Değişen tüketici alışkanlıklarını öngören kazanır

Geçen yazımda gelecek hakkında çok konuş­tum. Çok hızlı yükselen espor, değişen gelecek meslekleri ve hayatı bir günde değiştiren aplikasyonları örnek­leriyle anlattım. Hızlı değişebilen ve bi­linmesi zor bir gelecek bizi bekliyor. 30 yıl öncesinde fütüristlere sorulduğunda uçan arabalar, cebe sığan bilgisayarlar, holografik iletişim ve benzeri birçok tek­noloji odaklı gelişimler tahmin edilirdi. Şimdiyse fütüristlerin asıl kafa yordu­ğu alan değişen tüketici alışkanlıkları, ekonominin akışı ve küçülen dünyanın kaynak savaşları… Belki 30 yıllık tahmin olmasa da en azından yakın gelecekte bizi bekleyen değişimler için biraz araş­tırma yaptım. Değişimin en büyük öncü­sü olan sosyal ağların Türkiye etkisi için Statista.com’dan bazı raporlar ve istatis­tikler çektim. Trendler ile ilgili Forbes, Harvard Business Review ve ekonomi portallarında biraz makale aradım.

Önce istatistiklere bakalım ve sonra onları yorumlayalım. 2017 Q3-Q4 dönemine ait Türkiye sosyal ağlar kullanım istatistikle­rine baktığımızda en yüksek kullanım oranı (sosyal ağlarda yer alan kullanıcıların kullanma oranı baz alınarak) YouTube yüz­de 55, WhatsApp yüzde 50, Facebook yüzde 53 ile artan trend olarak sıralanıyor. 2018 için yeni dataya ulaşamadım ancak Facebook’un Instagram ile yer değiştireceği hatta bence yakın gelecekte tamamen anılmaya başlayacağını düşünürsek sırala­manın çok değişmediğini düşünüyorum. Peki, bu ne demek? Bu insanların en çok birbirlerini takip edip, konuşup, fikir ve aktivitelerini takip ettikleri ya da YouTube’dan ilgi alanı için özel videolar izlediği gerçeği demek. Aslında senelerdir anlat­tığımız “Word of Mouth” yani kulaktan kulağa pazarlamanın geldiği en gelişmiş nokta. İnsanların artık pazarlamada reklamı değil, çevre ve takipçilerinin fikirlerini dikkate aldığı kanıtlan­mış bir gerçek. Ve bu durum çok daha fazla etkili olacak. Yani bir günde markalar satış rekorları kırabilecek ya da bir günde boykot edilecek kadar düşebilecek

Kullanıcıları özel hissettirin

Dünyayı kasıp kavuran bir trend ve bir marka var. LOL bebekleri. Evet, çizgi filmi olmayan, aslına bakarsanız kapalı kutulardan ne çıkacağı belli olmaması dışında bir özelliği de olmayan bir oyun­cak. Ancak YouTube’da yer alan kapalı kutu açma videoları, Instagram’da pay­laşılan bulunması zor bebeklerin özel­likleri, sosyal platformda aksesuar ve bebek değişimi altyapısıyla şu an tam bir çılgınlık. Sosyal ağların paylaşım tarafı olmasa astronomik fiyatıyla satılamaya­cak bir oyuncakken, çocukların hatta ye­tişkinlerin kendini parçaladığı bir trend oluyor. Peki, bu bize neyi gösteriyor? Ürünlerimiz ve hizmetlerimiz mutlaka insanların birbirleriyle paylaşmasına değmeli. Kullanıcılara özel hissettirmeli. “Ben buldum”, “Ben kazandım”, “Ben bu şekilde yaptım” dedir­ten ürünler olmalı. Nintendo’nun sanal gerçeklik oyunu Poké­mon ile geçen sene nasıl yeniden doğduğunu hatırlayalım. Özel Pokémon’ları avlamak için insanların tüm dünyada yasak bölge­lere girdiği, araba kullanırken, oyunu oynarken yaptığı kazaları, çöl ortasında bile toplanmalarını hatırlayın.

Diğer önemli noktaysa WhatsApp… Dünyanın en direkt ve hızlı pazarlama aracı. Evet, dünyadaki tek yüzde 100 ölçülebilen ve yüzde 100 erişime sahip küçük pazarlama ağları. Hemen bir test yapalım. Telefonunuzun fotoğraf galerilerini açın. Fotoğ­raf galerinizi WhatsApp fotoğraf klasörü ile karşılaştırın. Ara­larında ürün, kıyafet, hizmet, manzara, otel ve TV gösterisi oranlarına bakın. Aile, eğlen­ce, kültür ve deneyim merkezimiz Imagineer Kids’de birebir etkilerini yaşıyoruz. Girişte bir pazarlamacı olarak sürekli “Bizi nereden duydunuz” diye soruyoruz. TV reklamları, radyo, Instagram, dergi ve haberler yer alıyor. Ama en büyük paylardan biri belki de boşluk doldurma şeklinde sormasak farkına varma­yacağımız WhatsApp grupları. Her okulun, okuldaki her sınıfın birer anne WhatsApp grubu var. Birbirlerine çocukla gidilecek yer­leri anında haber veriyor, sevdikleri ürünleri anında gönderiyor ya da zararını gördükleri markaları hemen ifşa ediyorlar. Birebir pazarlama… Her sitenin, her arkadaş gru­bunun konuşma alanları var. En hızlı pazarlama dünyası. Aslın­da CRM’in, doğrudan pazarlamanın, kulaktan kulağa pazarla­manın geldiği son nokta bu.

