Trend: Selfie ameliyatları!

Begüm Egeli Bursalıgil

Size çok basit bir sorum var. Sosyal medyada kendi fotoğraflarınızı paylaşırken photoshop yapıyor musunuz? Hadi ama, doğruyu söyleyin. Resimlerinizde burnunuzu daha ince, gözlerini daha büyük gösterecek bir kamera hilesi, kırışıkları flulaştıracak bir filtre veya dişlerinizi bembeyaz gösterecek bir dokunuş bile mi yok?

Rakamlar sosyal medyada paylaşılan her 100 resimden 68’inin rötuşlu olduğuna dikkat çekiyor. Yaş aşağıya indikçe ise bu oran yüzde 90’lara kadar yükseliyor. Yani kullanıcı ne kadar gençse, fotoğraf o kadar fabrikasyonlu.

Selfie fenomeninin yükselişe geçtiği 2013-2014 senelerinden bu yana kişilerin kendi görüntülerinin doğal halinden memnun olmamaları üzerinde çokça duruluyor. Kendini belli kalıplar yönetmeliğinde güzelleştirme dürtüsünün insan psikolojisi üzerindeki etkilerine dair epey araştırma yapıldı. Özellikle ergenlik çağındaki çocukların durumdan ne denli olumsuz etkilenebileceği ortaya konmaya çalışıldı. Ancak teknolojiyle beraber etrafındaki adaptasyonun da roket hızıyla değiştiği günümüzde durum bambaşka bir boyuta taşındı.

Şimdi trend selfie ameliyatları!

Durumun vahametini şöyle de açıklayabiliriz. Daha önce şahit olduğumuz selfie’lerde güzel çıkmak uğruna türlü filtrelere başvurmakken şimdiki amaç gerçek hayatta filtrelenmiş selfie kadar güzel görüntü verebilmek. İş tersine döndü yani…

Günlük yaşamında Snapchat’teki filtreli hallerine benzemek amacıyla her yıl yüz binlerce genç kız estetikçilerin kapısını aşındırmaya başladı. Türkiye’de henüz bu konuda yapılmış bir istatistiksel çalışma yok. Amerika Estetik Cerrahi Cemiyeti’nin verdiği rakamlara göre 2017’de 13 ila 19 yaş arası 220.000 genç kız bu uğurda bıçak altına yatmış. Doktorlar kızların ellerinde photoshop uygulanmış kendi selfie görüntüleri ile randevuya gelip “bu fotoğrafa benzemek için ne lazımsa yapılmasını istiyorum” diye durum açıklaması yaptıklarını anlatıyor. Anlayacağınız elinde Liv Taylor, Angelina Jolie fotoğrafı ile doktor kapısını çalma devri bitti!

Aynı kurumun yaptığı açıklamaya göre 2017 yılında gerçekleşen toplam estetik ameliyatların yüzde 55’i selfie için yapılmış. Aynı rakam sadece dört yıl önce yüzde 13 idi. Otuz yaşın altında estetik tercih edenlerin oranı ise yüzde 56 gibi müthiş bir hızla yükselmekte. Çoğunluğun kadın olduğu bu grupta erkek başvuranlar da yok değil.

Daha ince, daha genç, daha güzel

Teknolojiye entegre hayatlar eşliğinde güzellik kavramının da kabuk değiştireceği aşikardı. Sanal dünya ise bu yeni güzellik olgusunun pazarlanması için benzersiz bir platform oluşturdu. Daha ince, daha genç ve daha güzel kavramlarının her gün yüz binlerce görsel ile pompalandığı bu sanal alanda elbette ağa en çok kapılanlar ergenlik çağını yaşayanlar oldu. Öyle ki bu amaca hizmet eden bir dolu aplikasyon türedi. Aplikasyonlar estetik ameliyat yapılması durumunda yüz hatlarının nasıl değişeceğinin simülasyonunu kullanıcılara aktardı.

Sanal güzellik kavramı kendi fenomenlerini de yarattı. Sadece kum saati vücut hatlarıyla binlerce genç kızı etkileyen selfie şampiyonu Kardashian klanı veya yeni nesil Instagram fenomenlerinden bahsetmiyorum. Dijital olarak tasarlanmış Lil Miquela da konunun bir örneği. 2016 senesinde hayatımıza giren Lil Miquela’nın Instagram’da 1.6 milyon takipçisi var. Şarkıları Spotify üzerinden ayda onbinlerce kişi tarafından dinleniyor. Lil Prada ve Calvin Klein gibi dev isimler ile çalıştı. Hatta Calvin Klein için hazırladığı reklam kampanyasında top model Bella Hadid ile öpüştüğü sahne birçok açıdan çok tartışıldı.

Benzer şekilde lüks giyim markası Balmain de yeni sezonda ürünlerini tanıtmak amaçlı sanal modeller kullandı. “Digital Balmain Army” (dijital Balmain ordusu) diye adlandırılan üçlü (tıpkı Lil Miquela) gibi sadece kıyafet tanıtımı yapmadı aynı zamanda günün güzellik normlarınını da tasarladı. Diğer bir deyişle verilmek istenen mesaj şu oldu; bu dijital kimliklere beziyorsanız güzelsiniz. Güzel kabul edilirsiniz. Yok eğer benzemiyorsanız, bir zahmet benzemeye çalışınız.

Sanal dünya ile hayatlara giren güzellik dayatmasının hız kesmeyeceğini görmek için çabaya gerek yok. Kendi kendini pazarlayan, kitlelere hızla yayılan, bir yarışmışçasına rekabeti körükleyip çıtayı yükselten bu olgu mutlaka daha birçok sektöre penetre edecektir. Birçok sektör buradan ‘ekmek yemek’ isteyecektir.  Durumun düzenlenmesi ve özellikle gençlerin psikolojileri üzerinde ağır etkiler yaratmaması için ise görevin önemli bir kısmının devlete düştüğünü düşünüyorum. O yüzden geçtiğimiz hafta gazetede “İngiltere 18 yaş altı kişilerin estetik ameliyat yaptırmasını yasaklayan bir yasa çıkarıyor” haberini okuduğumda hiç şaşırmıyorum.

İLGİLİ HABERLER