Dünyayı çocukların gözünden görmek!

Ali GÜRAK

Bulutlara bakıp onların üs­tünde zıplamayı ya da pa­muk şeker gibi onlardan kopartıp yemeyi, gökyüzüne baktığınızda ayın ucunda oturup bacaklarınızı sallamayı…
PAYLAŞ

Bulutlara bakıp onların üs­tünde zıplamayı ya da pa­muk şeker gibi onlardan kopartıp yemeyi, gökyüzüne baktığınızda ayın ucunda oturup bacaklarınızı sallamayı düşünmek size çok mu uçuk geliyor? Çocuklar daima yaratıcı fikirlere sahip, her şeyi daha güzel gören ve anı keyifli hale geti­ren dünyanın en masum varlıklarıdır. Çocuklar az şey bilir belki ama o bildikleriy­le yarattıkları müthiş bir dünya vardır. Hırs­tan uzak, tertemiz ve masumiyetle dolu.

İyi çocukların dileği daima kabul olur

Bir çocuğun yüzüne bakmak, onun gözle­rindeki ışığı görmek, küçük mutluluklarıyla mutlu olabilmek…

Umuttur çocuk olmak, hep bir umut. Gele­ceği düşünmez ama alacağı arabanın veya bir oyunun hayalini kurar, buna inanır ve iyi bir çocuk olursa bunun hemen gerçekle­şeceğini düşünür. Öyle de olur sonucunda. Hayat bu kadar masum değildir evet ama dünyaya çocuk gözüyle bakarsanız her şeyi daha basite indirgeyebilir ve ulaşamayacağı­nız değil de gerçekliğe daha yakın isteklerde bulunuyor olabilirsiniz.

Ulaşabileceklerinizi istemek sizi her zaman daha mutlu edecektir. Çocukların gözünden hayat; aslında her zaman daha temiz, daha masum yani daha güzel bir dünya, kötülük­ten uzak, hırslardan uzak insanın özünü or­taya koyan bir dünya.

Bazen çocuk olmak gerek

Dünyaya çocukların gözünden bakmak için çocukla çocuk olmak gerek bazen. İş­ten güçten biraz olsun uzaklaşıp, sınırları­nı genişletmeli onlarla aynı yerden hayata bakabilmeli ve gerçekten biraz olsun çocuk olabilmeli insan.

Biraz da masalsı bir yaşam, çocukların gö­zünden dünyayı görmek! Her gece anne ve babalarının, bir varmış bir yokmuş şeklinde başladıkları hikayeleri dinleyerek uykuya dalan masumiyetin ta kendisi çocuklar dün­yayı nasıl kötü görebilir ki?

Alice Harikalar Diyarı’nda, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Rapunzel, Kırmızı Başlıklı Kız, Pinokyo ve dahası… Bu masallarla bü­yüyen çocukların dünyası da hep güzellik­lerle dolu ve sürekli mutlu beklentiler ve mutlu sonralarla bezenmiştir.

Çocukken her şey rengarenktir, dünya da bunun başında gelir! Hayaller vardır asla sonu olmayan ve karanlıkları bile aydınlık­lara çıkarabilen…

Çocuklardan öğrenmemiz gerekenler:

Çocuklara hep bir şeyler öğretilmeye çalı­şılır, ama bizimde onlardan öğrenmemiz gereken ve eksik kaldığımız konular vardır. Nedir peki bunlar?

  1. KEŞFETMEK: Hiç durmadan keşfederler, her şeye karşı bir merak duyar, her zaman yeniliklere açık olarak bunları öğrenmenin keyfini doyasıya yaşarlar.
  1. GÜVENMEK: Günümüz dünyasında güven oldukça zor kazanılan bir duygu fakat işte bazen çocuk olmak gerek dediğimiz konulardan birisi de bu. Sorgusuzca güvenmeli arkadaşına, kötülük düşünmeden yalnızca sevmeli tıpkı onlar gibi.
  1. HAYAL KURMAK: Asla ve asla hayal kurmaktan vazgeçmezler, yorulmazlar ve umutsuzluğa kapılmazlar. Sınırları olmayan bir düşüncenin içinde bu­lurlar kendilerini. Hayal kurmakla yetinme­meli, sonuna kadar inanmalı!
  1. GERÇEK OLMAK: Yine kendimizi zaman zaman soktuğumuz kalıplardan birisi olan sahtelik! Yalandan gülümsemek, istemeden mutlu gözükmek… Oysaki çocuklar yalnızca isterse güler, ister­se ağlar onları hiçbir şeye zorlayamayız çün­kü onlar her zaman gerçektirler. Bizim de olmamız gereken samimi ve içten olmaktır.

Çocukları dinleyin, onların söylediklerine kulak verin, zıplayın, oynayın, dans edin… Stresli ve keyifsiz zamanlarınızda onları iz­leyin ve her şeyden uzaklaşın. Onların dün­yalarının sizi içine almasına izin verin, emin olun ki sizi aslınıza döndürecekler!

Dünya daha renkli bir yer olsun diye…

Şöyle düşünsenize çay olmayan bir bardak­tan çay içip, boş bir tencereden misafirleri­ne (hayali) yemek paylaştırıp onlarla sohbet eden ve “Mmm çok güzel olmuş ellerine sağ­lık canım” diye misafirini seslendirip daha sonrasında da “Ne demek! Afiyet olsun şe­kerim” şeklinde cevap veren bir masumiyet dünyaya nasıl bakabilir? Siz de onlar gibi masum bakabilirseniz bu dünyaya her şey olduğundan kat be kat güzelleşecektir.

Çocukken hep büyümek, büyüdükten sonra da hep çocuk olmak isteriz. Bu düzen de­ğişmese bile masumiyetlerine inandığımız çocukların gözünden dünyaya bakmak her zaman daha farklı olacak.

Geçmişinize bir dönün ve çocukluğunuzu hatırlamaya çalışın. Hayatınızın en güzel hatıraları çocukluğunuzda saklı değil mi?

Buna cevabınız evet ise, o çocuğu hiçbir za­man içinizden söküp atmayın, hatta o sizin temeliniz olsun, kötü günlerinizde sığına­cağınız, destek istediğinizde size inanıp gü­venecek, hayal kurmak istediğinizde sizin yanınızda olacak ve en çok inanacak, cesa­retlenmenizi sağlayacak…

Bu konuda çocuğa yönelik çocuk odaklı pazarlama yapan birçok şirket var ancak benim favorim Disney. Sosyal medya he­saplarında tamamen çocuklara odaklı bir iletişim sürdürüyorlar. Bir bakıma dünyayı çocukların gözünden görüyorlar da diyebili­riz. Örneğin; Filmlerden akılda kalıcı sahne­leri alarak günlük yaşama uyguluyorlar. Ye­tişkinler için olduğu kadar çocuklar için de hafta sonu eğlenceli iki günden ibaret. Ye­tişkinlere hitap eden firmalar “bu hafta so­nunu dinlenmeye ayırın” derken, çocuklara hitap eden firmalar “bu hafta sonu hangi oyunu oynayacaksın?” diyor. Bu da çocuklar ile markalar arasında güçlü bağlar kurulma­sını sağlıyor. Çocuklar her gün sevdiği ka­rakterler hakkında bir şeyler bulabileceğini biliyor. Böylelikle markayla çocuk arasında bir ilişkiden çok bağ oluşmuş oluyor.

Yani dünyaya da o çocuğun gözleri ile bak­maya çalışın ki dünya daha yaşanası ve renkli bir yer olsun!

 

PAYLAŞ