Son yılların en cesur kampanyası Lipton’dan geldi

PAYLAŞ

Lipton Türkiye pazar akşamı yayına giren “Konuşalım Artık” kampanyasıyla Türk televizyonlarında bir ilke imza attı. Yaklaşık 5 dakika süren Lipton’un reklam filmlerinin ilk 50 saniyesinde izleyicilere artık televizyon ve telefonlardan uzaklaşıp birbirleriyle konuşma zamanının geldiği etkili bir dille aktarırken 50’inci saniyeden sonra görüntü sabitlendi ve arka fondan sohbet eden insan sesleri gelmeye başladı. 5 dakika süren ve uzunluğuyla da dikkat çeken reklam filmi sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı.


Lipton Türkiye “Konuşalım Artık” kampanyasıyla belki de son yılların en cesur ve yaratıcı kampanyalarından birine imza atarken biz de bu etkileyici projenin ortaya çıkış hikayesini Lipton Pazarlama Direktörü Gamze Öztoygar Masia’den dinledik. Masia, kampanyanın tüm detaylarını ilk kez Marketing Türkiye’ye anlattı…

Lipton Pazarlama Direktörü Gamze Öztoygar Masia

Kampanya fikri nasıl ortaya çıktı? Hangi içgörüler ile kampanyayı oluşturdunuz?

Günlük telaş içinde farkında olmadan çok az iletişim kuruyor ve çok az gerçek paylaşımda bulunuyoruz. Oysa ki paylaşabileceğimiz, fark etmeden kaçırdığımız ne kadar değerli anlar var. Lipton olarak bunun farkına vararak iletişim platformumuzu “hayatı fark et” olarak belirledik.. Burada en önemli amacımız insanların hayatlarına anlam katan anların, tecrübelerin daha fazla farkına varmaları için onlara ilham olabilmek.
Çünkü çevremizdeki insanlarla iletişim kurmanın, paylaşımlarımızı artırmanın, aramızdaki bağı güçlendirmenin hayatımıza daha fazla anlam katacağına ve bizi bireysel anlamda zenginleştireceğine inanıyoruz. Bunu vurgulamak için de “Konuşalım Artık” kampanyası ile yeni bir yolculuğa çıktık ve herkesi bir çay eşliğinde yakın çevrelerindeki insanlarla daha fazla paylaşmaya ve konuşmaya çağırdık. Çünkü, çay bizim için sohbet demek, muhabbet demek.

AdsðzReklam kuşağını 5 dakika boyunca sessize aldınız. Burada yakalamayı amaçladığınız etki neydi? Nasıl ölçümleyeceksiniz?

Mesajımızı daha etkili ve akılda kalacak şekilde insanlara ulaştırmak, bizim için kampanyanın en önemli noktalarından biriydiBiz de “Konuşacak güzel şeylerimiz yok mu?” diye sorduğumuz kampanyamızın ilk reklam filminde “Çaylar hazırsa konuşalım artık” dedik ve reklam filmimizi yayına aldığımız ilk gece aynı anda 17 kanalda içinde bulunduğumuz reklam kuşağını beş dakika boyunca sessize alarak herkesi birbiriyle konuşmaya davet ettik. Sessizliğin verilen mesajın da etkisiyle insanları bir aksiyon almaya iteceği görüşündeyiz.

“Konuşalım Artık” kampanyası ile amacımız bu konuda farkındalık yaratmak. Bunu sosyal medyada tüketicilerin yorumları doğrultusunda takip etme ve ölçümleme fırsatı bulacağız.

Projenin fikir aşamasında endişeleriniz oldu mu?

Tüketicilerimiz tarafında mesajımızın en doğru şekilde anlaşılması bu projenin önemli önceliklerinden biriydi. Biz insanları daha fazla bağ kurmaya çağırırken mesajımızın “Televizyon ve sosyal medya kullanmayı bırakmamız gerektiği” yönünde yorumlanmasını da istemedik. Çünkü sosyal medya da televizyon da haber alma ve çevremizle iletişim kurma araçları olarak günümüzün başlıca unsurları arasında yer alıyor. Asıl belirtmek istediğimiz bir çay eşliğinde yakın çevremizle daha fazla iletişim kurarak daha fazla zenginleşip mutlu olabileceğimiz. Sürece dahil olan tüm ekiplerle kampanyamızı en iyi şekilde hayata geçirdiğimize ve mesajımızı tam da istediğimiz gibi aktarmayı başardığımıza inanıyorum.

Konuşmak neden bu kadar önemli? İnsanların daha az paylaşımda bulunmalarının sebebi ne? Televizyon ve sosyal medya mı buna neden oluyor sizce?

