Başarılı bir web sitesinin anatomisi

Atıf ÜNALDI

İlk yılından bu yana jurisinde bulunduğum Altın Örümcek’in bu yıl da değerlendirmelerini gerçekleştirdik. Bunca yıllık Altın Örümcek, Altın Pusula ve…
PAYLAŞ

İlk yılından bu yana jurisinde bulunduğum Altın Örümcek’in bu yıl da değerlendirmelerini gerçekleştirdik. Bunca yıllık Altın Örümcek, Altın Pusula ve uluslararası yarışmalardaki juri üyeliklerinin sonucu olarak biriktirdiklerimi çok teknik konulara boğmadan felsefesini anlatmak istiyorum. İngilizlerin dediği gibi “ first things first”. Önce şunu söylemek gerekiyor; bu yazı başlıkta web sitesini içerir ama sadece bir web sitesi için yazılmamıştır. İster küçük bir web siteniz olsun, ister koca bir web servisiniz ya da webe dayalı bir işiniz… İster milyonlarca  takipçisi olan bir haber sitesine sahip olun, isterseniz bir şirket tanıtım sitesine… Bu kurallar hepsi için geçerlidir.

Kurallar değişir

Web işi zamana ve mekana bağımlı bir iştir. Dolayısı ile üç ana parametre bundan sonra yazacağım her şeyi değiştirebilir. Zaman, erişilebilirlik (bant genişliği, internet erişim teknolojisi) ve mekan (kültür ve sitenin bulunduğu Hosting’in yapabilirlikleri). Yıllar önce rahmetli Yurtsan Atakan’la ilk web sitesi değerlendirmelerini yaptığımız dönemlerde ki; “Flash”ın trend olduğu dönemlerdi… Bu dönemlerde Flash’a animasyon olarak yüklenmek o kadar modaydı ki; uzayan yüklenme süreleri yüzünden “loading” animasyonlarının hangisi daha güzel diye oylardık. Site yüklenmesi aşamasında oyun yükleyenler bile olurdu. Bu dönemde biz “Flash”ın zaman kaybettiren, kötü yapılırsa anlamsızlaşan bir uygulama olduğunu düşünüyorduk. “Flash”lı sitelere neredeyse savaş açmıştık. Aradan kısa bir zaman geçti ve ADSL hızlıca yayıldı. Artık Flash siteler bizi rahatsız etmiyordu ve tavrımızı değiştirmiştik. Ancak bizi kopyalayan bazı köşe yazarı arkadaşlar bu gelişime ayak uyduramamış Flash’ı kötülemeye devam etmişlerdi. İşte bu herhalde web işinin zaman ve erişim kalitesiyle ne kadar bağlantılı olduğunu anlatıyor. Bu nedenle bundan sonra okuyacaklarınız 2016 dünyası ve Türkiye’si gerçekleri için geçerlidir. Her an tersini söyleme hakkına sahibim.

Tasarım

Tasarım dünyası her zaman uçmak ister ancak web tasarımı sanatla endüstriyel tasarım arasında bir noktadadır. Sahip olduğunuz web sitesinin işlevine göre bazı genel geçer kurallar vardır. Mesela bir üye girişi her zaman sağ üst köşede olur. Yerini değiştiremezsiniz. Ben başka yerde istiyorum diyemezsiniz. Genelde e-ticaret tarafındaki kuralları Amazon’un tasarımı belirler. Ancak bu Amazon’un yaptığı her şeyi yapmak anlamına gelmez. Yaşadıkları sıkıntıları da bilmek gerekir. Mesela Amazon’un üst kısmındaki yatay navigasyon ürün çeşitliliğine engeldir. Günde milyonlarca satış yapan bir sitenin o yatay navigasyonu kaldırması yıllar almıştır. Ama görüp doğru bulup siz de benzerini yaptıysanız vay halinize. Ürün yelpazenizi ona uyduracağım diye bir ömrü tüketebilirsiniz. Bunca yıldır web tasarımının en hakim dokusu “ at” tasarımdır. Eskiden ekran yetersizliklerinden (ki bu ekran yetersizlikleri her zaman bir şekilde var oldu), şimdi ise bir tasarım kriteri olarak “ at” tasarım her zamana uyan trendlerden biridir.

Mobil mi, desktop mı?

