Ödüllere doyamıyoruz…

Ali SAYDAM

Haziran’ın 14’ünde burada sözünü etmişiz. Ödül hika­yesinin suyu çıktı diye… Her şey fazlalığında, gereğinden çok ortalığa döküldüğünde değerinden kaybeder ya;…
PAYLAŞ

Haziran’ın 14’ünde burada sözünü etmişiz. Ödül hika­yesinin suyu çıktı diye… Her şey fazlalığında, gereğinden çok ortalığa döküldüğünde değerinden kaybeder ya; bu nedenle çok dik­katli olmak gerekir; ortada bir iletişim soru­nu vardır, diye düşünüyoruz…

İş dünyasında, bazı ödüllerin özellikle Avru­pa’nın çeşitli ülkelerinde pazarlama iletişimi adına aracılık yapan şirketlerin marifetiyle kolaylıkla kazanılabileceğini bilenler için “ödül haberlerinin” kayda değer bir tarafı yok. “Fazlalığı nedeniyle değerini yitiren” pek çok şey gibi ödüllerin de itibar üzerin­deki etkisi giderek azalıyor. O nedenle dik­katli olmak lazım. Yapılacak şey çok zor de­ğil aslında. Önce başvurulan ödülün itibarı üzerine çalışmak şart. Eğer o ödülü almanın onurunu yaşamak ve itibarınıza katma de­ğer getirmesini istiyorsanız, ödülü almadan önce onun derinlemesine iletişimini yapma­nızda yarar var…

Son bir iki ayda gelen ödül haberlerini bir hatırlayalım:

➞ Arçelik A.Ş., tasarım dünyasının en pres­tijli yarışmalarından biri olan Red Dot’ta beş ürünüyle ödüle layık görüldü.

➞ Türk Telekom, Global Telecoms Business Innovation (Uluslararası İş İnovasyonu) Ödülleri’nden iki ödülle birden döndü.

➞ Koç Üniversitesi Engelli Çocuk ve Ailele­rine Destek Merkezi (EÇADEM), Engelliler Günü’ne özel olarak hazırladığı “Dünyamı­zı Değiştirmek İçin Bir Gülümseme Yeter” tanıtım filmiyle NC Awards’da iki, Grand Prix Advertising Strategies ödüllerinde iki olmak üzere toplam dört ödüle birden layık görüldü.

➞ Türkiye’nin önde gelen dış kaynak CRM ve çağrı merkezi hizmet sağlayıcısı Teleper­formance ve Türkiye’nin e-ticaret ev sahibi Gittigidiyor, çağrı merkezi sektörünün en prestijli ödüllerinden Contact Center Wor­ld Awards’ın Londra’da düzenlenen EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölge finalin­den “En İyi Dış Kaynak İş Ortaklığı” katego­risinde ödülle döndüler.

➞ Tofaş, Güneş Enerjisinin Üretim Süreçle­rinde Doğrudan Kullanımı Projesi ile Avrupa Birliği (AB) tarafından, çevresel performansı yüksek şirketlere verilen AB Çevre Ödülleri Türkiye Programı kapsamında, süreç kate­gorisinde finalist ödülüne layık görüldü.

➞ Anadolu Sigorta’nın, kaybolan meslekleri hayata kazandırmayı amaçlayan “Bir Usta Bin Usta Projesi”, OSTİM Rotary Kulüpleri tarafından kurumsal alanda en iyi proje ödü­lüne layık görüldü.

➞ Bu yıl 4’üncüsü düzenlenen, Genç Türki­ye Zirvesi’nde verilen, Genç Türkiye Zirvesi Akademi Ödülleri’nin “Yenilikçi Teknoloji Şirketleri” ödülü TEMSA’nın oldu

➞ ASCENDUM kurumsal web sitesi, bu yıl 14’üncü kez düzenlenen Horizon Interactive Awards’ta “Responsive Mobil Design” kate­gorisinde “Silver Winner” ödülünün sahibi oldu.

