İDA, GAP’ın sesi olacak

İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA), kendi sosyal sorumluluk projesini belirledi. Önümüzdeki dönemde İDA üyesi gönüllü iletişim danışmanları, GAP Bölge Kalkınma İdaresi’nin dahil olduğu pek çok projenin hem iş dünyasıyla buluşması hem de Bölge’deki çalışmalar hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi konusunda stratejik iletişim danışmanlığı hizmeti verecek. Projenin ortaya çıkış sürecini İDA üyeleri anlattı…

GAP’ta yapılan güzel işleri herkes öğrenmeli

Esra Şengülen Ünsür İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği İDA Başkanı

  • İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA), kendi sosyal sorumluluk projesini belirledi. Önümüzdeki dönemde İDA üyesi gönüllü iletişim danışmanları, GAP Bölge Kalkınma İdaresi’nin dahil olduğu pek çok projenin hem iş dünyası ile buluşması hem de Bölge’deki çalışmalar hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi konusunda stratejik iletişim danışmanlığı hizmeti verecek.
  • GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın Sosyal İnovasyon Danışmanlığını üstlenen Sevgili Günseli Özen’in girişimleri, Başkan Sadrettin Karahocagil’in daveti ve Selin Özer ile Adalet Akbaş’ın koordinasyonu ile ziyaret ettiğimiz her köşeden çok etkilendik, tanıştığımız herkesin enerjisine ve inancına hayran kaldık. Yapacak daha çok şey olduğu kesin ama yapılan her şeyin değerinin ne kadar büyük olduğu da ortada.
  • Argande’den, Şanlıurfa Teknokent’in yürüttüğü projelerden, Mardin Müze Müdürü’nün Eski Mardin’e kazandırdıklarından, Mardin Gençlik ve Kültür Evi’ndeki Türkiye’nin ilk sosyal sirkini kuran tutkulu pırıl pırıl gençlerden, ÇATOM’daki dayanışmacı kadın gücünden, Yeşilli Kaymakamı’nın kurdurduğu kooperatiften ve Mardin’in en güzel yemeklerini yapan Kekik’in kadınlarından ve daha nicelerinden herkesin bilgisi olmalı. Suriyeli mültecilerin entegrasyonu, kadınların ekonomiye kazandırılması, dezavantajlı çocukların bilimle buluşturulması, çatışmaların barışçıl yollarla çözülebileceğine inancın arttırılması, Bölge’nin kadim yemeklerinin ve zanaatının yaşatılması… Saymakla bitmeyen projeler, çalışmalar, çabalar, hedefler… Hepsi bilinmeli, görülmeli, yatırımla desteklenmeli.
  • Uzaktan bakanlar için “sorunlu” görülebilen bu Bölge’nin dinamikleri çok özgün. Ülkenin ve dünyanın başka hiçbir yerine benzemiyor. Kültürlerin kaynaşma, dinlerin buluşma ve hatta “tarihin sıfır” noktası. Bu coğrafya, tanınırlık anlamında kesinlikle hak ettiği noktada değil. Bunu herkes kabul ediyor. Ama söylemek yetmez, yapmak gerek. Şimdi biz İDA olarak Mezopotamya’nın tarihi, turistik ve kültürel öğelerinin tanıtımına ve Bölge’nin hayata geçirdiği ürünlerin/değerlerin iş dünyasına doğrudan erişimini sağlamaya destek olma sözü veriyoruz. Üyelerimizin bu konudaki iştahının ise çok değerli bir vatanseverlik örneği olduğuna inanıyorum. Çünkü Türkiye için daha güzel günler ancak sevgiyle, uzlaşmayla, eşit ve adil ortamlarda buluşmayla ve dürüst çalışmalarla gelecek.

