Gelecek geldi mi acaba?

İnterneti iş odaklı olmaktan çıkarıp günlük yaşamın içinde kullanılabilir kılan yeni arayışlar sonuçlarını vermeye başladı.

Mesajlarınızı alan şık akıllı bileklikler, bebeklerin ısı ve hareketlerine duyarlı sezgisel giysiler, cep telefonlarını şarj edebilen estetik kâseler, “Haydi yavaşladın hızlan” deyip dinlediğiniz müziğin ritmini artıran, 2 saat sonra toplantın başlıyor, annenin doğum günü için çiçek göndermek istersen yolunun üstünde uğrayabileceğin çiçekçinin adresi şudur.” deyip sanal dünyadan hakkınızdaki bilgileri toplayan, üstüne bir de kendi kendini şarj edebilen kulaklıklar ve daha pek çoklarını uygulamada görmeye başladık bile. Intel RealSense ve Nuance Dragon Assistant teknolojileri senaryo Oscar’ını alan “Her” filminin gerçek versiyonları olabilir mi? Intel CEO’su Brian Krzanich’ın, “Giyilebilir cihazlar bugün her yerde değil çünkü henüz gerçek ihtiyaçlara çözüm getirmiyorlar ve henüz yaşam tarzlarımızla bütünleşmiş değiller.” saptaması filmdeki aşamaya henüz gelmediğimizin küçük bir kanıtı olabilir. Ancak Intel yönetimi bugün değilse de yakın mesajını veriyor.

Ayşegül İldeniz sekiz ay önce Intel Yeni Teknolojiler Bölümü Dünya Başkan Yardımcısı olarak Silikon Vadisi’ne giderken bizi her gün şaşırtan internet teknolojisinin gelecekte bildiğimiz kullanım şeklinden çok daha farklı amaçlarla hayatımıza gireceğinden söz etmişti. Çok geçmedi, Uluslararası Tüketici Elektroniği Fuarı CES’de lüks perakende devi Barneys, Amerika Moda Tasarımcıları Konseyi ve Opening Ceremony ile işbirliği yapıldığı, yakında akıllı bilekliğin piyasaya sunulacağı açıklandı. Haberin teknolojinin geldiği yeri anlatıyor olmasının yanı sıra işbirliği yaptığı lüks perakende devi Barneys ve ünlü moda markası Kenzo’nun genç tasarım atölyesi Openning Ceremony ile yaptığı iş ve stratejik ortaklığının gerisini okumak lazım.

Farklı uzmanlıklarla iş ortaklığı yapmak

Ayşegül İldeniz, internetin akıllı da olsa bildik cihazlardan çıkarılıp estetik kılıflara sokulmasının gereğinden söz ediyor çünkü ne kadar işlevsel olursa olsun insanların tasarımlı ürünleri üstlerinde taşımayı istediklerini söylüyor. Lüks ürünlerin perakendecisi Barneys ve Oppening Ceremony işbirliği işin nereye gittiğini gösteriyor. Kaldı ki Amerika Moda Tasarımcıları Konseyi de giyilebilir teknoloji alanına odaklanan Intel ile bir araya geldiğine göre yakında mikroişlemcileri her yerde göreceğiz demektir.

Yeni geliştirilen ve ‘içine bilgisayar yerleştirilen mikroişlemci’ olarak tanımlanan Edison’un geleceği şekillendireceğinden söz eden Ayşegül İldeniz 2025’te 50 miyar cihazın birbirleriyle konuşacağını, henüz giyilebilir teknolojiler konusunda ikna edici olmaya çalıştıklarını söylüyor. Intel’de 4000’den fazla doktoralı mühendis ‘giyilebilir’ teknoloji üzerinde çalışırken İldeniz’in yakın çalışma arkadaşları iPhone’un mucitlerinden Michael Bell, Oakley markalı gözlüklerin ünlü tasarımcısı Hans Moritz ve Ar-Ge’den sorumlu Steve Holmes. Ayşegül İldeniz, Intel CEO’su Brian Krzanich ile 2 haftada bir toplantı yaptığını, bunun da çok geliştirici olduğunu söylüyor. Bütün bu çalışmaların geleceğin günlük yaşamın moda ve keyif tarafını biçimlendireceği çok açık ancak beklenti yasa dışı suç alanlarında da önleyici, caydırıcı çözümler üretmesi. Umarım ki İldeniz ile bir sonraki karşılaşmamızda Edison’un daha güvenli bir dünya için ürettiği teknolojiyi konuşuruz.

Rekabette fiyat avantajı sağlayan açılımlar

Geçtiğimiz kasım İmam Altınbaş, Seyfettin Koçak ve Kasım Külek Öz’ün ortak oldukları Else Addis Industrial Development ve Omo Valley Farm Cooperation’un davetiyle Etiyopya Omo Vadisi’ne gitmiş, pamuk ekimine hazırlanan çalışmalarını görmüştüm. Aradan 8 ay geçti. Bu kez de Omo Vadisi’nde hangi aşamaya geldiklerini dinlemek üzere İmam Altınbaş ve Seyfettin Koçak ile bir araya geliyoruz. Çalışmalar doğa koşullarından ötürü biraz ötelendiyse de iki ay sonra ilk hasat alınacakmış. Ortaklığın Omo Vadisi’ndeki pamuk ekim ve arazi açma işlemleri eşzamanlı süregiderken Etiyopya Devleti ülkeye en çok katkıyı sağlayan şirketlere verdiği “Performansı En iyi Yabancı Yatırımcı Ödülünü” 2013’teki çalışmaları için Else Adiss Development’a vermiş. Ödülü almalarında Omo Vadisi’ndeki köylülere iş vermeleri, 200 dönümlük araziyi köylerdeki hanelere bölüştürerek ekip-biçmeyi öğretmeleri etkin olmuş.

Seyfettin Koçak Etiyopya’da iş yapıyor olmanın pek çok avantajı olduğunu söylüyor, “Türkiye’de arazi iyileştirme için dönüm başına 700 dolar ödeniyorken bu rakam Etiyopya’da 100 dolar.” diyor. Omo Valley Farm’ın bölgedeki iş makinelerinin sayısı 120’ye çıkmış. Bu büyüklük bölgede tarım yapan diğer şirketler için de değerlendirilebilir gözüküyor. Koçak, “Etiyopya devleti Omo Vadisi’nde Katar Emirliği’ne tarım arazisi verirken bizden hizmet alınabileceği tavsiyesinde bulunulmuş.” diyor. Bu Else Adiss Development için başka iş fırsatları da demek.

Omo Valley Farm’a verilen 500 bin dönümün arazinin şimdiye değin 40 bin dönümü ıslah edilmiş, 6 bin dönümü ekilmiş. Bölgeden yılda iki hasat alınabildiğini, ekim ayında ilk hasadın faturası kesilecek. Ticari açıdan üretim ve satış rakamları oldukça büyük ve üzerinde Afrika pamuğu damgası da ürünü çok daha değerli kılıyor. Dünya devi H&M de 10 yıllık pamuk üretimini kapatmak istemiş.

İmam Altınbaş, Türkiye’den çiftçileri pamuk üretimi için Etiyopya’ya davet ediyor. Tek şart hasadın Omo Valley Farm’a satılması. Etiyopya iş fırsatlarıyla çok cazip bir ülke. Önden giden Türk işadamlarının oluşturduğu olumluluk şimdi gidecekler için referans oluşturuyor. Dünya rekabetinde fiyat avantajı sağlayacak olan bu fırsatlar dikkatlice değerlendirilmeli.

Kaynak: Zaman

İLGİLİ HABERLER