➞ Türk bankacılık sektörünün genç ve yenilikçi oyuncusu Odeabank, uluslararası iş dünyasının en saygın ödül programla­rından Stevie Awards’ın Satış ve Müşteri Hizmetleri alanında düzenlenen ödül töre­ninde Bankacılık kategorisinde toplam beş ödüle layık görüldü. (Genel kanaat: Stevie Ödülü’nü Türkiye’de alamayan iletişimcile­ri dövüyorlar…)

➞ n11.com, iş dünyasının en prestijli ulus­lararası ödül organizasyonlarından Stevie Awards 2016’da üç ödüle layık görüldü.

➞ Sedes Holding bünyesinde faaliyet gös­teren yüzde 100 Türk sermayeli Gratis, ‘iş dünyasının Oscar’ları’ olarak nitelendirilen Uluslararası Stevie Ödülleri’nde, iki gümüş, bir bronz olmak üzere finale kaldığı üç ayrı kategoride uluslararası arenada söz sahibi markaları geride bırakarak toplam üç ödül aldı.

➞ IAB Türkiye tarafından düzenlenen ve bu yıl 6’ncı kez verilen MIXX Awards Türkiye Ödülleri sahiplerini buldu. “Dijitalin Oscar’ı” olarak kabul edilen MIXX Awards Türkiye Ödül Töreni, 24 Şubat 2016 Çarşamba akşa­mı Shangri-La Bosphorus’ta gerçekleştirildi.

➞ Fibaemeklilik’in kadın kanserlerine yö­nelik Pembe Kurdele projesi, Best Business Awards 2015 En İyi Kurumsal Sosyal Sorum­luluk Ödülü’nün sahibi oldu.

➞ İstanbul Atatürk Havalimanı ve İzmir Ad­nan Menderes Havalimanı’nda hizmet veren TAV Airport Hotels, uluslararası rezervas­yon ve seyahat portalı Booking.com tarafın­dan Guest Review Awards’e layık görüldü.

➞ Aygaz, Doğrudan Pazarlama İletişimcile­ri Derneği (DPİD) tarafından verilen DPİD Ödülleri’nde “Yerel Odaklı Satış Noktası İçi Promosyonel Aktiviteler” kategorisinde Tüpgaz segmentiyle “Aygaz’dan Market’e Market’ten Aygaz’a” projesi ile üçüncülük ödülünün sahibi oldu.

➞ Wyndham Grand İstanbul Kalamış Mari­na Hotel, global çapta yapılan denetimlerde, dünya çapında en üst segmente sahip olan 33 Wyndham Grand arasından birinci oldu.

➞ LG Electronics CES 2016’nın en iyisi onur ödüllerine layık görülen LG SIGNATURE G6 OLED 4K TV’ler ve LG SIGNATURE Buz­dolabı başta olmak üzere toplamda 55 ödül kazandı.

➞ Akıllı otobüs devrini başlatan TEMSA, pa­zara yenilikçi ürünler sunmasının karşılığını ödüllerle de alıyor. Londra’da düzenlenen etkinlikte Avenue I BUS’a bu yılın en yenilik­çi ürün ödülü olarak adlandırılan “2016 New Product Innovation Ödülü” verildi.

➞ Intel Türkiye’ye Stevie Uluslararası İş Ödülleri’nden üç ödül birden.

➞ Akkök Holding iştiraki Akiş GYO ve Grup bünyesindeki AVM’lere Stevie Awards’tan 13 ödül.

Adres olanak elimizde ne lazımsa var. Türki­ye’deki her türlü PR ajansı bu adresleri bilir. O ajanslardan temin edebilirsiniz.

II. ABDÜLHAMİD BU İŞİ BİZDEN İYİ BİLİYORMUŞ

rsmTürkiye’nin kendisini uluslararası arenada gerektiği ölçüde ifade ede­memesi, 15 Temmuz hain darbe girişimi sürecinde daha da belirgin bir şekilde ortaya çıktı. Biz burada canımızla uğraşırken Batı basını, “Dik­tatör Erdoğan”, “Fake (sahte) darbe girişimi”, “Türkiye’de medyaya karşı antide­mokratik uygulamalar” gibi başlıklarla işi darbeyi göz ardı ederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendi etki ve yetki alanlarını genişletmek istediğini yazacak kadar ileri götürdü… Resmi tarih anlayışı içinde bize karalanarak aktarılmış olan, 30 yılı aşan sadareti sırasında bir karış vatan toprağının yitirilmediği, bugün hâlâ izlerine rast­ladığımız pek çok reform hareketini saltanatı sırasında hayata geçirmiş olduğunu ancak çok sonraları öğrenme fırsatı bulduğumuz II. Abdülhamid’in iletişim konu­sunda neler yaptığını da yeni yeni öğrenme fırsatı buluyoruz…