YouTube herkesin spiker olduğu bir dünya

Ve YouTube… Herkesin kendi kanalının sahibi ve spiker olduğu bir dünya. Artık ticarette oyuncağın kendisinden daha önemli olan o oyuncağın kutusunun açılma videosu olduğunu biliyor musunuz? Evet, çocuklar oyuncağı almak yerine hipnotize bir şekilde başka bir çocuğun YouTube üstünde o oyuncağı ilk açma videosunu izlemesi çok ilginç gelse de aslında konunun ana fik­ri bu. O ilk oyuncağın kutusunu almak ve açmanın heyecanını paylaşmak. Çocuklar için keşfetmenin o büyüsü… Bilgisayar oyununu oynamak yerine nasıl oynandığının videosunu izlemek esporun bu kadar hızlı gelişmesinin nedenleri arasında. Çok kısa sürede Türkiye’de espor arena savaşlarını izleyeceğiz. Kısa süre içerisinde yaklaşık 8’e yakın yeni mekanımız olacak. Canlı canlı karşılaşmalar izlenecek. Son olarak Organize İşler 2 filminin viz­yona girmesinden sadece 3 hafta sonra Netflix’de yayınlanması bu değişimin hangi boyutlara geldiğini anlamamız için iyi bir ör­nek olacaktır. Ya da internette en çok sorulan soruların başında “Netflix’den tavsiyesi olan var mı?” sorusu…

Klasik internet reklamları etkisi azalacak

Bahsettiğim gibi Forbes ve benzer referans iş dünyası portalları­nın “2019’da bizi pazarlama alanında neler bekliyor” yazılarına baktığımızda açıkçası çok da farklı ya da şaşırtıcı bir öngörü gör­medim. Bence takipçi kirliliği ve orantısız paylaşım nedeniyle so­nuna yaklaştığımız influencer marketing hâlâ yükselişte görünü­yor. 15 senedir terim haline gelen deneyimsel pazarlamanın bile yeni bir şeymiş gibi gösterildiği dolu makale var. Ama aralarından seçtiğim 2 tane kilit noktayı paylaşacağım. Pazarlama araçlarının büyük bir bölümü internet reklamlarından geliyor. Bannerlar, pop-up reklamlar ve alt bant reklamlarına çok para harcıyoruz. İlgi alanlarına göre artık karşımıza daha net çıkıyor. Evet, çok et­kililer ama sonu geliyor. Nasıl mı? Şu anda internet kullanıcıları­nın yüzde 30’u AdBlock yani reklam önleyici kullanmaya başladı bile. Bu da hedeflediğiniz kitlenin şimdiden yüzde 30’unu kaybet­tiğiniz anlamına geliyor. Bu oranın yakın zamanda yüzde 50’lere ulaşılacağı düşünülüyor. Yani artık klasik internet reklamları et­kisi azalacak. Bu da az önce bahsettiğimiz daha butik, kulaktan kulağa ve dar network’lerde in­sanlar arası paylaşımların değerini gösteriyor. Nielsen 2015 araştırmasında insanlar en çok güvendikleri reklam araçlarını şöyle açıklıyor: Tanıdıkları kişiler, ürün yorumları, editoryal sayfalar ve markalanmamış bloglar…

Markalar acilen Chatbot yatırımı yapmalı

Son bilgiyse yükselişte olan chatbot’lar. Yani hemen hemen her sorunuza yanıt verebilen robotik marka temsilcileri. Siz bir robotla bile konuştuğunuzu anlamadan size anında cevap veren online yazılımlar. Aslında her markanın acilen yatırım yapması gereken bir alan. Çünkü sosyal medyanın yükselişiyle 100 kişilik bir sosyal medya departmanı bile kursanız cevaplayabileceğinizden çok soru, cevap ve yorumla karşı karşıyayız. 2019’da hız çok önemli. Hız içinse chatbot’lar kilit nokta. Ayrıca chatbots yazılımını yaparken gelebilecek so­rular ve yorumlar için o kadar iyi ve detaylı hazırlanıyorsunuz ki zaten CRM hatalarının yüzde 70’ini iş başlamadan düzeltmiş oluyorsunuz. Değişen dünyada hâlâ belirsizlikler çok ama arada yakaladığım ipuçlarını sizle paylaşmaya devam edeceğim. Hiçbir zaman pazarlama dünyasının geleceği bizlere bir haritada veril­meyecek ama ipuçlarını yakalamak bizim görevimiz.

İLGİLİ HABERLER