Biz hep mi böyleydik yoksa yeni mi olduk?

Elbette insanları sınırlı özellikler üzerinden kategorize etmek çok doğru değilse de aşağıdaki bulguları son dönemdeki ötekileştirmeleri daha iyi anlamak üzere dikkatinize sunarım.

Toplumda imajından başka bir şey düşünmeyen popülistlerle sayıları giderek artan menfaatçilere bakarak toplumdaki beklentilerin bir diğerine yaşam hakkı tanımayacak kadar bencilce olduğunu görüyorum. Elbette insanız ve kabul edelim ki kendi adımıza beklentilerimiz başkaları için isteyeceğimizden daha fazla. Ancak benmerkezciliğin hızlı yükselişi endişe verici. “Biz hep mi böyleydik yoksa değiştik mi?” sorusunu sorduruyor!

Method Research Company bir Türk araştırma şirketi. Bu neden önemli çünkü araştırma şirketi hayli iddialı hatta biraz da provokatif. Türkiye’nin yaşam biçimini ve karakterleri segmente etmiş. Yani yabancı araştırmaların her topluma uyduğu varsayılan şablon tanımlarının dışına çıkıp değişen toplumsal karakterimize sonuçlarından pek hoşlanmasam da saptamalar yapmış. 2001’den bu yana 33 ilde 2 bin kişiyle her ay 2 kez yaptığı Method Trend çalışmasında bu kez bizi sormuş. “Ne oldu bize?” sorusunu cevaplayarak birbirimizi daha iyi anlamayı sağlamasını umduğum bulguları paylaşıyorum.

Belirgin karakteristik özelliklerimiz;

Takipçilik

Yenilikçilik

Bireysel ahlak

Mükemmeliyetçilik

Din yönlülük

Garanticilik

Benmerkezcilik

Kültür tutkunluğu

Yaşam biçimlerimiz ve karakteristik özelliklerin nasıl şekillendiğine gelince; imaja önem verenler yüzde 21 ile çoğunlukta. Takipçilik eğilimi yüksek, kültürel faaliyetlere önem veriyor ancak yenilikçi değil. Menfaatçiler yani benmerkezciler yüzde 16. Zengin ve statü sahibi olmayı istiyor. Küçük şeylerden mutlu olmuyor ve alçak gönüllü değil. Toplumsal değerleri ve başkalarını önemsemiyor. Bireysel ahlak seviyesi ve kültürel tutkunluğu düşük olan menfaatçilerin mükemmel olmak gibi bir iddiaları da yok.

Tutucular: Garanticiler ve dini eğilimleri yüksek. Mükemmel olma istekleri hiç yok üstelik önden gidenleri de takip etmiyorlar.

Rutin yaşayanlar: En iyi takipçiler bu grupta. Mükemmel olma isteği ortalamanın üstünde ancak nedense yenilikçi değiller.

Heyecan sevenler: Yenilikçi olmayı istiyor, kültürel faaliyetlerini ortalamanın üstünde yaşıyorlar. Dini hassasiyetleri ise düşük.

Yaşamı sevenler: Yenilikçi olma eğilimleri yüksek, bireysel ahlaka ve takibe önem veriyorlar. Kültürel tutkuları var ve menfaatçi de değiller.

Yüzeysel maneviyatçılar: Dini eğilimleri de yenilikçilik eğilimleri de yüksek. Benmerkezci değiller ancak bireysel ahlak konusunda hassasiyetleri düşük.

Etik değerciler: Bireysel ahlaka fazlasıyla önem veriyorlar. Garanticiler ancak menfaatçi değiller. Yenilikçi sayılmıyorlar.

Kültürel maneviyatçılar: Bireysel ahlak başta olmak üzere dini hassasiyetleri oldukça yüksek. Takipçi de garantici de değiller.

Toplumcular: Garantici yaklaşımları yüksek. Bireysel ahlaka önem verirken dini hassasiyetleri de oldukça düşük. Takipçi olmaktan hoşlanmıyorlar.

En iyiciler: Mükemmeliyetçi ve yenilikçi ancak kültürel faaliyetleri yok denecek kadar az olan bu gruptakiler takipçilik özelliğine de sahip değil.

Kaynak: Zaman

İLGİLİ HABERLER