Ekran çözünürlükleri, web tasarımcılarının en büyük dertlerinden bir olmuştur. Farklı çözünürlüklere uygun tasarım yapmak bunu bir tasarımda bitirmek hep çok zor olmuştur. Desktop kullanıcısı mouse ile kullanabileceği bir web sitesi isterken cep telefonu kullanıcısının ihtiyacı olan parmakla yönetmeye uygun bir web sitesi ciddi bir problemdir. Yıllardır mobil geliyor deyip duruyoruz. İşte önümüzdeki en az üç-dört yıl mobilin yılı olacak gibi görünüyor. Mobil bu yıl yüzde 80 artış gösterecek. Bu da tasarımda mobili öncelikli yapacak. Yani navigasyon çubuğu yerini hamburger ikonu altında açılan menülere bırakacak. Responsive’de alıştığımız desktop’ı yap mobile uyarlanın yerini mobili yap desktop da kullansın alacak.

Altyapı

Son dönemde en ciddi konulardan biri arkadaki CMS’in ne olacağı. Ben kodlarını ilk okuduğumda hayran kaldığım WordPress’in (her ne kadar her iş için kullanılma gibi kötü bir yola girmiş olsa da) özellikle haber siteleri ve bloglar gibi yapılarda en çok sevilen altyapı olacağı kanaatindeyim. Sokaktan, WordPress’in güncellemeleri yapılmazsa sorun çıkardığı yolunda söylemler yükselse de bu aslında doğru kullanılmamaktan geliyor. WordPress’i güncelleri otomatik yapan bir hosting üzerinde tutarsanız bu tip sorunlarınız olmayacaktır. Tabii yükleyeceğiniz temaları ciddi bir yerden almak, Bittorent’den indirmemek kaydıyla. Bittorent’den inen temalarda ciddi “Worm”lar olduğunu bilmekte fayda var.

Bir yazılım şirketi mi kullansak?

Yaptığınız işi yapan siteleri etrafta görebiliyorsanız sakın yazılım şirketi kullanmayın. Çok ciddi sermayeniz yoksa da yazılım şirketi kullanmayın. Bir yazım şirketinin önünde üç yol vardır. Başarılı olur çok iş alırsa elinizde tutamazsınız, sizinle ilgilenmekten vazgeçer. İşler kötü giderse işyerini kapatır. Kontak bulamazsınız. Sizin ilgilendiğiniz alanla ilgileniyorsa zaten bir yazılım hazırlamış ve paketlemiştir o zaman bunu kullanabilirsiniz. Tıpkı e-ticaret’de olduğu gibi. WordPress her derde deva değildir. Örneğin e-ticaret için zorlamadır. Önerim çoğunlukla Türkiye’de üretilmiş bir e-ticaret paket program olacaktır. Klasik web sitelerinde parallax yapıları kullanan güzel işler olsa da birkaç sayfalık statik yapılar için CMS ciddi bir risktir. Önerilmez!

Hosting ve CDN

Türkiye’de genel olarak CDN sadece videolar için kullanılır gibi yaygın bir kavrayış var. Halbuki maliyeti düşük bir CDN altyapısı siteniz neden oluşursa oluşsun binlerce kişiyi taşıyabilecek bir sunucuyu yüzbinler, milyonlar taşıyabilecek güce getirir. Bu haliyle dDos ataklarını önlemede de bulunmaz nimettir. Sisteminiz şişer ama asla ciddi bir çökme yaşamazsınız. Hosting konusunda da shared, dedicated sunucu arasında kalmak anlamsızdır. Eğer ciddi bir yapı kurmak istiyorsanız bunun en doğru yeri bulut teknolojisidir. Size imkansız gibi geliyorsa Foursquare’in bütün işini Amazon Web Services üzerinde yaptığını hatırlatırım. Bulut bilişimde dünya lideri Amazon’dur ve sanılanın aksine Türkiye o si de mevcuttur. Keza Microsoft’un bulut bilişim hizmeti Azure’un, Google Works’ün de Türkiye’de ekibi bulunmaktadır. Eğer işiniz verilerinizin Türkiye sınırları içinde kalmasını gerektiriyorsa, Türk bir bulut bilişim şirketiyle anlaşabilirsiniz. Burada da onlarca iyi hizmet veren bulut bilişimci bulabilirsiniz.

 

 

 

 

 

PAYLAŞ