Yeni trend: Uykuyu satmak!

Begüm Egeli Bursalıgil

Başlık sizi yanıltmasın. Bu, uyumak yerine uç uca bölümleri ekleyerek Netflix önünde yayılmayı veya bir gözünüz tablette, diğeri telefonda saatlerce uyanık kalmayı konu alan bir yazı değil.

Uykuyu gözden çıkaralı zaten yıllar oldu. İş saatleri uzadıkça, güç bela eve geldikten sonra kendine ayıracak bir blok zaman arzusu içimizi kazıdıkça, iş yeri cep telefonundaki email kutucuklarıyla kendini gece boyunca hatırlatmaya devam ettikçe, WhatsApp gruplarındaki konuşmalar sonsuzluğa uzadıkça… Hele bir de evde küçük çocuk varsa kaybeden hep uyku oldu. Ne de olsa en kolayı uykudan yapılan fedakarlıktı.

Gel zaman, git zaman modern hayatta iyi uyuyabilmek bir “lüks” haline dönüştü. E sağlıklı zihin, sağlıklı beden, sağlıklı ruh üçlüsünün en önemli gıdası olan uyku bu kadar ihmale gelebilir miydi? Uykunun yerine başka ne koyabilirsiniz ki? İşte birileri bu açığı gördü ve konuyu layıkıyla sahiplendi. İyi uyumak üzerinde çaba sarf edilmesi gereken bir amaca ve bu amaca hizmet eden her türlü kaynak da muazzam bir iş hacmine dönüştü. Kısaca başlıkta yazdığım uykuyu satmak, kesinlikle uykudan vazgeçmek anlamında değildi. Bilakis onu biz insanlara geri pazarlama mucizesiydi. Yeni trend tam olarak buydu.

McKenzie’nin 2017 yılında oluşturduğu uyku raporu, bu sektörün yaklaşık 40 milyar dolar hacme ulaşmış olduğunu ortaya koydu. Sektör çok geniş bir ürün/hizmet çeşitliliği ile besleniyor. Detaylarını birazdan anlatacağım. Esas enteresan olan ise uyku düzenimizi monitör eden aplikasyonlardan teknolojik pijamalara, odanın içine gün doğumu efekti veren çalar saatlerden internet üzerinden yayın sağlayan uyku danışmanlarına kadar medet umduğumuz birçok çözümün başta uykusuzluğa sebep olan olguyla aynı kaynaktan türemiş olması.

Modern hayat ve teknolojiyle beslenen uykusuzluk

Talebin kaynağı: Modern hayat ve teknoloji sarmalı. Buna bağlı oluşan anksiyete, stres, kendini bırakamama hali vs… Motorola’nın yedi ülkeden 7 bin kişiyle yaptığı araştırma düşünülenden çok daha fazla insanın gece cep telefonlarına sarılarak uyuduğunu ortaya koymuştu. 2015 yılına ait bu araştırma Çin’de oranın yüzde 70, Hindistan’da ise yüzde 74’e kadar yükseldiğinin altını çizdi.

Modern hayat düzeninde uyku düzensizlikleri sadece yetişkinlerde değil gençlerde de sıklıkla baş göstermeye başladı. İngiltere’de uyku düzensizliği sebebi ile hastaneye çözüm aramaya gelen 14 yaş ve altı gençlerin sayısı son 10 yılda üçe katladı. Bugün tüm dünya nüfusunda yüzde 10 oranında insomnia, yüzde 25 oranında ise problemli uykunun var olduğu söyleniyor.

2014’te Türkiye için çıkartılan uyku haritasında ise her 10 kişiden birinde uyku sırasında anormal hareketler görüldüğü ortaya çıktı. 7 bölgede 2 bin 500 kişi ile yapılan deneyde en çok uyku bozukluğu yaşanan yerler ise metropoller olarak belirlendi. Şaşırdık mı? Elbette hayır.

Özetle modern hayat bizi uyutmadı; gözüne uyku girmeyen insanoğlu ise bu uğurda her türlü parayı gözden çıkarabilecek kıvama ulaştı. Bana sorarsanız bu aşama için geç bile kalındı. Çünkü dinlendirici bir uyku herkesin hakkıydı. Bu konuda yardım istemek için illa İnsomnia’dan muzdarip olmak gerekmezdi. Sektörün fitilini işte bu yaklaşım ateşledi.

Siz uykunuzu iyileştirmek için neler yaptınız?

Gerçek şu ki yapılabilecek çok fazla şey var. Bunlar elbette bir anda oluşmadı. 2014 yılında kurulan yatak (karyola değil döşek kısmı) markası Casper oyunun kurallarını değiştiren ilk markalardan bir tanesiydi. Çünkü işin akışına müdahale etti. Casper’ın sisteminde internet üzerinden sipariş edilen yatak 2 gün içerisinde evinize getirilip kuruluyor. Sonrasında ise 100 gün deneme süreniz var. Beğenirseniz ne ala. Yok, yatağı iade etmek isterseniz siz yerinizden bile kımıldamıyorsunuz. Koskocaman yatağı geri kutunun içine tıkmakla uğraşmıyorsunuz. Yine bir ekip gelip ürünü toparlayıp gidiyor. Buradaki kilit nokta markanın size ürünü gerçek ortamında uzun bir deneme süresi eşliğinde vermesi. Yani gün ortasında dışarıda güneş ışıldarken showroom’a gelip, ayakkabılarla yatağın üzerine serilip floresan ışıkların altına yatak denemesi yapmak yok. Gerçekten nasıl uyuyorsanız ürünü de öyle test ediyorsunuz.