 Mezopotamya, tüm önyargılarınızı yıkacak

Mustafa Kutlay – desibel Ajans Başkanı

  • İDA üyeleri olarak Kalkınma Bakanlığı’na bağlı Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın daveti ile Şanlıurfa ve Mardin’e giderken, Türkiye’nin bugüne kadar az gelişmişlik ve terör ile anılan Mezopotamya coğrafyasında batı illerimizin de önüne geçen bir kültürün yeşerdiğinin farkında değildik. Ben, Mardin ve Şanlıurfa’ya ilk kez de gitmiyordum. Ancak, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil ile Başkanlığın iki koordinatörü Adalet Budak ve Selin Özer, önyargılarımızın perdelediği ve bugüne kadar defalarca gitsek de göremediğimiz bir Mezopotamya ile yüzleşmemizi sağladılar.
  • Uzun yıllar yaptığım gazetecilik döneminde o zamanların adıyla ‘GAP Projesi’, kafalarımızda bölgenin tarımsal ihtiyaçlarını karşılamak üzere oluşturulan bir modelin dışına çıkamamış, ‘GAP’ dendiğinde hepimizin aklına barajlar ve sulama altyapısı gelmişti. Evet, bunlar GAP Projesi’nin önemli unsurlarıydı. Ancak, bugün 9 ilden oluşan Mezopotamya topraklarında GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ekonomik ve kültürel bir dönüşümde hepimizi şaşırtacak, tüm önyargılarınızı yıkacak bir doku yaratmayı başarmış.
  • Bugünlerde dünya tarihinde doğru bildiğimiz şeyleri revize eden 12 bin yıllık Göbeklitepe ile gündeme gelen Şanlıurfa ve onu çevreleyen 8 ilde tanık olacağınız şeyler, ‘Benim ülkemde de böyle şeyler var mıymış?’ dedirten ve bu topraklar ve onun insanları ile gurur duymanızı sağlayacak şeyler. Şanlıurfa’da Göbeklitepe’nin yanısıra mimarisi, sergi teknikleri ve içeriği ile dünya örneklerinin gerisinde kalmayan Arkeoloji ve Mozaik Müzesi, Prof. Dr. Kasım Yenigün liderliğinde İstanbul’daki pek çok örneğinin önüne geçen işler yapan Şanlıurfa Teknokent şaşırtıcıydı.
  • Yaklaşık 2 saatlik bir yolculukla Mardin’e geçtiğimizde, şaşırmaya devam edeceğimiz, defalarca da gelsek bugüne kadar göremediğimiz şeyler vardı. Başkanlığını Yusuf Kurt’un üstlendiği Mardin Gençlik ve Kültür Derneği, bu şehirdeki gençlerin kültürel ve sosyal gelişimine büyük katkı sağlıyor. Dernek, 2012 yılından beri Mardin ve kırsalındaki gençleri sirk ve sokak sanatlarıyla tanıştırıyor. Jonklörler, trapezciler, palyaçolar, akrobatlar yetiştiren bir kültür evi burası. 2013 yılından beri de Fransız The Serious Road Trip adlı kuruluş ile partnerlik yaparak ‘sosyal sirk’ alanında değişim programları ve eğitimler veriyorlar. Bugüne kadar 120 bini aşkın çocuğa ulaştılar. Bir de her yıl yaptıkları, ‘Mezopotamya Sirk ve Sokak Sanatları Festivali’ var.
  • Mardin’de hepimizi şaşırtan bir diğer kurum da Mardin Müzesi. Müze’nin Genel Müdürlüğü görevini yaklaşık 10 yıldır üstlenen Nihat Erdoğan, müzelerin yaşamları nasıl değiştirebileceğinin Türkiye’deki en büyük örneğini veriyor. Mardin Müzesi, Nihat Erdoğan’ın vizyonu ve enerjisi ile bir yaşam ve eğitim alanı haline gelmiş. Nihat Erdoğan, sadece Müzeyi değil, Müze’nin bulunduğu bölgede de kültürel bir dönüşüme imza atmayı başarmış. Öyle ki, Müze’nin komşu sokakları Nihat Bey’in dokunuş ve yönlendirmesi ile bu dönüşümün parçası haline gelmiş. Sokaktaki evlerin, tarihi dokuya uygun olmayan kapılarını bile değiştirmeyi kendine görev bilen Nihat Erdoğan sayesinde Mardin çok şey kazanmış.
  • Bu satırlara sığmayacak o kadar çok şey var ki Mezopotamya topraklarında. Gitmek gerek. Gitmek de yetmez, gerçekten önyargılarımızın körlüğünden kurtulup görmek gerek. Bu topraklarda sadece Türkiye’ye değil, tüm dünyaya anlatılacak ve önyargılarınızı yok edecek çok şey var. İDA olarak bunları anlatabilecek olmamızın, iletişimci olarak yaptığımız en değerli iş olacağına inanıyorum.

