Fikir geliyorum dedi!

Akçansa’nın yedinci kez gerçekleştirdiği “Betonik Fikirler” yarışmasında bu yıl geçmiş yıllardan çok daha fazla umutvar oldum. Mimarlık, mühendislik ve pazarlama disiplinlerinden gelen öğrencilerin birbirinden başarılı projelerini seçerken jüri üyeleri epey zorlandı…

“Fikir geliyorum demez” me­sajıyla duyurusunu yaptı­larsa da şahsen ben, beton gibi hiçbir cazibesi olmayan renksiz bir ürünün bir orga­nizma gibi şekilden şekle girerek nasıl can­landığına birebir tanıklık ettim. Şöyle ki: Son dönemde “Kronik Jüri Üyesi” tanımına uya­cak kadar çok “üniversiteler arası yarışmada” jüri üyesi olarak değerlendirmede bulunuyo­rum. “Betonik Fikirler” de çok kez üst üste jüri değerlendirmesi yaptığım yarışmalardan biri. Aslında deneyimlerimi paylaşıyorum gibi gözüküyorsa da daha çok gençlerden öğ­reniyorum. Akçansa’nın yedinci kez gerçekleştirdi­ği “Betonik Fikirler” yarışmasında bu yıl geçmiş yıllardan çok daha fazla umutvar oldum. Mimarlık, mühendislik ve pazarla­ma disiplinlerinden gelen öğrencilerin bir­birinden başarılı projelerini seçerken jüri üyelerinin epey zorlandığını söylemeden geçemeyeceğim.

Finale kalan takımları pür dikkat dinle­dik. Projelerin uygulanabilirliği, ticari bir çıktısının olması ya da sosyal sorumluluk projesi olarak dikkate değer bulunması se­çimimizde etkin kriter oldu. Başta Endüstri Sektörleri Başkanı Mehmet Hacıkamiloğlu ve Genel Müdür Umut Zenar olmak üze­re tüm Akçansa yönetim takımının hazır bulunması kurumun Betonik Fikirler ya­rışmasına verdikleri önemi göstermesi açısından önemli. Kaldı ki giderek artan yarışmacı sayısı öğrenciler tarafından projenin ne denli önemsendiğinin de gös­tergesi. Üniversiteler arası yapılan bu ya­rışmaların öğrencilere ciddi bir deneyim kazandırdığının farkındayım. Beton, çi­mento gibi hem dar hem de sektör olarak sınırlı sayıda şirketin bulunduğu bir alanda Betonik Fikirler önemli bir boşluğu doldu­ruyor. Projenin mesleki anlamda katma değerini de gördüğümden yarışmanın bü­yüyerek devamını dilerim.  

Ürünleri Sıradanlıktan Gençler Çıkaracak

Süper Lig’de bu yıl şansı iyi gitmedi ama Trabzon’dan farklı bir alanda şampiyon çıktı. Yıldız Holding’in üniversiteliler için düzenlediği en parlak fikir yarışması [email protected]üs’ün beşincisinin şampiyonu Karadeniz Teknik Üniversitesi oldu. 129 farklı üniversiteden 2 bin 38 takım ve 6 bin 114 öğrencinin başvurduğu ve bu yıl rekor kıran yarışmada birbirinden güçlü pazarlama ve ürün fikri kıyasıya yarıştı. Her yıl farklı bir Yıldız Holding markasının himaye ettiği yarışmada bu yıl gençler Cafe Crown için çalıştılar. KTÜ’den Lusty adıyla yarışmaya katılan takım sıra dışı bir yaklaşımla aklımızı açan “Café Crown Cold” projesiyle ipi göğüsledi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi birinci, Bahçeşehir Üniversitesi ikinci olurken üçüncülüğü Özyeğin Üniversitesi’yle Bilkent Üniversitesi paylaştı. Bu yıl ikinci kez jürisinde yer aldığım [email protected]üs’ü değerli kılan bir diğer konu Yıldız Holding Yö­netim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker’in de jüride bilfiil baştan sona yer alması. Her takımı dikkatlice dinleyen Ülker’in finaldeki takımlara ilişkin değerlendirmesi şöyle oldu: “Geleceğe yatırım yapmak, gençlere yatırım yapmak demek. Fikir­lerini projeye dönüştürüp milyonlarca öğrenci arasından yarışmaya başvur­mak bir cesaret göstergesi. Dinlediğim projeler beklentilerimin çok üzerinde.” pladis, Yıldız Holding’in satış ve dağı­tım şirketindeki yeni yapılanması. Yeni yapılanmanın Bölge CEO’su Mehmet Tütüncü de yarışmanın önemine iliş­kin değerlendirmesinde, “Öğrencilere global yapımızı tanıtma fırsatının yanı sıra, iş hayatına atılmadan önce gerçek bir pazarlama deneyimi yaşatmış ol­duk. Bu deneyimle kalkınmanın temel dinamiklerinden olan inovasyon kül­türüne de katkı sağladığımızı düşünü­yorum” diyor. Dedim ya “üniversiteler arası yarışmaların kronik jürisi” olarak bu paylaşımların hem yarışmacılar hem de kurumlar ve hatta jüri üyeleri için katma değeri çok yüksek.

Bir Ümit Yıldızı Ve Soma Artisans

Şık bir Beymen paketinde geldi küçük mavi bez çanta. Berabe­rinde Genel Müdür Elif Çap­çı’nın ıslak imzalı mektubuyla… Gön­derisinin amacını açıklayan metinin en çarpıcı cümlesi Edward de Bono’dan “Bütün yıldızlar sönse ve her şey kararsa, insanın ruhunda tek bir yıldız parlamaya devam eder, bu ümit yıldızıdır.” Somalı kadınlarla ilgili bir metaforun parçası bu cümleler. Genel Müdür Çapçı, Amerikalı sivil top­lum örgütü “The Poverty Alleviation Fund” ve Anatolian Artisans’ın desteğiy­le “Soma Artisans”in hayata geçirildiğini ilettiği mektubunda Somalı 25 kadının el emeğiyle üretilen zarif ürünlerin Bey­men’lerde satışa çıkarıldığını ve çok ya­kında Beymen.com’da da satılacağını bildiriliyor. Büyük kayıp sonrasında “So­ma’da hayat devam ediyor” mesajını al­dığım bu kadın girişimine katkı vermek üzere siz okur dostlarımızı Beymen’lere Soma Artisans standına davet ediyorum

İLGİLİ HABERLER