Çalışan sadakatiniz kapıda kalmasın

Özgür ŞAHİN

Uzun yıllar önce çalıştığım bir firmada giriş çıkışlar için kapıya parmak okuyucu sensör konulmuştu. Tabii ki amaç giriş çıkışı kolaylaştır­mak…
PAYLAŞ

Uzun yıllar önce çalıştığım bir firmada giriş çıkışlar için kapıya parmak okuyucu sensör konulmuştu. Tabii ki amaç giriş çıkışı kolaylaştır­mak değil kimin kaçta geldiğini, ne kadar kalıp, ne zaman çıktığının kaydını tutabil­mekti. Sağ olsun sensörü yapan firma içine bir sesli yanıt sistemi eklemiş, eğer parmak iziniz doğruysa cihaz size teşekkür ediyor ve kapı açılıyordu. Bir sabah yine kapıdayız, bir arkadaşım parmak izi kabul edilip sen­sörlü kapı teşekkür ettiğinde dönüp bana hiç unutmadığım o sözü söylemişti: “Biliyor musun Özgür, uzun yıllardır bu şirkette ça­lışırım, bugüne kadar ilk defa bu kapı bana teşekkür etti.”

Ülkemizde ne yazık ki pek az firma çalışan­larını önemser, hizmetlerinin karşılığını bir şekilde zaten ödediğini düşünür. İnsani ve vicdani bir mesele olmanın dışında ti­cari de değildir bu yaklaşım. Pek çok firma mutsuz çalışanları yüzünden müşteri ve iş kaybeder. Pek çok firma da bunun birincil sebebinin mutsuz çalışanlar olduğunu bil­mez, sorunu başka yerde arar.

Çalışanlarınıza teşekkür etmek için beklemeyin

Çalışanlarınızı mutlu etmek de inanın o kadar zor değildir. En başta bilmeniz ge­reken çalışanlarınızın da her insan gibi fiziksel olduğu kadar duygusal ihtiyaçla­rının olduğu. Tıpkı sizin gibi takdir edil­mek, önemsenmek özel hissetmek isterler. Yukarıda anlattığım hikaye gibi onlara te­şekkür etmek için kapıya sensör taktırmayı beklemeyin.

Bir vakıf veya bir yardım kuruluşunda gönüllü çalışan insanları hiç düşündünüz mü? Bazen canlarını bile tehlikeye atacak kadar adanmışlık ve özveriyle üstelik hiç­bir ticari beklenti olmadan çalışırlar. Ne­den? Çünkü yaptıkları şeyin her ne ise bir değeri olduğunu düşünürler.

Belki ilk başlamanız gereken yer burası olabilir. Çalışanlarınıza işlerinin sadece patronun cebini biraz daha doldurmaktan öte bir şey olduğunu, parçası oldukları or­ganizasyon içinde kendileri, çalışma arka­daşları ve müşteriler için faydalı bir şeyler yaptıklarını hissettirin. İş sonuçlarınızı, başarılarınızı, başarısızlıklarınızı sadece ilgili bölümle değil tüm şirketle paylaş­manın yolunu arayın ki onlar da sadece yaptıkları işin değil şirketin de bir parçası olduklarını düşünsünler.

Müşterilerinizin mutluluğu çalışanlarınızın mutluluğundan geçer

Müşterilerimiz hakkında her şeyi bilmek isteriz. Medeni durumu, doğum günü, tut­tuğu takımı, beğenileri, zevkleri, arkadaşla­rı, paylaşımları vs… Neden? Çünkü bu bil­gilerden yola çıkarak onları mutlu edecek aktiviteler yapabiliriz. Böylelikle bizimle bağ kurmalarını ve sadık birer müşteri ola­rak kalmalarını isteriz. Peki çalışanlar?

Doğum günlerini, özel günlerini takip edin ve kutlayın. Aileleri, yaşamları hakkında bilgi edinin, bildiklerinizden de faydalanın. Ailelerinden daha çok sizleri ve iş arkadaş­larını gördüklerini unutmayın.

Yıllar önce Merchandising konusunda hizmet veren Avusturalyalı bir firmanın sunumunu dinlemiştim. Kurucusu firma­sını Avusturalya’nın en çok beğenilen, en çok çalışılmak istenen firması olması id­diasıyla kurduğunu anlatmıştı. Amacı bir vakıf olmak değil, bilakis çok para kazan­maktı ve bunun yolunun mutlu çalışan­lardan geçtiğini biliyordu. Birçok ilginç aktivite düzenlemişti. Mesela şirketin gelirinin bir kısmıyla her sene çalışan­lardan birinin hayalini gerçekleştirmek üzerine bir kurgu hazırlamışlardı. Her çalışan sene başında hayal ettiği bir şeyi yazacaktı ancak kural olarak bu dilek na­kit veya bir mal olmayacaktı. Bir çalışan­ları bateri çaldığını ve hayalinin gerçek bir grupla konsere çıkmak olduğunu yazmış. Ayırdıkları bütçeyle o sene bu çalışanının dileğini gerçekleştirerek kendisini Avus­turalyalı bir grubun konserinde sahneye çıkarttıklarını anlatmıştı.

Şirket başarıları rastlantı değil!

Ünlü ayakkabı firması Zappos da bu konu­da çok iyi örneklerden. Pazarlama kitap­larına girecek kadar başarılı yönettikleri müşteri memnuniyetini, yine araştırmala­ra konu olacak kadar başarılı yönettikleri çalışan memnuniyeti sayesinde kazandık­larını bilinirler. Bugün dünyada en başarılı şirketlerin aynı zamanda en çok çalışılmak istenen şirketler olması bir rastlantı değil.

Her ne kadar ülkemizde çok üzerinde du­rulmasa da dünyada bizim sektörümüzde de çalışan sadakat programları en önemli alanlardan birisi. Bugün Amerika’da değe­ri birkaç yüz milyon doları bulan, sadece çalışan sadakati üzerine kurgulanmış bir­çok program var.

Umarız ülkemizde de çalışan memnuni­yetinin önemi daha iyi anlaşılır ve başarılı örnekler çoğalır. Çalışanlarımız da takdir edilmek için kapı sensörlerinin insafına bırakılmaz…

 

PAYLAŞ