İDA üyeleri olarak GAP’a destek sözü verdik

Pelin KOCAALP – Hill+Knowlton Strategies Genel Müdürü

  • Binlerce yıllık tarihi boyunca zengin kültürlerin harman olduğu Şanlıurfa’da GAP Bölge Kalkınma Dairesi Başkanlığı ziyaretimiz, her yönüyle etkileyiciydi. Tarih kitaplarının yeniden yazılmasına yol açan bir “Arkeolojik Devrim” sayılan Göbeklitepe Türkiye ve bölge için çok büyük bir şans. İnsanoğlunun bundan 12 bin yıl önce Göbeklitepe’de inşaa ettiği olağanüstü anıtlar her açıdan hayranlık uyandırıcı.
  • Şanlıurfa Müzesi ise, gezimizde hayranlık uyandıran ikinci mekan oldu. Türkiye’nin en büyük Müzesi olma özelliğine sahip Müze tam bir “Kültürel Hazine” gibiydi. Kültür ve medeniyetin dünyaya yayıldığı “Bereketli Hilal” olarak adlandırılan topraklar üzerinde kurulan bu bölgede, kadınlarımıza ve gençlere yönelik yapılan projeler ise geleceğimize olan ümidimizi güçlendirdi. İDA dernek üyeleri olarak her birimiz, bu projelere destek olmak için canı gönülden söz verdik.
  • Şu anda Şanlıurfa’da GAP Bölge Kalkınma Dairesi Başkanlığı’nın yönettikleri projeleri kapsayan bir arşiv hazırlıyoruz. Bu arşiv, hizmet verdiğimiz müşteriler ve ilişkide olduğumuz dernekler için bizim yol haritamız olacak. GAP ekibinin heyecanıyla, yöre insanın her zaman pozitif olan yapısını içeren projeleri tüm ülke geneline taşımak dileğiyle.

GAP geleceğe dair umut veriyor…

Melike Manisalı – M3 Halkla İlişkiler Kurucu ve Yöneticisi

  • Güneydoğu Anadolu Bölgesi Türkiye’nin 7 bölgesi içinde en az nüfusu taşıyan bölgesidir ve Suriye’nin sınırında ve Irak ile de kısa bir sınıra sahiptir. Bundan da anlaşılacağı gibi sorunlu bir bölge olarak hafızalarımızda yerini almıştır. Ancak bölge kendi içinde barındırdığı özelliklere bakıldığında gerek yer şekilleri gerek ise insanlarının özelliği açısından büyük bir çeşitlilik göstermektedir.
  • Göbeklitepe gibi tarihin sıfır noktası olarak adlandırılan bir dünya mirasına ev sahipliği yapmakla kalmayıp insanlık tarihinin bilinenlerini değiştirmiştir. 2019 yılı ise “Mezopotamya” yılı olarak belirlendi; gerçekten de medeniyetin beşiği olan bu bölgenin ne kadar önemli ve son derece iyi bir tanıtım aracı olduğunu bu gezi ile bir kere daha anlamış bulunuyoruz.
  • “Mezopotamya” tanıtımının en önemli aracı her ne kadar Göbeklitepe olsa da Mardin, Diyarbakır ve Gaziantep şehirleri de çeşitli özellikleri ile tanıtıma katkı sağlayacaklardır. GAP İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil ile yaptığımız ortak görüş bildirimleri ve sohbetlerde bizzat kendisi ve ekibinin yaptıkları tüm etkinlikleri ne kadar içten inanarak ve gerçek anlamda sadece yörenin kalkınması ve ilerlemesi için yapıyorlar, bizler her konuşmada bunu sonuna kadar hissettik. Ben şahsen bu buluşmanın sonunda, ümitlerimin tekrar yeşerdiğini hissettim.
  • unutulmuş gibi duran sorunlu bölgelerde GAP İdaresi müthiş işler yapıyor ve “neden yaptıklarınızı daha çok ortaya çıkarak anlatmıyorsunuz?” dediğimizde cevap “Biz sadece bölge halkı için çalışıyoruz, onlar biliyorlar” oluyor. Gelelim bizim neler yapmamız gerektiğine: Bu güzel kentlerimizi daha çok ziyaret etmeli onları dinlemeli, sadece oralarda üretilen el işlerini değerlendirmeli, nefis yemeklerini tatmalı ve onların elçileri gibi olmalıyız derim. Daha yapacak çok şeyler var…

