Kriz insan kaynağıyla atlatılır

efeckr

Efe Çakar

Nova Events Kurucu Ortağı

Bir girişimci veya iş insanıysanız dünyanın neresinde olursanız olun yatırımlarınızı yaparken belli planlar ve hedefler çerçevesinde düşünmek zorunda kalırsınız. Detayları gözeterek araştırmalarınızı yapar, kaynakların yönelimleri ve ekonomi stratejilerini ileri vadeler için öngörür ve buna göre duruş belirlersiniz. Ancak bazen, bazı koşullar öngörülenin üstünde efektlere sebep olur. Kurgulanan yapı içinde birdenbire ortaya çıkan bu beklenmedik değişiklikleri “kriz” olarak adlandırıyoruz. Kriz, genelde sürprizlerin olduğu, şiddetli bir zaman baskısının hissedildiği ve tehlikeli bir ortamın gündeme geldiği durumlar olarak algılanmaktadır.

Beklenmedik bir zamanda ortaya çıktığı için genellikle olumsuz gelişmeleri ve belirsizliği artırır, yönetilmesi güç birçok sorunu da beraberinde getirir. Bu süreçte strese giren yöneticilerin hırçın ve tepkisel davranışları kriz ortamını daha da besler. Kriz dönemi uzadıkça iş süreçlerindeki bozulmalar da artar. Yönetimdeki etkinlik ve iş üretimindeki verimlilik azalır. Bu durum doğal olarak çalışanlara da yansır. Çalışanlarda gerginlik, işini kaybetme ve gelecek korkusu yaygınlaşır, panik havası başlar. İşten çıkarılma korkusunun ortaya çıkardığı psikoloji, çalışanlar arasında gerilimin artmasına, şiddet, nefret, kin gibi tehlikeli duyguların ortaya çıkmasına yol açar.

Tüm bu olumsuz etkenler şirket içi ve bireysel iletişimin zayıflamasına ve hatta kopmasına neden olur. Bu durum çalışanların işleriyle ve kendileriyle ilgili sağlıklı ve doğru karar alma yetilerini azaltır veya çalışamaz hale getirerek şirket içindeki iklimi olumsuz etkiler. Kriz yönetimi, belirlenen hedeflere tekrar ulaşmak için insan kaynaklarının ve diğer maddi kaynakların optimal biçimde kullanabilmesi olarak tanımlanır. Kriz yönetiminin en önemli amacı, en kısa sürede işleyişi normal haline döndürmektir ve faaliyetlerin devamını sağlamaktır.

 Kriz yokmuş gibi davranmayın

Hızlı ve etkin bir çözüm sağlamak isterken yapılan hataların en büyüğü, şirketlerin kriz yönetimi ve acil eylem planı hazırlarken sadece sistem, şirket faaliyetleri, halkla ilişkiler gibi uygulamalar üzerinde yoğunlaşması ve insan ögesini ihmal etmesidir. Liderlerin ve yönetim kadrolarının bu süreçte şirket için yeni hedef ve stratejiler belirlemesi gerekir. Sonrasında bu strateji ve hedefleri çalışanlarla paylaşması, şirket içindeki iletişimi ve bilgi akışını en üst düzeyde sağlayarak endişeleri gidermesi gerekir. Çünkü kriz dönemlerinde insan kaynağı en az finansal kaynaklar kadar önem arz eder. Yanlış yaklaşımlardan biri de kriz “yokmuş gibi” davranış sergilemektir.

Sadece giderleri kısmayı düşünerek ve personel çıkararak krizi atlatmayı planlamak bu aşamada büyük tehlike teşkil eder. Kriz döneminde şirketlerin küçülmeyi düşünmeleri normaldir ancak unutulmamalı ki krizler, aynı zamanda sayısız fırsat getirir. Etkili bir kriz yönetimi için çalışanların moral düzeylerinin yüksek tutulması ve psikolojik yönlerinin her zaman düşünülmesi gerekir. Krizden en çok etkilenenler insanlardır. Krizden çıkış yolu da yine insana dayanır. Yapılan araştırmalar kriz dönemlerinde etkin ve doğru insan kaynağı yönetiminin şirketlerin bu süreçleri atlatmasında ve varlıklarını sürdürmesinde yüzde 50 gibi ciddi bir oranda etki sağladığı kanıtlamıştır.

Çalışanların motivasyonu yüksek olmalı

Liderler, birlikte yola çıktığı mevcut personelin ruh sağlığını ve motivasyonunu en üst seviyede tutmak zorundadır. Çalışanların, kilit konumda oldukları düşündürülmeli, yön belirleyici etkin bir iç iletişim yapılmalı. Kriz döneminde yöneticiler çalışanlarla daha fazla iletişimde olmalı. Kendilerine duyulan güveni sağlamlaştırılmalı, gergin ortamı yatıştıracak huzuru sunmalıdır. Her gün işini kaybetme endişesi taşıyan ve “Bugün sıra kimde olacak?” endişesiyle işe gelen bir personel verimlilik gösteremez. Bu noktada çalışanlar odak olarak görülmeli, onlarla birlikte daha fazla mesai harcanmalı, şirkete olan bağlılık ve verimlilik artırılmalı. Verimliliğin artması maliyetlerin düşmesi anlamına gelir.

Unutulmamalıdır ki en pahalı personel verimsiz ve mutsuz personeldir. Kendini güvende ve liderine, şirketine bağlı hisseden bir çalışan kriz dönemlerinde yönetimin en büyük silahıdır. Örgüt için sistem dizaynı ve entegrasyonu ne kadar önemliyse, kriz yönetiminde insan ögesi ve insan kaynaklarının dikkate alınması da o derece önemlidir. Şunu unutmamak gerekiyor; Günümüz dünyasında artık eski yönetim şekilleri tarih olmuştur. Krizler anlık ve belirsiz zamanlarda gelir ve geçerler. Önemli olan krizlerin iş hayatının bir parçası olduğunu ve zaman zaman bu belirsizlik ortamının yaşanabileceğini çalışanlarınıza öğretmektir.

İletişim kesintisiz olarak sürdürülmeli

Bunun dışında mümkün olduğunca iletişim kalitesini artıracak ofis dışı etkinlikler düzenlenmeli. Birlikte katılacakları etkinlikler, toplantılar ve motivasyon seyahatleri planlanmalı. Şirket dışında yapılan bu tip motivasyon etkinlikleri insan kaynağına verdiğiniz değeri ve markanızın gücünü gösterir ki; bu çalışanların kriz anlarında beklediği ve kendilerini güvende hissedecekleri en önemli unsurdur. İnsan faktörü yalnızca çalışanlarınızla da sınırlı değildir. Bayi kanalı veya şubelerinizle olan iletişiminiz için de aynı derecede önemlidir. Şirketinizin dokunduğu tüm kanallarda iletişim kesintisiz ve etkin olmalı, herkesi kucaklamalı. İnsan kaynağına yatırım yapmayı kestiğiniz anda şirketinizin çöküşünün başlaması kaçınılmazdır.

İLGİLİ HABERLER