Çocuklar için denetim tasarlamak!

Deneyim tasarımı artık iletişim kurgularında başrole oturmuş durumda. Özellikle de dijital hiz­metlerin yaygınlaşması ve dijital dönüşümün tüm sektörleri etkisi altına almasıyla deneyim tasarımı faktörü pazar­lama kampanyalarının ürün ve hizmet konum­landırmalarının kilit noktasına evrildi.

Müşteriler artık kendi alışkanlıklarına, kendi değerlerine ve önceliklerine uygun tasarımlara ve kullanım deneyimine yönelirken yetişkinlere dair standartlarını oluşturan deneyim tasarımı uzmanları şimdi yeni bir problemi çözmek zorun­dalar: Çocuk kullanıcılar.

Çocukların artık çok önemli bir tüketici kitlesi olduğunun hepimiz farkındayız. 80’lerden itiba­ren yükselen kids marketing kavramının önemi bugün artık zirveye ulaşmış durumda. Bu kavram ilk döneminde, ebeveynleri çocukları için en iyi ürün ve hizmetleri satın almaya teşvik eden bir bakış açısı olarak ortaya çıktıysa da bugün artık dev şirketlerin, uluslararası markaların hepsi doğrudan çocukları kullanıcıları arasına katmak için yarışıyor.

Bu sayede hem ebeveynlere çocukları için alışve­riş yaparken kendi ürünlerini satmayı hedefler­ken hem de orta ve uzun vadede yetişkin bireye dönüşecek çocukları kendi marklarına bağlamayı planlıyorlar. Dev markalar bu çocukların sadece 10 sene sonra markanın yetişkin müşteri kitlesi­nin arasına gireceğini iyi biliyor.

Dolayısıyla çocuklar için deneyim tasarımında hem markalar çok başarılı işler çıkarıyor hem de çocuklar kendilerinden beklenmeyecek kadar bü­yük bir hızla markaların kullanıcısına dönüşüyor.

Öyle ki bugün hepimiz 2-3 yaşındaki küçük bir çocuğun eline tablet veya akıllı telefon alıp You­Tube’u kullanarak çocuk şarkıları ve çizgi filmler seyretmesini şaşkınlıkla izleyebiliyoruz. Çocukla­rın dokunmatik ekranı sanki doğuştan gelen bir içgüdüyle kullanması video oynatıcının “next” tu­şuna basarak yeni şarkılara ve çizgi filmlere ulaş­malarını seyretmek ve bunu büyük bir bilinçle yaptıklarına şahit olmak her yetişin için şaşırtıcı bir deneyim. Ancak bu artık dünyanın gerçeği ve arkasında çocuklar için de özenle hazırlanmış de­neyim tasarımı kurguları yer alıyor.

Bir yaş bile önemli

Çocuk kullanıcılar söz konusu olduğunda dene­yim tasarımını alt yaş bileşenlerine bölme zo­runluluğunu akılda tutmak gerekiyor. Öyle ki 35 ve 40 yaşındaki iki farklı yetişkin kitleye yönelik tasarım kurgusu hazırlarken aradaki beş yaşın bu bireyler arasındaki farka çok büyük etki etmedi­ğini tahmin etmek zor değil.

Ancak çocuklar için durum tam tersi. Pazarlama kampanyalarında ürün ve hizmet tasarımında hedef kitle çocuklar olduğunda değil, beş yaş bir yaş bile çok önemli bir fark anlamına geliyor. Bu noktada çocuk gelişimi konusunda çok detaylı bilgi sahibi olmak büyük önem taşıyor.

Örneğin iki yaşındaki bir çocuğun parmaklarını kullanmak konusunda yeterince kontrol sahibi olamadığı ama üç veya dört yaşındaki çocukların artık ustalıkla kalem tutacak seviyeye yaklaştığı gibi detayları hatırlamak gerekiyor. Veya çocuk­lar için bir web sitesi tasarlıyorsanız üç yaşındaki çocuklar için dokunmatik ekranda iri ve renkli simgelerle menü başlıkları hazırlamanın yeterli olmayacağını bu menülere çocukların dikkatini çekecek cıvıl cıvıl dikkat çekici ses bileşenleri ek­lemek gerektiğini hatırlamalıyız.

Öte yandan aynı menüyü 5-6 yaşındaki çocuklar için tasarladığımızda, ses konusu rahatsız edici olabilir ve çocuklar bu “gürültülü” siteden kısa sürede rahatsız olup çıkmak isteyebilir. Zira üç yaşında dünyayı ve çevresindeki sesleri hâlâ keş­fetme sürecindeki bir çocuk için sesler çok cez­bediciyken, 5-6 yaşındaki çocuklar için seslerin keşfi artık önem sıralamasında çok daha aşağıya inmiştir.

