tüm gençleri gönülden kutluyorum.

PAYLAŞ