Bu yaklaşım markaya müthiş ivmeli bir start sağladı. Pazarı iyi okuyan Casper kurulduğu yılın sonunda 100 milyon dolar ciro yaptı. Dahası Casper yatağı ve dolayısı ile uykuyu yeniden ilgi odağı yapmayı başardı. Sahi en son ne zaman yatağınızı değiştirdiniz? Hatırlayan var mı?

Casper’ın ardından İngiliz yatak firması Simba da benzer bir yaklaşımla pazara adım attı. Bu hamleleri gören tradisyonel satıcılar “uyku” faktörünü daha iyi hissettirerek satış yapabilmek için showroom’larında uyku ortamını andıracak düzeltmeler yapmaya başladılar. Çıta birden yukarıya taşındı.

Elbette iş sadece yatakla sınırlı kalmadı. Tempur gibi yastığın da öneminden dem vuranlar, rahat dalabilmek için odada özel parfümler kullananlar, vücuda sürülen lavanta yağı, içilen papatya çayı… Tümü konuya dahil oldu. Vücudun natürel ısısını muhafaza eden ve bunu enerji olarak geri vücuda yansıtan pijamalar alıcı bulmaya başladı. Uyku öncesi yenmesi / yememesi gerek yiyecekler sıralandı. Uyku öncesi yutulan vitamine benzer melatonin hapları başucunda yerlerini aldı.

Sonra işin içine tabi ki teknoloji eklendi. Uyku döngülerini takip edip raporlayan uygulamalardan, uykuya dalmayı kolaylaştıran melodi ve meditasyonlara cep telefonu içine giren birçok aplikasyon konuyu sahiplendi. Hatta İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in eşi Prens Philip Pzizz isimli aplikasyonun müdavimi olduğunu deklare etti. Sumnox adı ile piyasaya sürülen pofuduk robot ise, insan nefes alıp verişini taklit ederek kendisine sarılan kişinin daha rahat uykuya dalmasını garantilediğini belirtti. Bir de Gravity adında bir yorgan türedi ki bence bu yorgan bizim eski usül ipek yorganların müthiş benzeri. Hatta bizimkiler çok daha emek içeriyor, kültür mirasının ta kendisi. Gravity’nin kendi ağırlığı fazla. Üzerinize serdiğinizde sanki birisi size sarılıyormuş hissini veriyormuş. Böylece yatakta kalmayı daha huzurlu hale getiriyormuş.

Peki, ya ofiste?

Buraya kadar anlatılanların hepsi işin ev kısmı. Peki ya iş hayatında uykuya olan bakış açısında hiç mi fark olmadı? Elbette oldu. Eskiden iş yerine gelen herkesin gece uykusunu almış olduğu kabul edilirdi. Dinlenmiş, şarj olmuş, çalışmaya hazır. Bu anlayış iş hayatının cep telefonları ile birlikte evin içerisine taşınmasıyla erimeye başladı. Buna karşılık bir dönem (80’lerde) geceyi uykusuz geçirip ertesi gün işe duraksız devam etmek bir övünç kaynağı gibi görülürken bugün müthiş “ahmaklık” olarak algılanmaya başladı. Uyku süreleri azalıyordu ve uyku önemliydi. İşte bu kadar. İş yerleri bu gerçeğin farkına varmaya başladı. Git gide hızlanan bir ivme ile firmalar ofislerin içerisine çalışanının power napping (gün içinde enerjiyi yükseltmek için kısa bir şekerleme) yapabilmesini sağlayan aletler yerleştirmeye, ortamlar yaratmaya başladı.  Sonuçta gün içerisinde tazelenebilmek performansa pozitif yansırdı. Sizi bilmem ama ben ilerleyen yıllarda her ofiste birer power napping aleti olacağını düşünüyorum. Tıpkı bugün ofiste olmazsa olmaz fotokopi makineleri gibi…

Dile kolay; iyi uykular…

Azımsanmaya, ihmale asla gelmeyecek modern hayatın ilk kurbanı uyku nihayet layık olduğu tahtı geri almış gibi görünüyor. Pazarın her yıl en az yüzde 8’lik bir ivme ile büyümesi öngörülüyor. Benim etrafımda birçok çift halihazırda çift kişilik yatakta ayrı iki yorgan kullanarak uyuyor. Sırf bu değişim bile olaya bakış açısının nereye evrildiğini belli etmeye yeter. Amerika’da yapılan bir araştırmanın evli çiftlerin yüzde 30’unun sleep divorce (sadece uykuda boşanmak, ayrı yataklarda uyumak) için can attıklarını ortaya çıkarmasını da hesaba katarsak sektörün daha gidecek ne kadar mesafesi olduğunu aşikar. Bebekli evlere hiç girmiyorum bile. Uygulanan rutinler, kullanılan rahatlatıcı yağlar, alınan danışmanlık hizmetleri… Ailecek düzgün bir gece uykusu uyuyabilmek için hepsine değer. Ne dersiniz? Siz uykunuz için ne kadarlık bir bütçeden vazgeçersiniz? Hayatınıza neleri ekler neleri çıkartırsınız? 16 Mart dünya uyku günü yakınlaşırken bir düşünün istedim.

İyi uykular…

 

İLGİLİ HABERLER