Kurduğumuz sosyal bağlar, tatmin edici ilişkiler kendimizi mutlu etmemizi sağlayan unsurlar çünkü bu bağlar sonucunda ortaya çıkan anlar hayatımıza değer katıyor. Bu bilimsel de bir gerçek baktığınızda: İnsanlarla bir arada oldukça konuşuyoruz; konuştukça fikir alışverişinde bulunuyoruz, yeni şeyler öğreniyoruz, kişisel anlamda zenginleşiyoruz ve mutlu oluyoruz.

Teknolojik gelişmeler tabi ki sosyalleşme, iletişim kurma şekillerimizin evrilmesine sebep oluyor. İnsanlar ise genel olarak dijital iletişimin yüz yüze iletişim kadar derinliği olmadığını düşünüyor. Yaptığımız araştırma da bize bu içgörümüzün tüketicilerimiz tarafında da karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak tabi ki bu faktörleri televizyon ve sosyal medya sınırlayamayız. Günlük hayatımızın hızlı akışı da bu duruma etki ediyor.

Konu “daha fazla iletişim kurmak” olduğunda Lipton bu kampanyada nerede duruyor?

Türkiye’de çay koşulsuz şartsız sevilen, aile ve arkadaşlarla bir araya gelinen sohbet ortamlarının vazgeçilmezi olarak görülen bir içecek. Aslında insanlar çay eşliğinde sosyalleşiyor demek çok da yanlış olmaz. Bu anlamda çay bizim için bir iletişim ve sosyalleşme aracı. Biz de DNA’sında “sosyallik” olan bir marka olarak insanların arasında bağ kuran, sohbetlere ortam sağlayan bir aracıyız diyebiliriz. Lipton olarak “Konuşalım Artık” kampanyamız ile de kurulmasına aracı olduğumuz bu bağların artması, güçlenmesi ve derinleşmesi için ilham kaynağı olmaya çalışıyoruz.

Kampanya kapsamında neler yapacaksınız? Planlardan biraz bahseder misiniz?

Reklam filmlerimiz Haziran 2018’e kadar yayında kalacak ama kampanyamız yılın tamamına yayılan farklı etkinlikler ve projelerle yıl sonuna kadar devam edecek. Mesajımızı daha güçlü bir şekilde vermek, daha fazla insana ilham olabilmek için ses getiren sürprizlerimiz de olacak.

Bu kampanya için ayırdığınız PR ve pazarlama çalışmalarınız nedir; en çok hangi mecralardan iletişim yürüteceksiniz?

“Hayatı fark et” çatısı altında ilk kampanyamız olması sebebiyle “Konuşalım Artık” bizim açımızdan çok değerli. Bu sebeple de PR, televizyon, basın, dijital mecralar ve outdoor tarafında önemli çalışmalar hayata geçiriyoruz. Pazar akşamı izlediğimiz reklam filmi ve Türkiye’de bir ilk olan beş dakikalık sessizlik uygulamamız öncesinde #konuşalımartık ile teaser reklam filmlerimiz dönmeye başladı. Aynı zamanda mesajımızı ürün reklamlarımızda da vermeye devam edeceğiz. İlerleyen günlerde bu çalışmaların ilk etkilerini görmeye başlayacağımıza inanıyoruz. Ve sizin aracılığınızla da tekrar çaylar hazırsa #konuşalımartık diyoruz.

İşte kampanyanın Twitter’daki yansımaları…

KAMPANYA KÜNYESİ

  • Reklamveren: Unilever
  • Reklamveren Yetkilisi: Derya Cantutan Ata, Melisa Kısacık, Gamze Öztoygar Masia
  • Reklam Ajansı: Medina Turgul DDB
  • Grup CEO: Lawrence Du Pre
  • Yönetici Yaratıcı Yönetmen: Gökhan Erol
  • Yaratıcı Yönetmen: Ertuğ Tuğalan
  • Reklam Yazarı: Emre Altundağ, Cihan Metin Üstek
  • Sanat Yönetmeni: Namık Ergin, Aybikem Alemdar
  • Ajans Prodüktörleri: Gülengül Arlıel, Nisan Turgul
  • Stratejik Planlama: Arda Sesli, Nilay Çınar
  • Müşteri Grubu: Azize Civanbay, Natali Levi
  • Yapım Şirketi: Autonomy
  • Prodüktör: Murat Pekin
  • Yönetmen: Ali Demirel
  • Görüntü Yönetmeni (D.O.P): Firar Güney Arıkan
  • Medya Planlama: Mindshare
  • PR Ajansı: Sobraz