Mabeyn kâtiplerinden Tahsin Paşa’nın notlarına göre, Sultan Hamid her sabah “Ti­mes”, “Temps”, “Kölnische Zeitung”, “Tribune”, “Standard” gibi İngilizce, Fransızca ve Almanca gazetelerin siyasî makalelerini günü gününe tercüme ettirip inceler, tepki verilmesi veya düzeltilmesi gereken haber ve yazıları işaretler ve bazı ünlü yerli ve yabancı yazarlara cevaplar yazdırarak o gazetelerde yayınlatırmış. Bunu Derin Tarih dergisi ya­yıncısı Mustafa Armağan’ın makalesinden öğreniyoruz… Bununla da yetinmeyen Ab­dülhamid, Avrupa gazetelerinin temsilcileri­ni saraya çağırır, onlara iltifatlar edip hedi­yeler takdim ettikten sonra, çıkan haberlerin düzeltilmesini rica edermiş.

Aleyhteki propagandasına son vermek için bir ara İngiltere’nin ünlü “The Times” gaze­tesini satın almaya dahi kalkıştığı söylenirmiş Sultan’ın. Neden vazgeçtiği bilinmiyor…

Gerek “Hazine-i Hassa” kayıtlarını incele­yenler, gerekse de çeşitli diğer araştırmaları inceleyenler Abdülhamid Han’ın “Osmanlı­ya hakaret” gerekçesiyle İtalya’da bir oyunu yasaklattığını ya da çok sayıda Batılı gaze­teciyi Osmanlı aleyhine yapılan Batılı propaganda ve psikolojik harp oyunlarına alet olmamaları için bir anlamda maaşa bağlamış olduğunu tespit ediyorlar… Hani CIA’in “embedded” (iliştirilmiş) gazeteciler diye adlandırdığı, Türkiye’de kendine bağlı medya mensuplarını “yetiştirme” stratejisini, Sultan Abdülhamid, saltanatı döneminde bu sefer memleket çıkarları için ters istikamette uygulamış…

Bugün yöntemler değişti. Ancak işin özü değişmedi. Yukarıdaki yöntemlerin ileti­şim bilimi çerçevesinde hayata geçirilme sisteminin adı artık Public Diplomacy…

Türkiye’nin en büyük zaaf içinde olduğu alan… Ancak 2010 yılında Cumhurbaşka­nı’nın emriyle koordinatörlük olarak kurulmuş. Oysa henüz ne bütçesi var ne de kadroları… ABD’nin sadece Pentagon içinde bu işe, yani ABD algısının dış ülkelerde yönetilmesi hususuna ve ABD yönetiminin tezlerinin ülke içinde kabulüne yönelik aksiyonlar için ayırdığı gizli ve açık rakamın yılda toplam 20 milyar doları bulduğu söyleniyor…

Peki biz ne yapıyoruz? Konuyu, birbirimizi “Algı yönetimi yapıyor bunlar” diye suç­layarak, aşağılıyoruz. Günün birinde “Algı Yönetimine” gerçekten ihtiyaç duyduğu­muzda da, çaresizlik içinde çırpınıp duruyoruz…

“Bir musibet bin nasihatten evladır” misali 15 Temmuz bir iki kıpırtıya ve “Algı Yö­netimine” ne kadar ihtiyacımız olduğuna dikkatlerimizi çekti…

Ekonomi Bakanlığı’nın çalışmalarını izleyin… Belki oradan bir tecrübe çıkar. Ener­jimizi, korku filmi gibi hazırlanmış, savaş davulları sesleriyle süslü, neye hizmet ettiği belli olmayan girişimler yerine, doğru yönlere teksif ederiz…

ALİ SAYDAM…

 

PAYLAŞ