İnsanlığın umut ışığı, güney doğumuzdan yükseliyor

Ali Akkın – PRactice Communication Management Kurucu Ortağı

  • “Ex Oriente Lux / Işık Doğudan Yükselir” … Hepimizin aşina olduğu bu sözün ifade ettiği anlamı, çok farklı bir boyutta hissettiren, beni çok derinden etkileyen bir deneyim yaşadım; Sevgili Günseli Özen liderliğinde ve İDA İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği üyesi çok değerli meslektaşlarımla birlikte.
  • GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın davetlisi olarak gerçekleştirdiğimiz gezide, GAP’ın çok farklı bir yüzünü keşfettik. Bir çoğumuz için barajlar, sulama ve elektrik üretimi ile özdeşleşen GAP’ı, bir Bereket ve Enerji projesi olarak özetlemek mümkün. Gerçekten de öyle, ancak GAP’ın asıl özelliği, aslen İnsani Bereketi ve Enerjiyi odak alan bir proje olması.
  • GAP Bölge Kalkınma İdaresi’nin, özel sektöre örnek olacak nitelikte bir kurum kültürünü, bölgenin kalkınması ve insanlığın ilerlemesi yolunda muhteşem bir azimle birlikte özümsemiş çalışanları, Başkan Sayın Sadrettin Karahocagil liderliğinde, bölgede insani bereketi ve enerjiyi besleyen pek çok önemli işe imza atıyorlar.
  • Kadınların güçlendirilmesi, toplumsal eşitlik, eğitim, kültürel entegrasyon, tarihi mirasın korunması, turizm, tarım, teknoloji, iş ve sosyal alanda girişimcilik, sağlık … Daha birçok konuda muazzam projeler gerçekleştirilmiş, yürütülüyor ve üretiliyor. Bu projelerin detayları ve bu konuda hepimize düşen sosyal ödevler konusunda daha çok konuşacağız; ben kısaca, kendi gözüme yansıyan genel resmi aktarmak istiyorum.
  • Güneydoğu Anadolu, Göbeklitepe’den Hazreti İbrahim ve daha nice kutsal kimliğe, insanlığın ve insani değerlerin doğuş yeri olan bu bölge, nicedir gündeme üzücü haberlerle geliyor. Burada yaşanan güzellikler ve iyi gelişmeler, bu gündemin içerisinde hak ettiğince yankı bulamıyor. Oysa GAP çerçevesinde, insanlığı daha ileriye götürebilecek, dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilecek işler yapılıyor ve bu yapılanlar, sosyal devletin kucaklayan, destekleyen, birleştiren, kapsayıcı yüzünü sergiliyor. Bu yüzü, yurt içinde ve dışında daha fazla insan için aşina kılmak, ülkemize çok şey katacaktır.
  • Bu gezide, okuma yazma kursu ile başlayan bir gelişim yolculuğunu, girişimcilik eğitimiyle sürdüren kadınlar ve onlar için tüm enerjisini ortaya koyan ÇATOM liderleriyle, toprağı ve insanları teknolojiyle tanıştıran Teknokent yöneticileriyle, çocuklara uçmayı öğreten toplum gönüllüleriyle tanıştık. Kendi odasında kendine ait objelerle bir müze barındıran bir müze müdürüyle, kalkınmadan ve insandan söz ederken gözleri ışıldayan ve bu enerjisi somut projelere döken bir kaymakamla, yüzyılların lezzet ve eğlence kültürünü, farklı gastronomi duraklarında muhteşem deneyimlere dönüştüren kadın girişimcilerle sohbet ettik. Daha nice ilham kaynağı insandan, nice ilham verici öyküler dinledik; ilham ve heyecan veren düşünceler ürettik.
  • Şimdi, İDA olarak, bu fikirleri nasıl somutlaştırabiliriz, bunun yol haritasını yazmaya odaklanacağız. Bölgeden yayılan insani bereket ve enerjiyi kaynakla beslemek, güçlenmesine ve yaygınlaşmasına destek olmak istiyoruz.
  • Bu hepimizin görevi, sorumluluğu; zira burada yapılanlar, bir umut ışığı yayıyor. Bu ışık, ülkemizin sadece gelişimini değil, itibarını da destekleyecek bir ekonomik ve toplumsal kalkınma öyküsünü aydınlatıyor. Dahası da var…
  • … Son günlerde dünya gündemine damga vuran karanlık olayların da gösterdiği üzere, tüm insanlığın bir umut ışığına ihtiyacı var ve Türkiye’miz, bu ekonomik ve toplumsal kalkınma öyküsüyle, Güneydoğusundan yükselen bu umut ışığıyla, insanlığın geleceğini aydınlatma potansiyelini elinde barındırıyor. Şimdi dünyaya umut ve ilham yayma zamanı.