Çocuklar için deneyim tasarımı kurgulayan uz­manlar bu konudaki bulguları ışığında çocukları üç ayrı hedef kitleye ayırmayı tavsiye ediyor. Bun­lar 3-5 yaş aralığı, 6-8 yaş aralığı ve 9-12 yaş ara­lığı. 3 yaşından önceki çocuklar henüz kullandığı ürünün veya hizmetin diğer ürün ve hizmetler­den farkını anlayabilecek ayrım yetisine sahip de­ğiller. Dolayısıyla, doğrudan çocukların kullanımı ve çocukların seçimi söz konusu olduğunda hedef kitlenin başlangıç yaşı üçe çıkıyor.

3-5 yaş arasındaki çocuklar için tavsiye edilen deneyim tasarımı kurgularında bu çocukların az gelişmiş motor becerilerine uygun öğelerin yer aldığı dikkat çekiyor. Daha büyük ve daha renkli imgeler, daha büyük butonlar, daha büyük font­lar, daha büyük animasyonlar…

6 ve 8 yaş arasındaysa iş biraz değişiyor. Bu çocuk­ların artık okuma becerilerini kazandığını dikkate alarak dikkatlerini çekecek anlamlı kelimeleri,

büyük fontlarla ve doğru yönlendirmelerle kul­lanmak yararlı olabiliyor. Öte yandan bu yaş ara­lığındaki çocukların önüne hâlâ “üye ol, gönder, geri git, form doldur” gibi kavramları çıkarmamak gerekiyor. Bir video oyununa giriş yaparken çocu­ğun kendine bir kullanıcı adı seçmesi gerekiyorsa bunu “kullanıcı adı” terimi yerine,“takma ad” gibi çocuğun açıklama okumak zorunda kalmayacağı, kendini anlatan başlıklarla yapmak daha başarılı deneyimler ortaya çıkarıyor.

9 ve 12 yaş aralığındaki çocuklar içinse artık yetiş­kinlere yaklaşan tasarımlar düşünülebilir ancak bu çocukların küçük metinleri okuyabilmesi, ince detayları kullanabilmesi onların her içeriği netçe ayırt edebileceği anlamına gelmiyor. Çocukları hâlâ anlaşılabilir ve net ifadelerle yönlendirmek, yanlış anlamaya neden olabilecek özensiz tasa­rımlardan uzak durmak bu yaş aralığını hedef alan deneyim tasarımının ana mottosu olmalı.

Ebeveynleri unutmayın

Çocuklar için ürün ve hizmet tasarlarken, elbette ebeveynlerin ihtiyaçlarını ve endişelerini de göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır. Ebeveyn-lerin gürültülü bir web sayfasının sesini ekrana tek dokunuşla kısabileceği ve tekrar açmak için belki çift tıklamayı mecbur bırakacak bir tasarım, söz konusu web sitesinin ebeveynler tarafından takdir edilmesine neden olacaktır.

Çocuğu evde gürültülü şekilde tabletten şarkı dinleyen bir babaya aniden önemli bir telefon geldiğini ve şarkının sesini hızla kısmak gerekti­ğini düşünün… Ebeveyn o şarkının sesini kısmak için tabletle boğuşmak zorunda kalırsa kısa süre sonra web servisinize karşı olumsuz görüşleri tavan yapacak ve çocuğunu o siteden uzaklaştır­mayı düşünmeye başlayacaktır. Dolayısıyla kids marketing açısından deneyim tasarımı yapmak söz konusuysa ebeveynlerin varlığını da göz ardı etmemeliyiz

Ürkütücü içeriklere geçit yok

İçerik konusu da deneyim tasarımı konusunda en önemli konulardan biri. Çocuklar için butonlar, menüler, web ara yüzleri, oyun ve oyuncak tasa­rımları yaparken çocukların ruh hallerini ve psi­kolojilerini göz önünde bulundurmalısınız.

Şiddet, kan, korkutucu öğeler içeren detaylar hem çocukların psikolojisini olumsuz etkileye­cek hem de ebeveynlerin tasarımcılara tepki gös­termesine neden olabilir. Bu konuda çok hassas olmalı, ürkütücü görüntü ve seslerden kesinlikle uzak durmalısınız.

İLGİLİ HABERLER