Medyada nefret söyleminin hedefinde Yahudiler ve Suriyeliler vardı

PAYLAŞ

2017 yılının ikinci dört aylık döneminde yazılı basında toplam 2 bin 466 nefret söylemi tespit edildi. Hrant Dink Vakfı’nın yayınladığı Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi araştırmasında 39 ulusal ve 359 yerel gazete tarandı. Bu yayınlarda ulusal, etnik ve dini grupları hedef alan toplam bin 910 köşe yazısı ve haber bulundu.

Taranan ulusal yayınlarda ‘Yeni Akit’ ve ‘Milli Gazete’ sırasıyla 85 ve 84 nefret söylemiyle, bu dönem de önceki raporlarda olduğu gibi öne çıktı.

1

Yerel gazeteler, Konya’da yayınlanan ‘Yeni Konya’ ve Ankara’da yayınlanan ‘İstiklal’ sırasıyla 40 ve 33 metinle en çok nefret söylemi kullanan yayınlar oldu.

Hedef alınan gruplara göre dağılım yapıldığında, 493 içerikle en çok Yahudiler hakkında nefret söylemine rastlandı. İkinci sırada 472 içerikle Suriyeliler gelirken, Yunanlar 256 içerikle üçüncü sırada yer aldı. Onların ardından 247 içerikle Ermeniler ve 212 içerikle Rumlar nefret söylemine maruz kalan gruplar arasında yer aldı.

2

 

Yahudi kimliği hakaret
Yahudiler, özellikle temmuz ayından sonra artan İsrail-Filistin çatışmalarını konu alan haberlerde bir toplum olarak şiddetle özdeşleştirildi ve düşmanlaştırıldı.

Bu haber ve köşe yazılarında Yahudiler, ‘İsrail devleti’, ‘İsrail’ veya ‘İsrail Savunma Kuvvetleri’ gibi kişi veya kurumları ifade eden sözcüklerin kullanılması yerine Yahudi kimliğinin genelleme yapılarak kullanılmasıyla hedef gösterildi.

Üretilen ‘komplo teorileri’nde ‘gizli’ güç olarak sunuldu ve ‘Türkiye’ye yönelik bir tehdit’ olarak gösterildi. Yahudi kimliği bir hakaret ifadesi olarak kullanıldı.

Suriyeli kadın göçmenler ‘tehdit’
Suriyeli göçmenler ise medyada sistematik olarak cinayet, hırsızlık, taciz gibi kriminal olaylarla anıldı. Güvenlik sorunları ve ‘terör’le göçmenler, olumsuz ekonomik gidişatın ve işsizliğin sorumluları olarak gösterildi. Suriyeli göçmenler, Türkiye’nin demografik yapısına yönelik bir tehdit olarak ve genel olarak bir rahatsızlık ve ‘gerginlik’ kaynağı olarak etiketlenirken, özellikle Suriyeli kadın göçmenler, aileye ve topluma yönelik bir tehdit olarak sunuldu.

3

Nefret söylemini hangi olaylar tetikledi?
Mayıs-Ağustos 2017 döneminde nefret söyleminin en çok yoğunlaştığı konular şu şekilde oldu:

– Türkiye ile Almanya arasında yaşanan diplomatik krizler (15 Mayıs)

– Körfez ülkelerinin Katar ile yaşadığı diplomatik kriz (5 Haziran)

– Hollanda Temyiz Mahkemesi’nin Srebrenitsa Katliamı’ndan Hollanda devletinin ‘kısmen sorumlu’ olduğuna dair kararı (27 Haziran)

– Cenevre’de düzenlenen Kıbrıs Konferansı (28 Haziran)

– Özellikle Temmuz ayında yoğunlaşan İsrail-Filistin çatışmaları

– Türkiye ve Yunanistan arasındaki ‘gemi krizi’ (3 Temmuz)

– Srebrenitsa Katliamı’nın yıldönümü (11 Temmuz)

– Myanmar’da Arakanlı Müslümanlara yönelik saldırılar (Ağustos)

– 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıldönümü

Yerel ve ulusal basından nefret söylemi içerdiği tespit edilen toplam bin 910 haber ve köşe yazısı Hrant Dink Vakfı’nın sitesinden incelenebiliyor.

Kaynak: Diken