 GAP bildiğimizin ötesinde bir proje

Ali Taylan Bilik Artı İletişim Yönetimi Yönetici Ortağı

  • Güneydoğu Anadolu Projesi’nin, yani hem kamu kurumlarının hem toplumun günlük hayatta kullandığı kısaltmasıyla GAP’ın, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en yüksek bilinirlik düzeyine sahip devlet projesi olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. Bugün Türkiye’nin neresinde “GAP” kısaltmasını dile getirseniz, hemen herkes neden bahsettiğiniz anlar. Bu yüksek bilinirlik düzeyinde kuşkusuz GAP’ın Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı ve maliyetli projesi olmasının, ilk adımlarının neredeyse yarım asır önce atılmasına rağmen halen yapılacaklar listesinin oldukça uzun olmasının ve Türkiye’nin en kritik sınırlarına ve toplumsal ve siyasi açıdan en sıcak şehirlerine sahip bölgede hayata geçiyor olmasının önemli bir payı var.
  • GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın davetiyle yaptığımız kısa ama yoğun Şanlıurfa ve Mardin ziyaretimizde gördük ki GAP’ı bilmekle birlikte aslında ne olduğunu çok da bilmiyormuşuz. Türkiye’deki 81 ilin 9’unu yani 9’da birini kapsayan GAP, bu illerin yüzölçümü ve nüfusu hesaba katıldığında da yine ülke toplamının yaklaşık 9’da birini içine alıyor. Ancak GAP’in ekonomik açıdan önemi, kapsadığı illerin sunduğu potansiyelin Türkiye’nin toplamı içindeki payına bakınca ortaya çıkıyor. Türkiye’nin sulanabilir arazisinin 5’te biri, enerji potansiyelinin ise 3’te biri GAP’ın kapsadığı bu dokuz şehirde yer alıyor. Öte yandan ziyaretimizde gördüğümüz bir diğer gerçek, GAP’ın önemini tümüyle çok çarpıcı olan bu iki veriye dayandırmanın ne kadar yanlış olduğu… Nitekim altyapı ve kaynaklar, GAP’ın 10’a yakın bileşeninin sadece ikisini oluşturuyor.
  • Şanlıurfa ve Mardin’de gördüklerimiz ve duyduklarımız; GAP’ın teknoloji, inovasyon, turizm, kültür, sağlık, sanat, sanayi ve belki de en önemlisi topyekûn ulusal ve bölgesel iyileşme ve gelişme açısından sağladığı katkıyı ve taşıdığı potansiyeli net bir şekilde anlamamızı sağladı. İletişimciler olarak bizim bu çorbaya katabileceğimiz tuz ise, GAP’ın bir proje ismi olarak bilinirliğinin ötesinde bütünsel vizyonunun, kapsamının, sağladığı katkıların, potansiyelinin bilinir hale gelmesine ve tüm toplum tarafından sahiplenilmesi ve içselleştirilmesine destek vermek…
  • En batı ve en doğudaki gelişmiş ülkelerde uygulanmış ya da uygulanmakta olan büyük çaplı bölgesel kalkınma projelerinden esinlenilerek tasarlanan GAP’ın bugün batımızdaki, güneyimizdeki ve doğumuzdaki pek çok gelişmekte ülke tarafından örnek alındığını duymak heyecan verici… Ama şaşırtıcı değil çünkü GAP’ın içindeki “insan” unsuru küresel benzerlerinden çok daha güçlü… GAP için çalışan insanların ve GAP’ın dokunduğu insanların ne denli güçlü ve etkili olduğunu gördük. Özellikle de kadınların ve gençlerin… Biz, GAP’ın “Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sürdürülebilir ve adil kalkınma anlayışı ile yaşam kalitesini yükseltmek” misyonuna ulaşmasının anahtarının kadınların ve gençlerin elinde olduğuna bizzat şahit olduk. Dolayısıyla bu misyonun başarılacağına inanmak için çok geçerli bir nedenimiz var.

İLGİLİ HABERLER