Güler Sabancı’yı ağlatan konuşmacı

Sabancı Vakfı’nın 40’ıncı yılı. Son 3 yıldır vakfın desteklediği projelerin sonuçlarını paylaştığı Ekim Zamanı’nı dinliyorum.

Güler Sabancı, açış konuşmasında ekonomik gelişmenin toplumsal gelişmeye yansımadığına değiniyor. “İyi haberlere ihtiyacımız var. Başarılı örnekler artmalı.” diyerek aslında toplumsal bir çağrıda bulunuyor. Bu yıl Ekim Zamanı’nda moderatörlüğünü Şirin Payzın’ın yaptığı kadın, engelli ve çocuklara fırsat eşitliği sunan başarılı çalışmalara yer veren 3 panel tasarlanmış.

İlk panelde Karabiga ve Ödemiş Kadın, Çevre, Kültür ve İşletme Kooperatifleriyle çocuk gelin sorununa odaklanan Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği konuşuyor. Ödemişli kadınların çalışmalarına Arakne adını veren efsane beni benden koparıyor. Proje Antik çağda bir tanrıçayla dövüşerek yenen Lidyalı yani Ödemişli cesur kadına adanmış.

2’ci panelde Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği, Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Mardin Kadın İşbirliği Derneği’nin çalışmaları anlatılıyor. Dikkatimi devlet korumasında yetişen gençlerin okulda, işte ve katıldıkları her yerde ayrımcı bir dile maruz kaldıklarına vurgu yapıyor. Kendisi de devlet korumasında yetişmiş bir genç olan Abdullah Oskay, medyaya çağrıda bulunuyor. Münferit bir olumsuzluğun tüm devlet korumasındaki yurt ve çocuklara genelleştirilmesine isyan ediyor. “Bazı kelimeler yurt ve çocukla zaten yan yana gelmemeli.” diyor. Haklı mı, haklı!

3’üncü panelde tema, engelli ve kadın. Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği, Engelli Kadın Derneği ve Kadının İnsan Hakları ve Yeni Çözümler Derneği’nin temsilcileri duyabileceğim en duru Türkçe ile sorunlarla çözümlerini anlatıyor. Bu panelde Güler Sabancı’nın yanında oturuyorum. Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği Başkanı Süleyman Akbulut, “Bugüne kadar yanlış anlaşılmasın diyerek paylaşamadığım bir anımı aktarmak istiyorum.” diyor. “Babam ve annem Adana’da Sabancı şirketlerinde çalışır, evimizde Sabancı ailesi anlatılırdı. Aradan 40 yıl geçmesine rağmen hâlâ o günleri anarlar.” diyor. Aile büyüğü rahmetli Sadıka Sabancı’nın çalışanlarla yemekhanede yemek yediğini, sohbet ettiğini, İhsan Sabancı’nın hayatlarına nasıl zarafetle girdiğini anılarından çıkararak paylaşıyor. “Bugün 40. yılındaki vakıf, bu köklerin üzerinde yeşerdi.” diyor.

Rahmetli İhsan Sabancı, Güler Sabancı’nın erken yaşta kaybettiği babası. Duygusal bir an! Güler Sabancı’nın gözlerinden yaşlar iniyor. Sanırım vakfın çalışmalarındaki samimiyete tanıklık edebileceğim ender anlardan biri bu. O an bana gelince, sağlam durmaya çalışıyorum. Başarıyorum da! Başarıyorum çünkü aklımda böylesine değerli projelerin başladığı gibi devam etmesi var. Yürekli insanların başlattığı, vakfın can suyu verdiği projelerde işi başlatanlar bir gerekçeyle ayrılırlarsa ne olur? Sabancı Vakfı, Sabancı Üniversitesi ile yönetişim konusunda bir ardıllık programı başlatabilir mi? Evet, sahiden bugün iyi haberlere ihtiyacımız var.

Çek de yeteneğini görelim

PepsiCo Güneydoğu Avrupa Kurumsal İletişim Müdürü Didem Şinik ile derin bir sohbete dalmışız. Hemen yanıma gelen neredeyse 2 metrelik Amerikan futbolu giysili gençleri son anda fark ediyorum. Doritos severleri tüm dünya televizyonlarında yayınlanacak yeni reklam filmini çekmeye davet eden kampanya için gerilla çalışması yapıyorlar. Bu yıl bu davete Türkiye de dahil edilmiş. Bana gelen sayısız senaryodan bilirim ki her Türk gencinin gönlünde bir reklamcı yatar. İşte tam bu nedenle Hollywood’daki Universal stüdyolarında bir yıllık iş olanağı sağlayan “Doritos Crash the Super Bowl Dream Job” projesine dikkatlice bakmanızı öneririm. Kazanan çalışıma tüketicilerin oyuyla seçilecek. Hele siz eli yüzü düzgün bir iş gönderin, destelemesi bizden.

İşin büyük ödülü 1 milyon dolar! VAY diyesim geliyor. Ayrıca ikinciye 50 bin, sonraki 8’e de 25 bin dolarlık çekler hazırlanmış. Bir güzel ayrıntı daha; 10 finalist, Super Bowl XLIX’e katılmaları için Arizona’ya davet edilecek ve maçı kendilerine ayrılmış özel süitlerinden izleyeceklermiş. Sürpriz ise maç sırasında kimin reklamının yayınlanacağını öğrenmeleri. Ödülü, süreci ve gerillasıyla iyi örülmüş bir kampanya. Dilerim bizden giden işler kazanır. Ayrıntılı bilgi www.doritos.com adresinde. Başvurular için son tarih 9 Kasım 2015. Haydi reklam filmini çekin de bugüne değin iddialı olduğunuz alandaki yeteneklerinizi görelim.

İstanbul’a memleketten vali geldi

Okulun ilk günü demir parmaklıklardan atlayarak Malatya Vali Konağı’nın bahçesindeki gülleri nasıl kopardığını ancak yine aynı yoldan çıkarken okulda giydiği tek ceketi nasıl boydan boya yırttığını en az 50 kere eşimden dinlemiştim. Geçtiğimiz yıl köşe yazarı arkadaşlarımla o dönem Malatya Valisi olan Vasip Şahin ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın davetiyle gittiğimizde bizi evinde ağırlayan Vasip Şahin’e de şu eşimin bitmeyen gül hikayesini anlattım. Çok geçmedi, konağın en güzel güllerinden bir demet hazırlanarak getirildi. Geçmişin anısını yâd etmek için o gülleri İstanbul’a getirdim. Hâlâ saklarım.

Malatyalı İşadamları Derneği MİAD’ın 55. aylık toplantısının onur konuğu tayini henüz İstanbul’a çıkan Vasip Şahin oldu. Söz alanlar Vali Şahin ile ilgili düşünce ve anılarını dile getirdiler. Eğer zaman olsa da söz alsaydım, eşimin askerlik gibi hiç bitmeyen gül aşırma hikâyesini eşi hanımefendiyle nasıl hoşlukla bitirdiklerini, köşe yazarı dostlarımla geçtiğimiz yıl Malatya Valiliği himayesinde yapılan Kristal Kayısı Festivali’nde Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır ile konuklarımıza nasıl unutulmaz bir Malatya anısı yaşattıklarını söyleyecektim. Teşekkürler Sayın Vali’m, İstanbul’a hoş geldiniz.

Kaynak: Zaman

İLGİLİ HABERLER