Alana değil aldırana bak

Ali GÜRAK

Anne ve babalar olarak kontrol çoğu zaman sizde olsa da kimi zamanlar hayatımızın en değerli parçaları haline gelen çocukları­mızın isteklerine…
PAYLAŞ

Anne ve babalar olarak kontrol çoğu zaman sizde olsa da kimi zamanlar hayatımızın en değerli parçaları haline gelen çocukları­mızın isteklerine ve taleplerine yenik düşüyoruz. Bunun en belirgin örneğiyse satın alma süreçlerinde karşımıza çıkıyor.

Çocuklarımızın mutluluğu ve onların ihtiyaçları için çoğu zaman rutin haline gelen alışveriş alış­kanlıklarımızı baştan şekillendirebiliyoruz. Peki, çocukların ebeveynlerin satın alma alışkanlıkla­rına etkisi, hangi durumlarda karşımıza çıkıyor?

Kontrol çocuklara mı geçiyor?

Yukarıdaki sorunun yanıtının, bazı durumlarda “evet” olabileceğini düşünüyorum. Ebeveynler olarak çocuklarınızın ilgisini ve dikkatini çekebi­lecek şeyleri satın alırken, önceliği onların talep­lerine verebilirsiniz. Bu durum çok sayıda anne ve babanın başına gelmiştir. Çocuğunun, “Anne, ben aslanlı dondurma istiyorum!” cümlesine kayıtsız kalacak bir anne var mıdır bilmiyorum. Bu cümleyi duyduktan sonra marka ve türden bağımsız dondurma satın alan bir ebeveyn için dondurma alma alışkanlığı “aslanlı dondurma” olarak değişecektir. Bu durum farklı örneklerle çeşitlendirilebilir.

Son yıllarda yayınlanan Toyota reklamlarını dü­şünün. “Benim babam Toyota gibi adam!” sloga­nı pek çok ailedeki otomobil satın alma algısını, çocuklar üzerinden verilen bu nokta atışı mesaj­la değiştirmiştir.

Çocukların ilgisini çeken reklamlar ve ürün­lerin ebeveynlerin radarına girmeme ihtimali neredeyse sıfır. Günün büyük bir kısmını ekran önünde ve reklam izleyerek geçiren çocuklarınız, sizin satın aldığınız ürünler hakkında da yorum­larını dile getirebilir. Bu girişimin sonucundaysa siz ebeveynlerin satın alma davranışları ve alış­kanlıkları değişebilir.

Aylık yapılan market alışverişlerinde bile yapa­cağınız listenin son haline çocuklarınız müdaha­le edebilir. Çocuğunuz, kampanyalarla belirli bir alışveriş limiti sonrasında kendisine hitap eden bir şeyin hediye edileceğini biliyorsa alışverişini­zin o fiyat limitine ulaşmama şansı yok.

Alışverişe çocuk eli değdi!

Çocuklu ailelerin yaz tatili için yapacağı ödeme­ler ve tarih planlamaları bile çocuğun okul döne­mi sonrasında olmak zorunda. Bu da bir alışveriş alışkanlığındaki değişime uzun vadeli bir örnek olabilir.

Bu konu hakkında önemli bilimsel çalışmalar da yapılıyor. Aşina Gülerarslan tarafından yapılan “Tüketici Olarak Çocuk ve Ailenin Satın Alma Kararlarına Etkisi” isimli çalışması bu konuda oldukça zengin bir kaynak sunuyor bizlere.

Aşina Gülerarslan yaptığı araştırmanın analiz bölümünde “Ailelerde karar verme süreci ince­lenirken çocukların özellikle tatil, yiyecek, yetiş­kin ve çocuk giyimi tercihlerinde etkili oldukları gözlemlenmiş, çocukların problem tespiti, araş­tırma, karar ve satın alma basamaklarında hatırı sayılır etkileri olduğunu ortaya konulmuştur” (Kaur ve Singh 2006: 8) bilgisini aktarıyor.

Pazarlama stratejilerinin de çocuklara yönelik olmaya başladığı dönemler içindeyiz. Çocukların maruz kaldığı reklamların sıklığı, içeriği ve etki çapı, ebeveynlerin satın alma süreçlerini ve alış­kanlıklarını net bir biçimde değiştirebilir.

Nüfusun önemli bir kısmını meydana getiren ço­cuklar, sadece nesillerin devamı açısından değil, pazarlama, reklamcılık ve ekonomik açıdan da büyük öneme sahip bir konumda. Günümüzde çocuklar ekonominin itici güçlerinden biri ola­rak görülüyor ve pazarlama alanında önemli bir hedef grubunu oluşturuyor.

Kararı onlar veriyor

2010 yılında yapılan Marketing Türkiye’de de yer alan bir araştırmaya göre ülkemizde, 8-19 yaş grubunda 20 milyona yakın çocuk nüfusu var. Çizgi film kahramanlarıyla, çizgi filmlerle üretilen reklamlar yoluyla direkt olarak etki altı­na kolaylıkla alınabilen bu kitle ebeveynlerin de satın alma kararlarını etkileyebilir hale geliyor.

Büyüyerek devam eden kids marketing ise bu konuda en çok yol gösterici konu başlıklarından biri. Reklam ve pazarlama dünyasında hem bu­günün hem de geleceğin müşterileri olan çocuk­larımız, bugün için maddi özgürlükleri olmasa da ailelerinin maddi gücünü yönlendirebilme yetisine sahip. Bunun bilincinde olan markalar da reklam çalışmalarını çocuklara hitap edecek şekilde tasarlıyor. Günümüzde, gıda, kıyafet gibi sektörlerde ebeveynlerin satın alma süreçleri, çocuklar üzerinden oluşturulan dolaylı bir yol ile değiştirilebiliyor.

Örnek verecek olursak; Nike reklamlarında yer alan futbol yıldızları çocukların, özellikle de er­kek çocuklarının kahramanları niteliğinde. Fut­bolcuların yer aldığı bu reklamlarda yer alan ürünler çocukların ilgisini fazlasıyla çekiyor. Bu da aslında ebeveynlere bir mesaj olma özelliğine sahip. Bu tür ürün gruplarında çocukların hay­ran olduğu insanların giydiği şeyleri istemesi ka­dar doğal bir şey de yok.

Gıdada karar çocukların

Bir diğer örnekse gıda sektöründen. Max ve Che­etos reklamlarını gözünüzün önüne getirin. İşte bu reklamlarda yer alan kahramanların söyle­dikleri çocuklarınızın üzerinde önemli bir etki gücüne sahip. Reklamlarla yönlendirilen bir ço­cuğun, ebeveynlerinin başka bir gıda ürünü seç­mesi sizce mümkün mü?

İşte bu örnekler ve sebepler ışığında baktığımız­da, satın alanların ebeveynler ancak satın aldı­ranların çocuklar olduğu bir dönemde olduğu­muzu net bir biçimde görebiliyoruz.

Bizler ve sizler de çocuklarına düşkün, onların mutluluğunu her şeyin önünde tutan ebeveynler olarak, onların hayatımızdaki etki alanını büyüt­melerini kabul ediyor ve alışveriş alışkanlıkları­mızı onlara göre şekillendiriyoruz.

PAYLAŞ