Rafineride yerli ortak, dağıtımda şirket satın alma arayışımız var

2018 hedeflerinin konuşulduğu yıllık toplantıda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Socar Türkiye’nin CEO’su Kenan Yavuz’a İzmir Aliağa’daki yatırımları sordu.

Yavuz, “Petkim’in alımı, Star Rafinerisi’ne hazırlık, enerji yatırımları ve makine yenileme dahil bugüne kadarki yatırımlarımızla 4 milyar doları aştık. 2018’de 6 milyar dolarlık yatırıma ulaşacağız. Bu rakamla Socar, Türkiye ilk 3 sanayi şirketi arasına girecek.” dedi. Aldığı cevap Cumhurbaşkanı Aliyev’i ikna etmedi ve neden bir numara olmayı hedeflemediklerini sordu. Kenan Yavuz, “Siz yeter ki isteyin, biz bir numara oluruz.” cevabını verdi.

Petkim’deki gelişmelerle ilgili daha önce Genel Müdür Sadettin Korkut ile konuşmuş ve Aliağa’daki tek noktaya yapılan yatırımın 10 milyar dolara yakın olduğunu yazmıştım. Toplam yatırım rakamının 5,7 milyar doları Star Rafinerisi’ne yapılıyor. Kenan Yavuz, Petkim’in altyapısı kullanıldığından rafinerinin maliyetini 1,3 milyar dolar azalttıklarını ve bu durumun bankalardan kredi bulmayı kolaylaştırdığını söylüyor. Yabancıların ağırlıkta olduğu 23 bankadan 18 yıl vadeli 3,3 milyar dolar kredi sağladığını sözlerine ekleyen Yavuz, “Bu rakam 7 milyar dolar olsaydı zorlanırdık.” diyor. Türkiye’de yeni rafineri yatırımlarına gereksinim olduğunu da söyleyen Yavuz böyle bir olasılığın şimdilik görülmediğini söylüyor.

Petkim ürünlerinde rakipsiz olduklarını söyleyen Yavuz, “Türkiye gibi açık ekonomilerde tek üretici olmak zor. Şu anda 69 ithalatçı rakibimiz var.” diyor. Fiyatlar Petkim’e göre belirleniyor, rakip Petkim eksi 50 dolar diye pazarlığa başlıyor. Petkim’e yerli rakip çıkmasını istediğini dile getiren Yavuz, her türlü bilgi desteği vermeye hazır olduğunu da ifade ediyor. 2018’de rafineri devreye girdiğinde Socar’ın yıllık cirosu 15 milyar dolara 2023’te ise 30 milyar dolara yükselecek. Bu büyüklükle Socar Türkiye’nin en büyük sanayi şirketi olacak.

Peki, ilk sanayi şirketi olmak için ne kadar yatırım gerekiyor? Star Rafinerisi’ne bir rafineri daha eklemek ve bekleyen 50’ye yakın projeden bazılarını hayata geçirmek gerektiği ifade ediliyor.

Star Rafinerisi’ne yerli ortak isteğini dile getiren Socar CEO’su Kenan Yavuz Turcas Grubu’nun rafinerideki % 18 hissesini devrederken bu kararından vazgeçmesini için YK Başkanı Erdal Aksoy’a ısrar ettiklerini belirtiyor. Turcas yöneticileri yeni hedefler belirlendiğini söyleyerek ortaklıklarını bitirmiş. Star Rafinerisi’ne ortak olmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcıların olduğunu söylüyor Kenan Yavuz, özellikle yerli yatırımcıyı yanlarında görmek istediklerini dile getiriyor.

Socar Türkiye’nin Star Dağıtım ile bir de akaryakıt dağıtım işi var. Toptan satışları 700 milyon doları bulan şirketin büyümesi için fırsatlar kollanıyor. 70 dağıtım şirketinin Türkiye için çok fazla olduğunu söyleyen Yavuz, konsolidasyona ihtiyaç var, diyor. Aliağa yarımadasında daha çok insana istihdam olanağı sağlayacak yatırımların devam etmesini canı gönülden diliyorum.

Zoru başardı, sürdürülebilir kılmak için desteğe ihtiyacı var

Babası gurbetçiymiş. İki yılda bir geldiği yolda gelişini gözlediği dağlar arasındaki tepeye kurmuş etrafında kendisinden başka yapı olmayan devasa müzeyi. Belki de bu iki nedenden ötürü müzenin kendi amacından daha çok etkiliyor beni gördüklerim. Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın Baksı Müzesi çıkışı olmayan doğduğu Bayraktar köyüne nazire edercesine sonsuza uzanan hayaller gibi. Güncelle gelenekseli bir araya getirme amacı ise kurucusunun kendi geçmişine sahip çıkma arzusu. Bütün bu gayret amacına ulaşmış ve Avrupa Parlamenterler Meclisi tarafından 2014 “Yılın Müzesi Ödülü”nü Baksı Müzesi’ne taşımış.

Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, elindeki tüm birikimini müzeye yatırmış. Tükendiğinde daha küçük bir evle yetiniriz, diyerek eşiyle İstanbul’daki evi satmaya karar vermişler ama sanatçı dostları eserlerinden oluşturdukları sergilerle müzeye gelir sağlamışlar. “Biz sanatçı milleti güçlüyüz.” diyormuş Yaşar Kemal, Hüsamettin Koçan’a. Gerçekten de öyle! Bugüne değin Baksı Müzesi’nin ayakta durmasının nedeni de sanatçıların güçlü desteği olmuş. Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın mihmandarlığında gezdiğimiz Baksı’nın düşünsel filizlenmesi Koçan’ın çocukluğuna kadar gidiyor ama aksiyon 2000 yılında alınmış. 2005’te müzenin adıyla bir vakıf kurulmuş, 2010’da da devletten hiç yardım almadan kurulmuş.

Prof. Koçan, içindeyken bile gerçekliğini kavrayamadığımız binada, “Çocukluğumda sonunda kahramanın kazandığı hikayeler dinlerdim. Belki ben de bir kahraman olmak istemişimdir.” diye cevaplıyor, müze kurma düşüncesinin nedenini.

Ömer Ali Kazma, Murat Morova, İnci Eviner, Mustafa Ata, Bubi, Gülgün Karamustafa ve genç kuşaktan çağdaş sanatçıların bulunduğu bir bölümle Şahmaran, Köroğlu, Eshab-ı Kehf temalı halk resmi örnekleriyle cam altı ve işleme koleksiyonuyla yazı resimleri gibi geleneksel sanatın pek çok örneği Baksı Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor.

Baksı Müzesi Bayburt’un bir saat dışında. Bayburt taşı ile inşa edilmiş müze ve konuk ağırlama binaları yine yöresel döşenmiş. Dağların ortasında bile engellileri unutmayan müze yönetimi Baksı’yı yılın müzesi olmaya taşıyan etmenlerden biri olmuş. Miro’nun Venüs heykelini bir yıllığına müzeye taşıyan ödül, sadece müze için değil ülkemiz için de çok değerli. Hüsamettin Koçan Baksı Müzesi’ni sürdürülebilir kılmak için pek çok çalışmayı bir arada götürüyor. Görüyorum ki hem kendi hikayesinin kahramanı hem de onu izleyen çocukların kahramanı olmasına çok az kalmış. Ülkemizde kültür, sanat adına çok az iyi şey oluyorken Baksı Müzesi’nin başarılı çalışmaları da dikkate alınarak desteklenmesi gerekliliğini ilgili otoriteye ve sanatseverlere bir kez daha hatırlatmak isterim.

Kaynak: Zaman

İLGİLİ HABERLER