Yapay zekâ yıllık ekonomik büyüme oranlarını iki katına çıkaracak

Accenture Strategy tarafından, Türkiye dahil toplam 10 ülkenin katılımıyla yapılan ve Dünya Ekonomi Forumu kapsamında Davos’ta açıklanan “Geleceğin İş Gücünü Yaratmak” raporuna göre Türkiye’de çalışanların yüzde 94’ü teknolojinin işlerine getireceği etkiye hazır. Rapor, çocukların gelecekte çalışacağı işlerin yüzde 65’inin şu an tanımlanmış bile olmadığını vurgularken, Türkiye’deki çalışanların yüzde 80’i teknolojik gelişmelerin çocuklarının iş yaşamlarında fırsatlar yaratacağına inanıyor. Geleceğin iş gücünün yeni ihtiyaç duyulan yetkinliklere uyumu ve transformasyonu için firmaların çalışanlarına yatırım yapması gerekecek. Verimliliğe ve büyümeye etki eden, dijital dönüşüm, rekabet, global operasyon modelleri, yetenek ve liderlik konularına odaklanan Accenture Strategy’nin, Dünya Ekonomi Forumu 2017 kapsamında Davos’ta yayınladığı araştırmaya göre, hızla değişen dijital ortamda, çalışanların değişime uyum sağlayabilmesi için CEO’ların onlara liderlik etmesi gerekiyor.

Almanya, Amerika, Avustrulya, Brezilya, Fransa, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya ve Türkiye’den 10.527 kişinin katılımıyla yapılan Accenture Strategy’nin ‘Geleceğin İş Gücünü Yaratmak’ isimli raporu, CEO’ların teknoloji ve dijital dönüşüm alanında, çalışanlarını geliştirmeleri gerektiğini ortaya koyuyor.

Teknolojiye en iyimser bakan ülke Türkiye…

Türkiye’de teknolojideki gelişimin işlerine etkisinin çok hızlı olacağını düşünenlerin oranı yüzde 85. Türkiye, bu oranla diğer dokuz ülke arasında ilk sırada yer alıyor. Teknolojideki değişimin önümüzdeki 5 yıl içinde işlerine etkisini heyecan verici bulan çalışanlar, yüzde 80’lik bir oranla yine bu değişimin çocuklarının iş yaşamlarına fırsatlar sunacağına inanıyor. Bu veri, raporun genelinde belirtilen bugünün çocuklarının çalışacağı işlerin yüzde 65’inin şu an tanımlanmamış olduğu bulgusuyla örtüşüyor. Diğer yandan Türkiye’deki çalışanlar, önümüzdeki 5 yıl içinde mevcut işlerini devam ettirebilmek için, yüzde 45’i teknik becerilerini, yüzde 38’i yaratıcılığını, yüzde 34’ü ise, insan yönetimi becerilerini geliştirmesi gerektiğini düşünüyor. Ayrıca Türkiye’deki çalışanların yüzde 94’ü mevcut işlerini devam ettirebilmek için önümüzdeki 6 ayını yeni beceriler kazanmak için ayırmaya hazır olduğunu belirtiyor. Kendi işinde veya serbest çalışmaya sıcak bakanların oranı ise, yüzde 88 ile Türkiye’nin girişimcilik (start-up) alanında da ne kadar önde olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye’de araştırmaya katılanların yüzde 84’ü ise dijital gelişmelerin iş yapış yöntemlerine olumlu etkisi olduğuna inanıyor. 3’te 2’si robotlar, veri analitikleri ve yapay zekâ gibi teknolojilerin daha verimli olmalarına (yüzde 74’ü), yeni beceriler geliştirmelerine (yüzde 73’ü) ve iş yapış biçimlerinin kalitesini yükseltmeye (yüzde 66’sı) yardımcı olacağı görüşünde…

Otomasyona dayalı iş kaybının önüne geçmek mümkün…

Araştırmaya göre, iş yerleri, çalışanlar ve toplum için çeşitli riskler söz konusu… Rapor, liderlik, eleştirel düşünme, yaratıcı beceriler ve duygusal zekâ gibi insani becerilerin gelişimi, otomasyona dayalı iş kaybının önemli ölçüde azalmasına yol açacağını söylüyor. Accenture Strategy’nin yaptığı modellemeye göre; çalışanlara ilgili becerileri kazandırma oranı iki katına çıkarsa, 2025’te ABD’de toplam otomasyon riski altındaki işlerin payının yüzden 10’dan yüzde 4’e; İngiltere ve Almanya’da aynı sürecin izlenmesi sonucunda ise iş kaybı risklerinin sırasıyla yüzde 9’dan yüzde 6’ya ve yüzde 15’ten yüzden 10’a düşmesi öngörülüyor.

Accenture Türkiye Genel Müdürü Dilnişin Bayel: “Bu rapor, geleceğin iş gücü için CEO’lara büyük bir sorumluluk düştüğünün altını çiziyor. Çalışanlarını stratejik önemde gören, onların değişime uyum sağlamalarını önceliklendirenler geleceğin liderleri olacak diyebiliriz. Araştırmada teknolojik gelişmelerin yansımalarına en iyimser yaklaşan ülke olarak ön plana çıkan Türkiye’de çalışanların; robotların, veri analitiğinin, yapay zekanın, bağlantılı cihazların ve giyilebilir teknolojilerin sunduğu fısatların kullanımına yönelik yetişmesinin, Türkiye’nin gelecek vizyonu açısından önemli olduğuna inanıyorum” dedi.

Accenture Global İnsan Kaynakları Başkanı (Chief Human Resources Officer – CHRO) Ellyn Shook; “Önümüzdeki dönemde başarı elde edecek olan firmalar, ellerindeki teknolojiyi, insan becerilerini yok edip önemsizleştirmek yerine, liderlikten yaratıcılığa kadar tüm insan becerilerini geliştirmek adına kullanan firmalar olacak” dedi. Shook, “Çalışanlar, yeni beceriler edinmeleri gerektiğinin farkında. Dijital gelişmeler, eğitimin günlük iş yaşantısına kolaylıkla dâhil edilerek öğrenim sürecini iyileştirmeye yardımcı oluyor, bu sayede öğrenim bir yaşam biçimi haline gelerek çalışanların ve organizasyonların güncelliğini korumasını sağlıyor” açıklamasında bulundu.

Yapay zeka, 2035 yılına kadar yıllık büyüme oranlarını iki katına çıkaracak

Y kuşağının yüzde 93’ü ve baby boomer kuşağının yüzde 79’u ve toplam katılımcıların yüzde 87’si, önümüzdeki 5 yıl içerisinde yaptıkları işin bir kısmının tamamen otomasyona dönüşeceğine inanıyor. Otomasyon beklentisi içinde olanların yüzde 80’i otomasyonun etkilerinin iş hayatlarında zorluk değil fırsat yaratacağını düşünüyor. Diğer yandan Accenture’ın 12 gelişmiş ülkede yaptığı ek bir araştırma, 2035 yılına kadar yapay zekânın tek başına yıllık ekonomik büyüme oranlarını iki katına çıkaracağını, iş verimliliğini ise yüzde 40 artıracağını ortaya koyuyor.

Önümüzdeki 5 yıl içinde dijital gelişmelere ayak uydurmak ve iş dünyasında kalıcı olmak için en fazla gerekli yetkinlikler:

1- Teknik yetkinlikler

2- Değişime ayak uydurma ve öğrenmeye açık olma

3- Karmaşık problem çözme

 

İLGİLİ HABERLER